ILIŞKILER

-18 yaş için cinsellik

Author

Merhaba!! bunu harbiden okuyan, geçerken gözü takılan ya da bir arkadaşa bakıp çıkacak olan +-18'liler.. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; herhangi bir psikolojik eğitim almadım. Sadece iyi kötüyü doğruyu yanlışı zannımca biraz görebilen bir göz olarak yazıyorum bu yazıyı.. Ülkemizde konuşulmayan, konuşulması dahi ayıp olan(!), şimdi ne yapmam lazım diye düşündüğün(m)üz ne varsa az biraz onlardan bahsedeceğim bu sayfamda.. Katılırsınız ya da katılmazsınız bu tamamen sizin düşünceniz.. Ama yaşları 15 ve 17 iki ergen ablası olmak biraz zor.. ve anladım ki oralarda bi bocalamalar ve yıpranmalar var..hemennnn konuya başlıyorum sizleri sıkmadan..

Bu konu akran olup -18 yaşında olanları kapsamaktadır..

Bu konu kafası karışık olanlara ithafen bir abla tavsiyesi olarak yazılmıştır.. Yönlendirme amaçlı değil, bilgilendirme amaçlıdır..

sonuçları ağır olan bir durum üzerinden yazılması uygun görülmüş bir yazıdır.

----------------------------------------------------------------

KARDEŞİ/YAKINI OLANLAR İÇİN..

DURUMU ÖZETLEME VE OLAYIN FARKINDALIĞINI ARTTIRMAK ADINA..

Aslında konuya ilk şuradan giriş yapmak istiyorum.. Biraz geniş bir perspektiften.. Sizleri ve tepkilerinizi kontrol edebilmenizi kolaylaştırmak adına.. Teknoloji, son 10 yılda son 100 yılda geliştiğinden 5 kat daha hızlı gelişmiş.. ve bu 5 kat hızlanma oranı gittikçe artacak gibi görünüyor.10 katlar 100 katlar... Teknoloji bu kadar öylesine akarken kimse sevişmekten de geri kalmıyor tabii. Yaşamaya, çalışmaya,yemeye, içmeye dolayısıyla insani faaliyetlerine devam eden kocaman kocaman insanlar da var.. Ve engellenemez değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez 'değişim'in ve bu bombardımanın içine doğan çocukları da var.. Bu nesil öyle bir nesil ki başka bir nesil.. pedagogların,sosyologların ya da psikologların bu özel nesil için özel adlandırmaları var.. Milenyum çocukları, Z kuşağı, dijital nesil gibi. Bu özel neslin ardında aslında oldukça parlak gibi görünen akıllı ve zeki olma, sorgulama, merak etme, deneyimleme gibi özellikler mevcut. Fakat bu kadar erken uyarılma yaşayan çocukların-teknolojik olarak- üzgünüm ki bu özelliklerini pozitif ilimler üzerinde değerlendiremiyor.. Dizi filmler, internet, tablet,telefon ve aklınıza gelebilecek her türlü sosyal medya aracı çocukları sadece ve sadece eğlenceye keyfe ve adlandıramadığım bir sürü türlü duygunun içerisine sürüklüyor.. iyiyi kötüyü bilemediği, tam olarak mantığıyla hareket edemediği bir çağda yakalıyor hem de bu uyarılmalar.. Vereceğiniz tepkilerde lütfen fevri davranmayıp, en doğru çözüm için kişiye özel ve konu uzmanlarıyla beraber çözümler arayın..

--------------------------------------------------------------

GÜMBÜR GÜMBÜR GELEN MİLENYUM ÇOCUKLARINA...

Öncelikle bu konuştuklarımız aramızda ;) tamam tamam saçmalamayı kestim.. Duygularınızı, aşıksanız aşkınızı, sizi, anlayıp; bunu dert edinip her şeyinizle kabul eden bir ablayım ben.. Kendi içinize yolculuk yaparak okuyun lütfen bu sözlerimi.. Evet anlıyorum sevmek, sevilmek, belki takdir edilmek, saygı görmek adına yaptığınız ya da gerçekten en saf duygularınızla yaşadığınız bir ilişkinin içinde bulunuyor olabilirsiniz. Öncelikle kabullenmeniz gereken bir kaç bir şey var.

