HIKAYE

Bilmeden ocağına incir ağacı dikip arkadaşımın ilişkisini nasıl bozdum

Author

Hanımların dikkatine,overlok makinesi ayağınıza geldi. Halı, kilim, yolluk, paspas kenarına, halıfleks kenarına; overlok çekilir. Beş dakikada ocağınız söndürülür, karşı tarafa teslim edilir. İtinayla ilişki bozulur.

Arkadaşım doğacak çocuklarının babası diye hayal kurarken ben tam ortasına bildiğin molotof atmışım. Nasıl mı, gelin baştan anlatayım. Bizim kız Yağmur ile ben yurttan oda arkadaşıyız. Bir arkadaşımız mezun oluyor, yerine birinci sınıf mühendisliklerden Esrayı (daha önce hazırlık okumuş Esra) getirtiyor.Esra üçümüzün de bir yıl oda arkadaşı oluyor. Diğer sene de ise Yağmur hazırlıkta sınıfta kaldığı için yurtta kalma süresi doluyor ve eve çıkmak mecburiyetin de kalıyor. Esra da sülük gibi yaşıyor, kızın evini otel gibi kullanıyor. Bizim avel Yağmur da sonraları da Esra ile takılıyor. Bunla da yetinmiyor, onların arkadaşları ile tanışıyor. Yüksek ortalamaya sahip olan öğrencilere bir vakıf tarafından burs veriliyor. Yağmurun da ortalaması yüksek fakat hazırlıkta kaldığı için bu burs ona verilmiyor.Ortalama yüksek olsa da kalmama şartı var tabi. Esra diyor ki Mehmet diye bir çocuk var bizim sınıftan ortalaması da çok yüksek ama gel gör ki burs almamış hiç bir yerden, ihtiyacı da var. Bu konu Yağmurun dikkatini çekiyor gelsin ben ona yardım edeyim diyor. Madem ben alamadım bari o alsın, Esra da sevinçle arkadaşına durumu belirtiyor. Mehmet, Esra, Yağmur buluşacak bilgilendirilecek bu konu da. İşte ne oluyorsa Esra'nın işi çıkıyor, Yağmur da sadece Esra'nın tarifiyle cafe de onu bekliyor. Mehmet de geliyor muhabbet ediyorlar akşama kadar. Telefon numaralarını alıyorlar, muhabbet ilerliyor.Mehmet bursu kazanıyor, Yağmura minnettar. Bunlar bir samimi gören yıllardır arkadaş sanır. Her yere beraber gidiyorlar, eğleniyorlar, sıkı fıkı olmuşlar. Bir gün beni de tanıştırıyor Mehmet'le. Çocuk Yağmura hayranlık ile bakıyor, gözlerini ayırmıyor. Yağmur da ben istemem yan cebime koy havaların da. Çocuk artık işi belli ediyor, bizim kız hala nazlar da. Anlıyorum o da hoşlanıyor. Bir şeyler ilerleye dursun sonradan ben her şeyi boka sarıyorum tabi.

Neyse işte doğum günü yaklaşacak Mehmet diyor ki sürpriz doğum günü yapalım Yağmura. Sen yakın arkadaşısın neyi sever sevmez bilirsin diyor. Bunla mağaza mağza geziyoruz. Ulan bu lavuk hızını alamıyor iç giyim mağazasına dalıyor. Hatasının farkına varıyor sırıtarak çıkıyor. Nasıl bilinçaltı var lan bunun diyorum. Oyuncak köpekten, ayıdan hoşlanır diyerekten kocaman oyuncak ayı almak isterken o da ortak olmak istiyor alıyoruz.

Doğum günün de Yağmurun ev arkadaşı olan Merve' yi de doğum gününe davet ediyorum. Nerede bileyim Merve'nin ileride başıma dert olacağını. Aklıma tüküreyim de davet etmeyeydim. Kalabalık bir ortam var, diğer arkadaşları da çağırmışız. Merve de Yağmur'un Mehmet'e olan ilgisini biliyor, bilmiyor da değil hani. O da ayrı bir şerefsiz, Mehmet'te ayrı bir şerefsiz. İyi niyetimin kurbanı oluyorum. Bunlar orada ilk kez benim yüzümden karşılaşıyor, tanışıyor. Mehmet de Merve'ye vay hemşehrim deyip muhabbete dalıyor. İkisi de komşu sınır şehirler de yaşıyor. Gün güzel bitiyor zannediyorum ama asıl sonraları olanlar oluyor.

Mehmet bana diyor ki Merve'nin numarasını versene, ona bir şey soracağım, önemli diyor. Ne soracaksın ben söyleyeyim diyorum yok sen numarayı ver benim bizzat demem gerekiyor diyor. Ben de her hal de Yağmur ile ilgili bir şey soracak diye düşünüyorum, iyimser bakıyorum. Ben de uzatmadan veriyorum numarayı. Bilmeden pezevenklik yapmışım haberim yok meğersem. Biz Yağmur ile Avm'deyiz. Mehmet arıyor diyor ki sana sürprizim var Yağmur. Biz de bekliyoruz ne diye, Merve ile ikisi birlikte çıkıp geliyor. Daha yeni tanıştılar bunlar, ne oluyor lan derken ikisi de karşımız da birbirlerine gülümsüyor. Puzzle gibi olayları birleştirince anlıyorum.Yağmur orayı terk ediyor, peşinden gidiyorum bu bir ağlıyor ben kendimi kötü hissediyorum. Ne oluyor lan odaca hepimiz ağlıyoruz. Sanki biri ölmüş yas tutuyoruz beraber. Hee, bu arada Merve'ye yurt çıkmış o yüzden bu kadar rahat. Evden çıkıyor.

Mezuniyet oluyor dağılacağız tabi, Mehmet son olarak Yağmur'dan helallik istiyor, isterse ondan ayrılıp senle olurum diyor karaktersiz. Tabi bunu kim kabul eder, reddi çekip evli evine köylü köyüne diyerekten yolları ayırıyor. Okul bitiyor herkes kendi yaşadığı şehre gidiyor.

Aradan bayağı süre geçti, Yağmur ile konuşuyoruz tabi hala. Olacakları bilemeden ocağıma incir ağacı diktin ama gerçekleri de görmemi sağladın diyor. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. /:

Bilmeden ocağına incir ağacı dikip arkadaşımın ilişkisini nasıl bozdum