HIKAYE

BEŞ YILDIR EVLENMEK İSTEDİĞİN BİRİNİN MASADAN HAYIR DİYİP KALKMASI GİBİ

Author
BEŞ YILDIR EVLENMEK İSTEDİĞİN BİRİNİN MASADAN HAYIR DİYİP KALKMASI GİBİ

Merhabalar

Bu ilk hikayem olucak ama benim için travmatik bir olay olduğu için ilk bunu yazmak istedim sonra hayatımdan ilginizi çekicek mutlaka hikayelerim var.

Hikayem aslında beş yıl öncesinden başlıyor elketronik  mühendisliği bölümünü  kazanıyorum ve memleketimden ayrılmama az günler kala lisedeki en yakın arkadaşım bir akşam bize geliyor ve sabaha kadar geçmişi ve sonrasında gelecek planlarımızı konuşuyoruz.Bilirsiniz üniversiteye başlanılan ilk sene büyük beklentiler vardır.Artık büyümüşüzdür kimse bize karışamazdır artık istediğimiz herşeyi yapabilecek olgunluğa  erişmişizdir falan filan..Tabi bende normalin üstü bir hayalperest olduğum için herkes bir hayal kurarken ben on tane birden kuruyordum ve sanki üniversite okumaya değilde hayatımın en eğlence en aksiyonlu yıllarını yaşamak için memleketten ayrılıyormuşum gibi hissediyordum.Üniversitedeki bütün klüplere topluluklara katılcaktım lisede kendimi geliştiremediğim ne varsa üniversitede hepsini yapıcaktım hem gezicektim hem kendimi geliştiricektim hem de kolaymış gibi düşündüğüm beladan bozma bölümümü bitiricektim.Şu hayallere az ara verip mevzuya geri dönüyorum..

O gece arkadaşımla üniversite bitmeden yapılıcaklar listesi çıkardık ama liste öyle böyle değil içinde bir ömür yapılıcak kadar şey var,onların hepsini yapsam üniversite bitince paramı nereye harcayacağım diye düşüebilirdim.Listenin en gözde aktiviteside çılgın bir avrupa turuydu.Bu tur o gecenin dışındada benim hep hayalini kurduğum birşeydi aslında o gece ortaya çıkmadı.Tabi sonra üniversiteye başladık işler hiç öyle gitmedi bırak listeyi tamamlamayı yazları bir haftalık gidebiliceğim bir balıkesir tatilim bile olmadı.Beş yıl boyun bahar,güz ve yaz olmak üzere hep okudum.Okumak artık bir yaşam biçimi olmaya başladı benim için hiç bitmicek gibiydi.Hayatımın her iki ayının içinde yoğun bir sınav stres dönemi geçiriyodum hep.Mühendislik okumak hiçte öyle kolay,hayallerimin arasına sıkıştırabiliceğim bir bölüm değilmiş.Sonunda beşinci yılım bitmek üzere ve ben bir gün ayıldım ve dedim ki "ulan şu lanet okul biticek ve ben geri dönüp arkama baktığımda adam gibi hiçbir hayalimi gerçekleştirmemiş olucam".Bu benim için herşeyin başladığı bir ayılmaydı.Çünkü üni boyunca arkadaş çevremizlede çok aktif verimli takılan bir grup değildik okul dışında boş beleş takılyoduk hiç bir beklenti hiçbir gelecek planı olmadan..O gün ayılmam karar verdim ki farabi yapıp ailemin yanına gidicektim ve artık onlara herhangi bir masrafım olmayacağı için onlarda beni yurtdışı tatiline göndericekti ve bundan sonrada geri kalan hayallerimi gerçekleştirmek adına çabalamaya sonra iş hayatımla ilgili adımlar atmaya başlıcaktım.

Ailem avrupaya gitmeye hiç sıcak bakmasada onları sonunda ikna ettim pasaportum çıktı vizeye gerek yoktu yeşilpasaporttu.Tatille ilgili tonlarca araştırmalar yapıldı bookingten ucuz otellerde rezervasyonlar yapıldı,ryanair easyjet sitelerinin başında yatılıp kalkılıp en ucuz biletler bulundu,onlarca gezgin sitelerinde ki geziler okunup mükemmel plan yapıldı sayfalarca gezi planı çıktısı oluştu.Herşey buraya kadar yolunda gözüküyordu iki aydır beklediğim gün geldi ve ben havalimanına gittim bir saat pasaport sırasını bekledikten sonra görevliye pasaportumu uzatırken yüzünden o hüzünlü bakışı gördüğümde bir bokluk çıkıcağını anlamıştım.Yeşil pasaportum olduğu için babamın çalıştığı kurumdan OHAlle ilgili bir dilekçe isteniyormuş ve o dilekçe bende yoktu.Beni polislerin çalıştığı başka biriem yönlendirdi belki sana yardımcı olabilirler dedi.Gittim ve onlarda o dilekçe olmadan imkansız olduğunu söylediler.Günlerden pazar ve bi hafta daha resmi tatil daireler kapalı o dilekçeyi almam imkansızdı.24 yaşındayım ve o an hiç utanmadan oturdum havalimanının ortasında hönkürerek ağladım.O arada babam aradı bana ekstradan para yatırıcaktı lazım olur diye baba para yatırma dedim "niye?" deyince yine ağlamaya başladım etraftakiler bana bakıyordu ama yaşadığım o yıkımı kimse anlayamazdı.Sonra aklıma dairede müdür dayısı olan arkadaşım geldi.Onu aradım ulaşamadım annesini aradım babası açtı durumu ona anlattım sonra annesine anlattım o da dayısını aradı ona anlattım,dayısı izindeymiş il dışında çıkmış o da bana yardımcı olmak istedi başkasını aradı en son durumu ona da anlattım ve  o da baban gelsin daireye geçiyorum dilekçeni çıkaralım dedi.Hemen babamı aradım daireye geçti görevlide geldi nasıl olduysa ordan dilekçenin çıkışı 40 dakika sürdü .Uçağa yarım saat kaldı ve dilekçe daireden yeni çıktı babam fax yeri aramaya başladı daireden uzaklaştı derken görevli beni aradı dilekçede bir hata varmış baban yeniden gelsin dairenin önüne veriyim dedi.Kaldı on beş dakika ve ben gerginlikten ölüceğim neredeyse ve babam tam yeni dilekçeyi aldı fax yeri bulduki uçağın kalkış saati gelmişti.Ve artık yapılabilecek hiç birşey yoktu uçağa geçişim imkansızdı.Hayallerimin bir anda elimden kayışını izlemekten başka.İşte o an yaşadığım his beş yıldır evlenmek istediğim birinin hayır diyip masadan kalkıp gitmesi gibiydi...Ve bundan sonra hiç bir zaman  bu kadar istekli bu heyecanlı bir hayale kapılamıcağımı biliyorum.Bazen hiçbir şey planlandığı gibi gitmez..