DIĞER

Telefon dolandırıcılığında bir üst seviyeye geçildi artık kurbanlar Avrupa’dan…

Author

Maddi bir hata yoksa Türkiye’nin dolandırıcılık tarihi bildiğimiz kadarıyla Sülün Osman’la başlıyor. Beyazıt Meydanı’nı Galata Kulesi’ni istanbul’a gelen saf tüccarlara satarak “meslek” hayatına başlayan Sülün Osman’ı Raki lakaplı nispeten Sülün Osman’dan insaflı Güney Zobu takip ediyor. Yasadışı işler yapanları dolandıran Raki’yi, Banker Kastelli, Ayşen Benli ve Selçuk Parsadan gibi nam salan ve ufakla yetinmeyen dolandırıcılar takip etse de sıradan vatandaşın sahtekarlık macerası sanırız ankesörlü telefonla başlıyor. Sahtekar, özellikle kış mevsiminde ankesörlü telefona jetona benzettiği buzu iple salıyor ve buz eriyene kadar hısım-akrabalarıyla konuşuyordu.

Telefon dolandırıcılığında bir üst seviyeye geçildi artık kurbanlar Avrupa’dan…

ONCA UYARI, MESAJ BOŞA GİDİYOR

Keşke her şey ankesörlü telefon sahtekarlığı kadar masum kalabilseydi… Ama öyle olmadı. “Türk kafası” Sülün Osman’la başlayan sahtekarlık-dolandırıcılık seviyesini her zaman bir tık yukarı taşıdı ve son yıllarda sıklıkla duyduğumuz “telefon dolandırıcılığına” kadar geldi. Kendilerini telefonda “polis, savcı” vs. gibi unvanlarla tanıtan dolandırıcılar, örgütlerin isimlerini kullanarak özellikle yaşlı ve zengin kişileri hedef seçti. Emniyetin onca uyarısına, televizyon ve tüm iletişim araçlarından defalarca hatırlatılmasına rağmen insanlar dolandırılmaya devam ediyor. Üstelik içlerinde “Yok artık” diyeceğimiz isimler var… Polis, özellikle telefon dolandırıcılarına son zamanlarda göz açtırmıyor. Bu da “yetenekli” dolandırıcıları bir üst “seviyeye” taşıyor ve yeni yöntem ile model aramaya itiyor. İşte şimdi size daha önce hiçbir yerde yazılmamış, çizilmemiş telefon dolandırıcılığında gelinen üst seviyeyi, sistemin nasıl işlediğini anlatacağım.

YABANCI DİL BİLEN DOLANDIRICI ARANIYOR

Her şey bir gazete ilanıyla başlıyor. Şirketler (dolandırıcılar) gazeteye call center’da çalıştırılmak üzere iyi yabancı dil bilen elemanlar aradıklarına dair ilan veriyor. Malum işsiz ve üniversite mezunu genç çok. Bu da yabancı dil bilen insanları “Ne iş olsa yaparım” noktasına itiyor. İyi derecede yabancı dil bilen kişi, ilanın bulunduğu son derece şık döşenmiş ofise gidiyor. Kısa bir mülakatın ardından dil bilen kişi dolgun bir ücretle işe başlıyor. Artı prim. Bir süre sonra işe başlayan kişinin önüne bir liste konuluyor. Bu listede (kişi Almanca biliyorsa) Almanya’ya ait telefon numaraları ve karşılarında isimler bulunuyor, ayrıca konuşmayla ilgili bir de metin veriliyor.

KURBANLAR YAŞLILARDAN SEÇİLİYOR

Kurbanlar genellikle yaşlı insanlardan seçiliyor. Call center elemanı bu kişileri (örneğin İngiltere ya da başka bir Avrupa ülkesinden arıyormuş gibi yapıp) bir piyango veya çekiliş kazandıklarına ikna ediyor. Bu duruma sevinen yaşlılar, öyle bir ikna oluyorlar ki kredi kartlarının numaralarını ve hatta bazıları şifrelerini vermekten çekinmiyor. Şirket sahibi dolandırıcı da bu işten oldukça yüklü miktarda para kazanıyor. Call Center elemanına da dolandırdığı kişi başına prim veriyor. İşin peşine düşüp, paralarını kurtarmaya çalışan kurbanlar ise mahkemelerden elleri boş dönüyor. Çünkü dolandırıcı şirketler İstanbul’un göbeği Şişli’den arasa bile karşı tarafın telefonuna kimi zaman İngiltere, bazen de Rusya telefonu çıkıyor.