Her ilişki kendine özeldir, eeeenn önce kabul etmen gereken madde bu.hiç bir ilişkinin iç yüzünü tam anlamıyla bilemezsin ve ufacık tanık olduğun bir anla kendi yaşadıklarını, yaşayacaklarını ya da yaşamak istediklerine karar verme. örneğin: velev kii senin kankam dediğin canım dediğin kişi sevgilisiyle bir şeyler yaşadığını (öpüştüğünü, seviştiğini) ilişkilerinin gidişatının değiştiğini anlatıyorsa buna kapılıp sonradan pişman olacağın şeyler yapma.

Kendini tanı, üst maddeyle bağlantılı olan bu madde aslında yaşayacaklarını sınırlandıran bir madde olmalı. Ve yaşın itibariyle üzgünüm ama nasıl biri olmak isteyeceğini henüz karar verebilecek bir yaşta değilsin. :( Hormonların buna izin vermiyor. Henüz yaptığın şeylerin sorumluluğunu hem psikolojik hem de sosyolojik olarak kaldırabilecek yaşta değilsin ki kanunlar bile 18 yaş altındakilerin suçlarını bile suç saymıyor.

Sevgilim dediğin insanı tanı. Bu çıktığın erkek/kız ^.^ daha önce kimsenin sana hissettiremediği şeyler hissettirdi. Ona deli divane aşıksın yatıyorsun o kalkıyorsun o. el ele tutuşunca içinde kıpırtılar oluyor. eriyip gidiyorsun. Fakat bu duygularının hepsi seninle ilgili. Baksana onunla ilgili bir şeyden bahsettim mi hiç? Karşındaki insanın buna deyip değmeyeceği, seni kırıp gitmeyeceği, ya da umut ettiğin gibi bir ömür süreceği belli mi?

Sen ne yaşarsan seni gerçekten üzer? Yarınlarına nasıl gitmek istersin? kendini tanımaya neyi isteyip neyi istemediğine karar vererek başla..kırmızı çizgilerini çizmek adına her zaman kendini sorgula.. örneğin: Sevgilin seninle sevişmek öpüşmek istediğini söyledi, bu niyetini belli etti.. hemen kestirip atma. evet bu yanlış evet belki ilkin olacak ama bunu neden istediğine ya da tam anlamıyla neden reddettiğine karar ver ki kırmızı çizgini oluşturabilesin..

Amaaaann ne olacak ki? diye düşünme, nerede durman gerektiğini bil. pişman olacağın şeyler yapma.. Bırak önce kalpleriniz anlaşsın, ruhlarınız kaynaşsın.. Zamansız bir yaşta olduğun için genellikle pişmanlıkla sonuçlanan bir konu olduğundan sadece kendi kararlarını alabileceğin sorumluluğunu üstlenebileceğin yaşını bekle.

Hiç kimse için hiç bir şey yapmak zorunda değilsin. Başkası için kendinden ödün verme. Çünkü sen biriciksin ve kıymetlisin.. Yarın üzüleceksen bunun bir anlamı yok. İlişkiler iki kişiliktir ve ortak kararlarla ilişki yürütülmelidir.

Eğer kırmızı çizgilerini çizdiysen, hayatına ve sosyal aktivitelerine ona göre yön ver.

vicdanen rahatsız olduğun bir şeyi yapmayı sürdürme.

DİPNOT: BU YAZIYI ASLINDA BİR CİNSİYETE İTHAFEN YAZMAK İSTEMEZDİM LAKİN BU YAŞLARDA GEREK ÇOCUKLUK, GEREK TOPLUMSAL YETİŞTİRME TARZ, GEREKSE SALGILANAN HORMONLARIN ETKİSİYLE İSTENMEYEN DURUMLAR YAŞANIYOR. VE EZİLEN ÜZÜLEN TARAF GENELLİKLE KIZLAR OLUYOR.. AMA ARTIK BİRİLERİ BU DURUMU KONUŞMALI FARKETMELİ.. ZARARLARINI KONUŞMALI.. BU GİBİ BİR DURUMA 1. DERECEDEN ŞAHİTLİK ETTİĞİMDEN ARTIK BİR ŞEYLER DEĞİŞSİN İSTİYORUM... BİRİLERİ DÜŞÜNSÜN, BİRİLERİ NAPTIĞININ YA DA SONUÇLARININ FARKINDA OLSUN İSTİYORUM..