ILIŞKILER

En iyi arkadaştan iyi koca olur mu?

Author
En iyi arkadaştan iyi koca olur mu?

Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere! Mühim soru: En iyi arkadaşım dediğin adamla evlenilir mi? Bal gibi de evlenilir. Ama bundan daha mühim bir soru var: En iyi arkadaşım dediğin adamdan iyi koca olur mu? İstisnalar kaideyi bozmaz evet ama örneklerle teşkillendireceksem cevabı zırt diye vereyim: HAYIR! 

Peki neden? Çünkü adam senin en iyi arkadaşındır. En basit tabiriyle durum bu. En iyi arkadaş mertebesine ulaşmış bir erkek, o sıfatın hakkını verirken diğerinin hakkını vermekte zorlanabilir, çünkü o, senin sadece en iyi arkadaşındır. (En iyi erkek arkadaşın ya da...)  Aslında üstüne cümle yok! 

Konuştuklarınız, paylaştıklarınız arkadaşlık düzleminde hoş sedalar bırakır, buna katılmamak namümkün. Ancak iş aşka gelince, yaşadığınız ve birbirinize anlattığınız ilişkilerin hesabını kitabını yapmak gibi bir gaflete düşmeyecek olursanız bile, başka başka sorunlar ortaya çıkabilir. Aklından geçenler doğru, işi saymaya bırakma! 

Ben şuna inanırım; insan sevdiğini gönül gözüyle seçer. Birbiriyle anlaşmanın yanında başka bir akis oluşur çünkü aralarında yani kalplerinde. Sevgi dediğin şey gelişir, büyür belki ama karmakarışık dediğin aşkta durum daha basittir aslında.  Aşıksan aşıksındır. Bitmiştir! O adam senin en iyi arkadaşın olmuşsa, zaten onu bundan dolayı sevmişsindir. Orada aşk aramak, gelişen romantik durumlara bakarak kafa yormak, sonra arkadaşlık ilişkisinden işi evliliğe vardırmak, gerçeklerle pek bağdaşmaz. Sonra ortaya çıkabilecek durumlarla boğuşma diye söylüyorum. Birbirinizden sıkılabilirsiniz pekala. Birbirinizden edindikleriniz, sevgililikte ve/ya evlilikte mutlak suretle farklı olur. Çünkü o adam senin her şeyini bilir, işin efsunu bozulur. Eski erkek arkadaşınla yaşadığın hezimetten kız arkadaşlarının dedikodusuna, dün gece ne yaptığından patronunun sana yavşamasına kadar her şeyi. Hepsi senin iyiliğin için, inan bana. 

Yok eğer diyorsan ki "Bu devirde adam bulunmuyor. E, arkadaşımla da (yani artık sevgiliniz olmuştur muhtemelen) çok iyi anlaşıyoruz, neden evlenmeyelim?" Her türlü faninin hayattan ders çıkarmak için başvurduğu o klasik yöntemi deneyebilirsin elbette; deneme yanılma diyoruz biz buna. Ama gönül ferman dinlemez! Samuel Beckett'in sözünden gayrı başka bir özdeyişe de sığınmaya içimiz elvermez: "Hep denedin hep yenildin. Olsun yine dene, yine yenil."

Uzun sözler sıkıcıdır, ders vermek de benim haddim değildir. Hayat bu, piyango gibi, kime ne çıkacağı belli değil sonuçta. Ama tercihleri iyi belirlemek, akıl ve kalbi yan yana yürütmek, evlilik gibi dev bir balonun patlamaması adına, doğru hamlelerden sayılmalı.  Aynı dertten muzdarip, kalpleri bu sebepten kırıklarla dolup taşmış arkadaşlarım, en iyi arkadaşlarıyla evlenip sıkça tökezleyip ya boşandı ya da ciddi mutsuzluklar yaşıyor. Oradan biliyor da söylüyorum. Sakın ahkam kestiğimi düşünme. Kalp kırıklıklarını ben de en az onlar ve senin kadar iyi bilirim. Aralarında aldatılanlar da var, kocasını aldatanlar da. Yani olay, en iyi arkadaşla evlenmekte bitmiyor, arkadaş. Olayın aslı şu: En iyi arkadaşınla evlenme, sevdiğin adamı en iyi arkadaşın yap. Bak o zaman işler nasıl değişiyor! 

En iyi arkadaştan iyi koca olur mu?