ILIŞKILER

Online ilişki kurtarma rehberi

Author
Online ilişki kurtarma rehberi

İlişkisini yeniden kazanmayı arzu edenler, evde kaldığını düşünenler, şıp diye adamı kendine aşık etmek isteyenler, kalp kırıklığının onarım bakım çalışmalarını bir çağrıyla ya da WhatsApp yazışmalarıyla yapmanız mümkün! Ahizenin / klavyenin ucundaki ses, size ilişkinizi super über bir hale getirmek için hazır ve de nazır olarak huzurlarınızda... Valla ben demiyorum, kendilerini 'ilişki uzmanı' adlederek mesleklere yeni meslek ekleyip 'hayat kurtaran'lar bunu söylüyor. Siz ona ister aşk sevici diyin, ister başka bir şey... Bakın pekala şöyle bir isim de bahşedebiliriz onlara; para seviciler! Ey siz faniler, aşkın peşinde umutsuzca sürüklenenler; muhteşem tuzaklar dünyasına 'online' olarak hoş geldiniz...

Eğer bunu canlı kanlı arkadaşımdan dinlemeseydim, muhtemelen yalan, vallahi billahi yalan der, omuz silkerdim. Net! Ama yok, bal gibi kaportayı aynen bu şekilde çizdiren, zehirlenen ve sonra pişman olan arkadaşımdan biliyorum işin aslını. Ciddiyim böyle bir iş kolu var! Hatta tabiri caizse sektör olmuş bu, ilişki kurbanlarına kol kanat geriyor. 

Uzun zamandan beri yaka silktiği erkek arkadaşıyla bir ayrılıp bir barışan ve her darbeyle neye uğradığını şaşıran kız, yine bir gün benimle dertleşirken bir itirafta bulundu. "Kızım ben bir şey yaptım ama bak ne olur benimle dalga geçme!" Hayır geçmem zaten hiçbir şekilde (geyik yapmayı becerebilen insanlardan olamadım, huyum kurusun!)  "Geçmem hadi anlat! Ne yaptın adama ya da o sana ne yaptı yine!!?"

Bir süre boğazı düğümlenir gibi oldu, gözleri sulandı, anlatmakla anlatmamak arası kilometrelerce mesafe kat etti ve bir anda soluksuzca anlatmaya başladı. "Ben bir kadınla tanıştım. Ya bu kadın ünlü aslında. Bir sürü kitabı falan var. Konuşmalar yapıyor, paneller veriyor. Onunla konuştum" dedi. İlk bakışta anlattıklarında anormal bir şey bulmamakla beraber, işin içinde başka bir şey olduğunu sezip de susarak şarabımdan bir yudum aldım. Sonra dedim ki "Eeeee, terapiste falan mı gittin yani?" Böyle düşüneceğimi baştan anlamış da beklemiş gibi "Yok yok öyle bir şey değil bu. Yani ilişki terapisti gibi ama kadını telefonla arıyorsun. Seni dinliyor. Sen anlatıyorsun da anlatıyorsun. Yani ben anlattım da anlattım. Cem'in ne kadar lavuk bir insan olduğunu, benden istediği arsız şeyleri, aramızdaki bağın nasıl olduğunu falan. O da dinledi, sorular sordu." Hımmmm düğüm burada çözülüyordu sanki! Telefonda ilişki rehberliği, güzeeeeeel! Aklıma falcı bacı aplikasyonları geldi, tuhaf bir şekilde. Hani şu içtiğin kahvenin fincanını kapatıp falanca falcıya 'mobil' üzerinden gönderip de gelmişini geçmişini öğrenmeler.... Beş e'li 'Eeeee'me altıncı e'yi eklemeye hazırlanıyordum ki patinaj yaptım, onun yeni cümlesiyle. 'Bir yazışmada bu adamın sana evlenme teklifi yapmasını sağlayacağım!' dedi kadın bana!" "Çüüüüüüüüüüşşşş!" diye bağırdım dayanamayıp, bir saat once kestiğim ve kurumaya başlamış eski kaşar dilimini mideye indirirken. "Nasıl yani? Siz bir kere bile evliliği konuşmamışken üstelik şimdi ayrıyken nasıl olacakmış bu iş? Yuh!" diyebildim bir çırpıda. Şarabın dibi görünmüştü.

