HIKAYE

BİZ...

Author

  Nerden,nasıl başlayacağımı bilmediğim,belki de bilemeyeceğim bir sancı ile gecenin bu saatinde zihnimden kalemime bulaşan zehirle satırlara isyanımı yazma gereği duydum.Benim acım,anlamlandıramadığım,içimi içten içe kemiren,hergün daha da kan ve acıdan beslenen kanserli bir hücre derdim.Benim derdim,İNSAN.Evet ben Dünya'da7.44 milyar küsür insandan sadece biriyim. Gökyüzünden bakıldığında,milyarlarca insanın güneşin aydınlanmasıyla hayat telaşı içinde oradan oraya savrulan insanlardan sadece bir tanesiyim. Kimsenin kimseden farkı olmayan bu dünyada bende herkes gibiyim.Herkes gibileşmeme çabama rağmen bende herkes gibiyim işte.Benim derdim ne biliyor musun?Ben dert olarak insanı seçtim,bu dünyada anlaşılması en zor varlığı seçtim.Her gün kalabalıkların arasında ince bir sızı çekiyorum ben.Bazen sorular aklımı o kadar meşgul ediyor ki nefes almayı unutur hale geliyorum.Niçin yaratıldık,hayattaki amacımız,amaçlarımız ne,ne olmalı,iyi/kötü olabilmek,insana sadece insan gözüyle bakabilmek...Benim derdim bu!Derdim bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın değil anlayacağın.Etrafına bir bak o yılan ne zaman sana dokunacak,elbet birgün kaçtığın,görmezden geldiğin şey seni de bulacak;acı senide bulacak!
   Her şey doğru,ama hiçbir şey doğru değil! Bir yanılgı var,bir çelişki var;belki bildiğimiz,belki farketmedigimiz,farketmek istemediğimiz.ilk sorun şu;biz insan olmayı,insani özellikleri icra etmeyi beceremiyoruz.Hepimizin yıkılmaz duvarları var,o duvarlar sabit canımız yanmadan,çuvaldızı kendimize batırmadan o duvardan bir tuğla eksiltmiyoruz,bir adımda ilerleyemiyoruz.Sorgulamadan benimsediğimiz o kadar çok şey var ki!Biz öncelikle hakikat araştırıcıları değil rahatımıza düşkün yaratıklarız.O duvarın temeli aile,toplum ile öyle bir kuvvetlendirilmiş ki duvar yıkılırsa ne yaparım korkusu var hepimizde,törpülenmiş bir cesaretimiz,kullanmadığımız bir aklımız var.
   O duvarda neler yok ki!Din var,dinler var,tanrı var,tanrılar var,mezhebi var,şeyhi var,müridi var,mesihi var,devleti var,iktidarı/muhalefeti var,sağı/solu var,kadını,erkeği,çocuğu var,var oğlu var...Her tuğla var o duvarda bir tek insan yok işte!Biz sıfatlara takık varlıklarız,sıfatları da sıfatlaşmayıda seviyoruz.İnsan olmak tek başına yetmiyor bize çünkü!
Kendimizi metalaştırmayı seviyoruz,sürüdeki koyun olmayı, çobana muhtaç olmayı seviyoruz.Sürüdeki ayrılan koyun olmaktan korkuyoruz.Bize düşünmek,sorgulamak,düşüncemizi özgürce ifade etmek,haklı/haksızı ayırt etmek ,adaletli olmak hiç bir zaman çekici gelmiyor çünkü biz rahatına düşkün varlıklarız...
  Evet yazarında dediği gibi yanlış çağda yaşamanın stresi içindeyim.Masumiyetini,anlamını,insanlığa dair herşeyini kaybetmiş bir çağda yaşıyoruz.Ben açık olduğum için yaftalanıyorum, bir başkası kapalı olduğu için.Bir çocuk sokakta oynarken komşu amcasına küçücük bedenini kurban ediyor,bir diğeri açlıktan,sebebini bilmediği bombanın altında can veriyor.Bir kadın boşanmak istediği için öldürülüyor,bir diğeri namus cinayetine kurban gidiyor.Bir baba  eve götürecek üç kuruş parası olmadığından tek kurşunla hayatına son veriyor,bir diğeri  idam sehpasında son kez çocuğunu güldürmeye çalışıyor.Bir anne bebeğine kavuşmanın heyecanını yaşıyor,diğeri hiç uğruna giden evladının toprağını suluyor.Birinin günlük harcadığı para diğerinin çocuğunun kefen parasını üçe beşe katlıyor...
  Bak bakalım şu tabloya arkadaşım iyiye,güzele dair ne görüyorsun..
  Evet ben o 7.44 milyar küsür insandan sadece biriyim evet bu dediklerimi herkes biliyor evet  ben yine herkesin yıkılmaz duvarlarına konuştuğumu biliyorum.Ama ben geleceğimden korkuyorum anlıyor musun!Çünkü umudun yakasına karanlık boğazına ölüm yapışmış nefes almaya hal yok anlıyor musun?

  Not:Ne çok "Biz" dedim dimi ama biz böyleyiz Biz birlik içinde ayrıştırmayı severiz...Her şeye rağmen geceyi sabaha bağlayan umuda kement atıp,geleceğimizde iyiye ve güzele dair ne varsa olması dileğiyle...
-Hande