ILIŞKILER

Yeni evlilik trendi: Sologami (Kendi kendinle evlenmek)

Author
Yeni evlilik trendi: Sologami (Kendi kendinle evlenmek)


Muhtemelen hayatında duyacağın en üzücü trend bu! Başlıktan da anlayacağın gibi "Kendinle evlenmek" ya da bilimsel adıyla "sologami"den bahsediyorum.  Nedir, ne değildir, bunu hiç duymamış olman, ihtimal dahilindedir. Türkçe'de 'sologami' kelimesi hakkında kısa bir araştırma yaparsan, gerçekten kısa bir araştırma yapmış olursun çünkü bu konuyla ilgili çok da fazla bilgi yok. Kaynaklar daha çok yabancı. Ekşisözlük'te 'sologami' için "Monogaminin (Tek eşlilik) bir adım ötesidir. Narsistlik ve imkansızlık temelli olabilir" yazıyor.

Yeni evlilik trendi: Sologami (Kendi kendinle evlenmek)

(Erika Anderson, geçtiğimiz Aralık ayında kendisiyle evlendi.) 

Bazılarımız tek eşliliğe bile kendimizi hiç uygun bulmazken ve aynı anda birkaç insanla flört edip 'aşk meşk' ederken insanın kendi kendisiyle evlenmesi, nasıl bir ruh halidir, epey kafa patlatan bir olay! Daha önce kedisiyle, elektrik direğiyle, eviyle evlenen insanları duyduk duymasına ama (palavra da sanmadık değil hani!)insanın kendisiyle evlenmesi, hepsinin üzerinde, bambaşka bir boyutta ve ruh halinde sanki! Akla ilk narsistlik ve yalnızlık geliyor, haliyle. Ya çok kendini beğeniyorsun ve kimseyi, kendinden başka, hayatı paylaşacak biri olarak görmüyorsun ya da insanların hepsi 'kuru gürültü'den başka bir anlam ifade etmiyor hatta anlam ifade etmiyor ve gerçekten yalnızsın, seni kimse anlamıyor. Ve sen yine de biriyle evlenmek istiyorsun ama o biri yine 'kendin' oluyorsun? Nasıl; acı mı, acıtıcı mı?

Kulağa korkutucu ve bir o kadar hastalıklı geliyor, kabul. Ancak ne kadar marazi olursa olsun, bilimsel açıdan kendi kendiyle evlenmenin kendine özel bir ismi olmuşsa (Sologami) daha derine inip bunu anlamak veya anlamasak da konuyla ilgili bilgi sahibi olmaya çalışmak gerek. Dünya tuhaflıklarla dolu ve evet, her gün buna bir yenisi ekleniyor. Sologami bugün bir trend olarak gösteriliyorsa ve dünya üzerinde bunu yapan, yaşayan insanlar varsa, 'ilişki' kavramını yeniden ele almak lazım.
Sologaminin en çok kadınlar arasında görüldüğü, araştırmaların en önemli sonucu, hiç kuşkusuz. Bu deneyimi yaşayan kadınların, açıklamaları oldukça basit: kendilerini seviyorlar. Amma velakin işin endüstriye dönüşüyor olması da, kapitalizmin sunduğu yapay bir dünyadan başka bir şey değil. Pek çok şirket, şimdilerde evlilik sektörünü buna çevirmiş durumda. Resmen "Kendinle evlen" ticaretinin yapıldığını söylemek mümkün. Ne o, çok mu şaşırdınız? Aslında çok da fazla şaşırmaya gerek yok. Bay veya Bayan Doğru'yu ararken sürekli tökezleyen ve bir sürü hayal kırıklığı yaşayan o 'biri'lerinden 'biri' pek ala sen de olabilirsin. Diyelim bulamadın ve çok yalnız kaldın, üzülme paket hazır; seni, seninle evlendirerek işi tatlılaştırmak için ellerinden geleni yapan bir dolu insan var. Ve emin ol, bundan çok para kazanıyorlar. 

Geçtiğimiz Aralık ayında kendisiyle dünya evine giren Amerikalı Erika Anderson'ın evliliği, sologaminin bir trend halinde yayılmasına vesile oldu. Gelinlik, ilk defa bu kadar önemsiz bir ayrıntıydı. 37 yaşındaki bir kadının, kendi kendine "Evet" demesi, iyi gününde, kötü gününde yalnızca kendi kendisinin 'yanında' olması, büyük tartışmalara konu oldu. Anderson'a göre bu evliliğin çok kolay bir alt metni vardı: "Ben, kendime yetiyorum, biriyle olmaya ihtiyacım yok." 

Tıpkı normal bir düğün gibi Erika Anderson da gelinliğini giydi, bir buket çiçeğiyle, en yakın dostları ve akrabaları önünde, o koridordan yürüyüp evlendi. Bir tek farkla; kimsenin koluna girmeden, kimseye evlilik yemini etmeden. Yalnızca kendisine ait bir dünya için "Evet" kelimesi çıktı ağzından. Sadece kendi kendisiyle olmayı onayladığı bir dünyaya başlamak için. 

