YEMEK

Kumru

Author


"Nerede o eski İzmir kumruları?" Diyeceğim şimdi ve ne demek istediğimi pek çoğunuz anlamayacaksınız, çünkü bilmiyorsunuz. Eskiden Efes Oteli'nin orada bir karışık sandvicci vardı; Efes büfe. "Kömürde karışık" yapardı (İzmir'de biz ona kumru diyoruz) ...

Lezzetini tarif etmek epey güç ama deneyeceğim. Kömür ateşinde ısınan sandviç ekmeklerinin içine sokup taşacak kadar sosis, salam, sucuk, erimiş kaşar, turşu, domates ve mayonez konulurdu. Ketçap yerine kimyonlu salça sosu. Ağzımızı kocaman açmadan ısırmak imkansızdı, eğer bilmeden tadını bir tane söylediyseniz daha ilk ısırıkta ikincisini sipariş edersiniz.
Yanında şişe camda ayran, küçük taburelere otelin eski duvar kenarlarına otururdunuz, ya da o duvar kenarlarını bistro yapardınız kendinize..
Sonra kapandı tabi, belediye yasakladı, başka yerlere açtılar, dükkanlar tuttular ettiler ama yok nafile.. O lezzet dönemi bitti. Zaten o büfelere salam, sosis veren yerler önce bozdu kendilerini, ağır kokulu ne olduğu belirsiz malzemeli birşeyler doldurmaya başladılar. Elektrikli ızgaralar da fabrikasyon birşeyler işte..

Beni şimdi tanıyanlar et ve sakatat yemez diye biliyorlar oysa lezzetsiz şeyler yemiyorum yalnızca.

O meşhur kumrucuların kumruları rezalet olmaya başladı, tıpkı insan halleri gibi. Mesela arabaya söylenirdi kumru, büfeci kaç tane yediğini bilmezdi, biz söylerdik "abi iki kumru iki ayran" diye hemde hız eksiksiz.

Kumru

Ama tadanlar bilir, kumru dediğimiz şey şu aralar tadını öğrenmeye çalıştığınız şey asla değildi. O bambaşka bir lezzetti.