ДРУГОЕ

Tutamıyorum zamanı

Author

Hesaplanabilmesine rağmen algılama çeşitliliğine dayanarak bu derece göreceli olan bir kavram daha var mıdır bilemiyorum. Zaman.

Kendi kontrolümüz altında yaptığımız planları hayatımıza dahil etmeye başladığımızdan beridir çeşitli derecelerde yoğunluklardan bahseder oluruz. Zamanı kümelendirmeler. İşte oyun oynayacak vakit bulamama seviyelerinden, kitap okuyamama efendime söyleyeyim spor yapamama limitlerini atlayıp en son kendime vakit ayıramıyoruma kadar dibe iner durum. Son zamanlarda çok daha değişik bir yoğunluk biçimiyle karşı karşıyayım; hayal kuramıyorum yoğunluğu.

Tabii ki bu da zaman kadar göreceli olmasın ama kendi alanında kişiden kişiye epey fark yaratıyor. Hayal kurarken zaman tüketen hatta bununla hayata tutunan biri olarak, zihnimi herhangi bir hayalin içinde bulduğum her an suçluluk hissediyorum artık. Sanki o anlarda da çalışmalıyım, kafamı başka bir şeyle meşgul etmemeliyim, belki de yeni hayal kırıklıklarının kapısını açmayayım düşüncesiyle karnıma ağrılar giriyor.

Biliyorum ve kabul ediyorum elbette bazı virajlar var hayatta ve onları dönmek zorundasın; yoksa aynı yol üzerinde bir döngüye tutsak olursun. Şu an bu çemberin içine girmek için fazla taze ruhlarımız var. Ama ya bu virajları dönerken kaybettiklerimizi bir daha yerine koyamazsak, vakit bulamadığım alışkanlıklarım yavaş yavaş beni terkederse; ki genelde böyle işledi, o zaman ben, bu benin yüzde kaçı kalırım?
Hayatı herşeyiyle karşılamak istiyorum, ama her şarkıda başka hayalin kucağına atamazsam kendimi o zaman benden çalınan bu duyguların hesabını kendime nasıl vereceğim?
Seni yenemeyeceğim zaman, zira yetişmiyor durumlar. Ama kendimden de vazgeçmeyeceğim. Ve sana sözüm olsun, o arka bahçe hep yeşil kalacak ve orda çiçeklerimiz açacak, ve senin de dediğin gibi geçecek. Hayallerimizi koparmayalım olur mu?
Biz çalışalım ve sen de güzelliklerini sun.
Gerçi bu anlaşma daha önceden yapıldı sanırım.
Yeterki hayal kurmaya devam, çalışmaya devam.