Bu arada Erika'nın daha önce evlenmiş olduğunu da şuracığa not etmek gerek. Çünkü bu, su götürmez bir gerçek ki, aslında onun, kendi kendiyle evlenmesinin en büyük nedeni. 30'unda boşanma kararı alan Erika, yedi yıl sonra kendisiyle evlenerek dünyada pek görülmemiş bir şeyi yaptı. Erika yalnızca tek bir örnek değil elbette. Dominique Youkhehpaz de 22 yaşında kendisiyle evlenen kadınlardan biri. Spiritüel inançları olan ve kadınlığı kutsayan biri olan Youkhehpaz, bu kararı verdiğinde 'kendini sevme'nin ne kadar değerli olduğuna odaklandığını söylüyor. "Hayattaki en büyük değerim kendimi sevmek. O zaman neden kendimle evlenmeyeyim?"  Aynı zamanda yoga olan genç kadın, insanlara kendilerini sevmeleri konusunda da destek olduğunu ve kendisiyle evlenerek bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. 

Jeffrey Levin ve Bonnie Powers ise IMarriedMyself.com (Kendimle Evlendim) isimli web siteleriyle, sologamiyi ticarete çoktan dökmüşler. Karı koca olan çiftin hazırladığı site, kendisiyle evlenecekler için yardıma hazır; düğün müziği, süsleri, tebrik kartları gibi 'kendi kendiyle evlenme' kiti hazırlıyor. Bunun maliyeti ise yaklaşık olarak 200 dolar kadar.

Kendi kendinin düğününü hazırlamak için işleri kolaylaştıran web sitesi, sana sembolik bir düğün hazırlaman konusunda hazır ve de nazır bulunuyor. Belli ki kafalar yatmış, belli ki para kazanmak için şimdi en güzel fırsat bu! 

Peki sologaminin düğün aşaması buysa, hukuksal boyutları neler? Bu kadar kolay mı, insanın kendi kendisiyle evlenmesi? Henüz Türkiye'de gerçekleşmese de, yurt dışında yasal olarak mümkün. Yani herhangi bir şartı yok çünkü tam bir yasallığı yok. Ama bekar olsan iyi olur, yoksa bi' anlamı yok. Çünkü ancak yalnız ve bekar bir insan kendine bunu yapar. 

Psikologlarsa sologaminin, insanlardan kaçmak için ortaya çıkan bir kavram olduğunda hemfikir. İnsanın kendi kendini sevmesi, kendine saygı duyması ve başkalarıyla evlenme fikrinden tamamiyle uzak olma hakkı olarak tanımlıyorlar, bu durumu. Bunu bir hastalık, maraz ya da ruhsal bunalım olarak görmüyorlar. Yeni çağın getirdiği büyük yalnızlıkların, insanın 'evcil hayatı'nda yarattığı denklemsizliklere paralel olduğunu söyleyen uzmanlar, sologaminin dünyada daha fazla yaygınlaşacağı görüşünde. 

Peki neden ille evlilik? İnsanlardan kaçma isteği ve yalnızca kendisiyle olma arzusu bu kadar baskınsa neden sonu ille de evlilik olmalı? Evlilik neyin kurtarıcısı ya da kutsalı? Sologami, yalnızlıktan beslenmiyorsa narsisizmle özdeşleştirilebilir mi? İnsanın, diğer tüm değerleri kendinden daha az nitelikte bir sınıfa koyarak, 'değersizleştirerek', kendini bu kadar sevmesi ne kadar doğru? Sevmek evlenmek mi demek? Bu, sologaminin baş rolünde neden hep kadınların olduğunu gösteriyor aslında. Erkeklere hiçbir şekilde ihtiyaç duymadığını savunan ve feminizm düşüncesi çerçevesinde kendilerini sınayan kadınların, bir tür yalnızlık oyunu oynadığını mı düşünmek gerek, pek bilemiyorum. Hele ki bir kadın olarak böyle bir değerlendirmeye varmak da istemiyorum. istemiyorum. Boşanmış bir kadın olarak da kendimle evlenmeyi düşünmüyorum hiç. Kendimi sevsem, kendimle mutlu da olsam, biriyle olmayı ve biriyle evlenmeyi tercih ederim yine de. Öyle ki sologami, yüzyılın çıkardığı son icat, son trend gibi görünüyor. Ama değerleri birbirine yakın insanlar üzerinde yarattığı etki muhtemelen benimkiyle aynı. Tuhaflığı, defoluğu, özgürlükçülüğü, farklılığı, arızalığı, tekilliği, öznelliği, bencilli, narsistliği bir yana... Galiba çok üzücü.