Kimseyi terk edecek kadar sevmeyen...!

Author

Sizin hiç sevdiğiniz öldü mü...
Benim bir defa öldü!

Lise dönemimde aslında neredeyse hiç aşık olacak biri değildim, özellikle kızlardan nefret ediyordum.
Ve sırf bu yüzden bütün kızlar gözümde aldatan kandıran erkeklerle dalga geçen kızlardı bu yüzden hiç sevgilim yok dediğim zaman bile en az 2 tane sevgilim vardi. 2002 yılında lise bittikten sonra girdiğim öss sınavında hukuk fakültesini tutturmama rağmen ailevi sebeplerden dolayı üniversiteye gidemedim, 2002 yılında boluya çalışmaya gittim, herşey güzeldi ve hayatıma yeni bir yön vermiştim kızların hepsini çıkarmıştım hayatımdan.
Gece iş gündüz arkadaşlarla geziyorduk ve o gün hayatımın değişeceği, hayatım güzelken daha da güzel olacağı o gün onu gördüm,
Sanki ilk defa bir kız görmüştüm, lüle lüle taranmış sarı saçlar yosun yeşili gözler hiç bir göze benzemiyordu, arkadaşla oturduğumuz kafeden kalkıp kızı takip ettim evlerini öğrendim sonraki gün erkenden evlerinin yanına gittim evden çıkıp dershaneye gidene kadar sadece takip ettim, ve bir şekilde dershaneye kayıt olmam gerektiğine karar verdim deneme sınavına girip iyi derece yapınca dershane yönetimide bana yardımcı olacak şekilde kaydımı yaptı ve o kız Yani Hicran'la aynı sınıfa girdim, hayatım boyunca hiç bir kızın peşinden 1 haftadan fazla gitmedim ama Hicran'da zaten o kızlardan biri değildi, nerdeyse her gün ona onu sevdiğimi söyledim ve gerçekten de sevmiştim. Bana güvenmiyordu çünkü ben her an gidebilecek biriydim ben Şanlıurfa'nın küçük bir ilçesinden boluya sadece çalışmak için gelmiştim ve her an boluyu terk edip gidebilirdim. Sonunda ikna ettim, gerçekten ilk defa bu kadar seviyor ve seviliyordum herşey gerçekten çok güzeldi. Masallar bile bu kadar güzel değildi
Geleceğe dair hayaller kuruyor, hatta çocuğumuza isim bile bulmuştuk. Bir gün parkta otururken birisi sürekli Hicran'a işaretler yaptığını gördüm, Hicran kalkalım dedi beni fark etmediğimi sanarak ona
- Bu çocuk ne işareti yapıyor dedim
- Boş ver serseri işte dedi eliyle bana numara işareti yapıyor dedi
Dayanamadım ve çocuğu çok fena dövdüm
Çok seviyor ve çok kıskanıyordum,
Erkeklerin ona bakması beni çok sinirlendiriyordu
Biraz daha kapalı giyin dedim
Neden dedi, daha güzel dedim
Uzun uzun konuşma ve tartışmalardan sonra ona dinimiz öyle emrediyor dedim
Anlat dedi ama bende hiç bir şey bilmiyordum,
O gün karar verdik onu ikna edersem dediğim gibi olacağına söz verdi
Hemen kitapçılara gidip kitap aldım
Hem dinimizi öğreniyor hem de ona anlatıyordum
Ben namaz kılmaya bile başladım kısa sürede
Oda bende ki bu hali gördükçe okuduğum kitapları istedi ve bir sabah tesettür giyerek gelmişti, başında lila renginde bir tesettür üzerinde mor pardesü ile bir melekten farksız dı, ikimizde hayata farklı gözlerle bakmaya başlamıştık, hatta ailesi bile beni çok sevmişlerdi üniversitelerde başörtüsü yasağı olduğu için üniversiteye bile gitmedi aradan geçen 2 yılda biz evlenme hayalleri bile kurarken o zaman ki kafa yapım yani zengin kız fakir oğlan meselesi ortaya çıktı ve tek sorun bendim, çünkü ne onu zorlu hayatıma alıp zorluk çekmesine göz yuma bildim nede ailemi bırakıp onunla yaşamaya yeltenebildim
Sonunda ayrılmak istediğimi söyledim ama arada ki maddi sıkıntıyı söylemedim çünkü o güne kadar bu kadar büyük bir farkın olduğunu bilmiyordum ve 2 yıldan sonra da farklı bahanelerle gözlerinde beni öldüren yaşlarla bıraktım onu, 2006 da askerdeyken nerede olduğumu öğrenince yanıma geldi ve beni sevdiğini ve arkadaşımdan onunla neden ayrıldığımı bildiğini ve her şeye razı olduğunu her zorluğa katlanacağını söyledi ama ona onu artık sevmediğimi söyledim, yalan söyledim
Yine ağlattım,
Askerden geldikten sonra ailem evlenmemi istedi ama yüreğimde Hicran varken kimseyi beğenmedim, 10.07.2007 günü Hicran beni aradı ve geliyorum dedi kapıdan kovsanda kapının eşiğinde yatarım dedi
Gelme seni istemiyorum sevmiyorum deme rağmen evleniyorum diye yalan söylememe rağmen 11.07.2007 gece arabasıyla yola çıkıyor. Ve Ankara yolunda kamyonun altında kalıyor hastaneye yetişemeden yolda vefat etti...
Aslında ölmesi gereken ve hakeden bendim,
Babası aradığında neye uğradığımı bilemedim inanmıyordum ama yosun yeşili gözlerine kırmızı hiç yakışmamıştı.
İnsan elinde olanın kıymetini ancak kaybettikten sonra anlıyor, oysa ayrılmaya hiç bir şey neden değildi,gururum ve nefsim hayatım daki tek güzelliği kaybetmeme neden oldu, evet insanın ölümü kaderinde yazılı ve hiç bir şey bunu değiştiremez, ama hiç değilse onu mutlu olarak görmem için o kadar fırsat varken hep gözleri yaşlı olarak ardımda bıraktım...
Lütfen sizde birini sevdiğiniz için asla terk etmeyin bırakmayin, uzağınızdaki mutluluk onu üzmesin... Yanınızda daha çok mutlu olabilecekken...

Ve aslında bu hikaye değil gerçeğin ta kendisi...

Kimseyi terk edecek kadar sevmeyen...!