Falcı bacının pardon 'ilişki terapisti yahut aşk doktoru'nun web sitesini açıp gösterdi. "Bak burada da yazıyor, kadının neler yaptığı" darken bir yandan da elleri titreyerek linkleri açmaya çalışıyordu. Göz ucuyla bakmaya yeltendim ama midem bulanmıştı bir kere. Bu arada kadını daha önce pek çok televizyon programında görmüş ve kocasından bahsederken kurduğu gevşek ağız cümlelerle ne kadar tiksindiğimi hatırlamıştım, fotoğrafına bakarken. Ki o zamanlar kitap yazıyordu sadece bu kadın. Şimdi belli ki kitaplarını şova dönüştürüp de ilişki uzmanlığı ayağıyla milleti dolandırıyordu. Bunlardan biri de benim taaaa İngiltere'lerde mastır yapmış, kariyerinde onlarca başarı öyküsü ve ödülleri olan ama ilişkilerdeki başarısızlıklıklarıyla sudan çıkmış balığa dönen arkadaşımdı! Vay anasını.... İnsan aşk yüzünden aklı çekmeceye kaldırıyor anlaşılan... Somut olarak karşımdaydı işte böylesi. Üstelik artık parasını da saçmasapan şeylere harcıyordu baksana...

Telefon konuşmasının ardından birkaç defa WhatsApp üzerinden saatlerce kadınla yazıştıklarını anlattı. Adamı kıskıvrak yakalayıp bir de yetmezmiş gibi kendine evlilik teklifi yapmasını sağlamak için kurulan pazarlıktan bahsetti. Tüm bunların kurulduğu tezgahın WhatsApp olması da işin renginin iyice bulandığını gösteriyordu. Ve zavallı arkadaşım Minacık, kadının tüm sözlerini yerine getirdiğini ve söylediği her şeyi, yazdığı her cümleyi "Allah" diye bilip aynen adama yazdığını anlattı. Duyduklarıma inanamadım! Resmen kadının buyruğu altına girmiş, her görevi emir belleyip yerine getirmişti. Ve parasını da peşin ödemişti!

Arkadaşımı tebrik edip kadehi kafama diktim. Bombok bir yıl geçirmiş olduğumu çoktan unutmuştum bile. Vay arkadaş, bu kadın mucizenin ta kendisiydi! Ne kadınmış be! Sıkı durun, Nirvana'ya erdiğim anı söylüyorum. Mina, pişman ve bir o kadar bedbaht gözlerini halının desenlerinden ayırıp yüzüme baktı ve işi sonuca bağladı: "Ama bana gerçekten evlilik teklifinde bulundu." "Ne yani?!!! Sen zaten bir gün sevip bir gün sevmediğin, bir gün ayrılmak isteyip bir gün ayrılmaktan vazgeçtiğin ve seni sonunda terk eden bu adanmla bir de kalkmış evlenmek mi istiyordun!!" Korkmuştu tepkimden, gözlerini yeniden halıya indirdi. Halı çok renkli sesler korosu gibi onu en utanç anında yanına çağırıyordu belli ki. Bir tür yardım meleği gibiydi. Kaçırıyordu benim gözlerimden onunkileri.

"Sana artık bir şey diyemiyorum. Ne kadar ödedin bu kadına! Dur dur söyleme, hiç söyleme! Senin gibi zeki bir kadının bu kadar salak olabileceği aklıma gelmezdi."

Gözlerini kıstı, ellerini yumruk yapmıştı. Konuşmakla konuşmamak arası kilometrelerce yol gitti. Sözü de gücü de kalmamış gibiydi. "Hayır" diyebildi sadece. "Aslında evlenmek değil sadece bana dönmesini sağlamak istiyordum."  Üzerine çok geldiğimi düşünerek pişman olma sırası bendeydi. Ellerini avuçlarıma aldım, gözlerini yakalamaya çabaladım, boşuna gibiydi. Yorulmuş ve bana bakmamaya yemin etmişti sanki.

"Ben senin üzülmeni istemiyorum Mina. Tek isteğim bu. Cem'le mutlu olman çok zor. Daha önce kaç defa denedin, denediniz. Bu adam senin dengin değil. Hiç olmadı da."

Gözleri gözlerime değdiğinde yaptığınını saçmalıktan başka bir şey olmadığını kabul etmenin yenilgisi vardı üzerinde. Ben üçüncü kadehine bir roze daha bocalarken o benim sakiliğimi inceler gibiydi artık. Yüzündeki sis bulutu gitmiş, kalbinin içinde onu günbegün solduran zehir bir anda kendini boşluğa bırakıp yok olup gitmişti.

O günden sonra Mina'yla sadece telefonda konuştuk. Sesi daha canlı ve yenilenmiş geliyordu. O kadınla yaptığı konuşmalardan, yazışmalardan hiç bahsetmedik. Ne ben bir şey sordum, ne de o söylemek istedi. Aramızda onun için büyük benim için tuhaf bir sır vardı artık. İki gün once beni aradığında sesinde tanıdık bir neşe ve hep o anlarda uçuşan bir kelebek vardı; "Buluşalım" dedi, "Yepyeni bir şey anlatacağım sana." Kendi kendime gülümsedim ahizenin diğer ucunda. Biliyordum; Mina yine aşık olmuştu.