EĞLENCE

#okulanım

Author

sene 2013 falan olması lazım.. Ailemden uzakta yatılı olarak lise öğrenimimi sürdürüyorum. Ailemden uzak olmanın verdiği burukluk ve ergenlik dönemi hasebiyle perperişan iki yılı geride bırakmış üçüncü yılımda artık lisenin büyüklerinden  olmanın havasına bürünmüş zamanlarımdayım. Sınıfımız okulun tek dil alanını seçmiş sınıf. Çok tercih edilmediğinden ve ilk yıl olmasından dolayıda sınıfta sadece on iki kişiyiz. Devlet lisesinde bu mevcutla okumak çok ayrı bir güzellik. Otuz kişilik sıraların olduğu sınıfta istediğiniz yere yayılmak suretiyle oturabiliyorsunuz. Boş derslerde altı sırayı birleştirip montlardan yatak yaparak harika bir uyku çekebiliyorsunuz. Öyle güzel bir sınıftayım. Zaten lise yıllarım demek benim için uyku demek. Sabahın köründe uyanmanın verdiği gerizekalılıktan dolayı bulduğum en müsait yerde uyuyan bir öğrenciydim. Bu uykuculuk derecesi öğle yemeğine kadar beş ders blok şekil de uyuyup yemekten sonra öğle arasını geçirdikten sonra ki üç dersi de uykuyla tamamlayarak çıkışa ulaşmak.

Ben gözümü açıp okula zor geliyorum birde uyumayayım diye örnek ol sen bu sınıfa diyerek sınıf başkanı yapmasınlar mı beni. O dönemde de sınıf başkanın görevleri sınıf defterini namusu gibi korumak sınıfa gelmeden müdür yardımcısından teslim alıp okuldan çıkarken ona teslim etmek. Ben uykuculuğumun yanında bide devamsızlığı da sıkıntılı bir öğrenci olarak okula geç kalmamam gereken bir günde geç kaldım. O günde yok yazılırsam kalacağım devamsızlıktan. Apar topar girdim derse yoklama alınmış. Sınıf defterini sabah sınıfa getirmeyi bırak kendini sınıfa zor getiren sınıf başkanı yok yazılmış. Ders bitip hoca çıktıktan sonra ne yapsam ne etsem aldım kalemi numaramın üstüne zik zak şekilde çizgiler çizerek karalama yaptım. Hangi akılla ve cesaretle bilmiyorum. Bide utanmadan okul çıkışı o defteri müdür yardımcısına teslim ettim. Yarın sabah dananın kuyruğu koptu. Defteri almaya gittiğimde fırçayı yemek bir kenara üstüne disipline gideceğimi öğrendim. Bütün gün ağlayarak geçen günde devamsızlıktan kaldığıma mı yanayım disipline gitceğime mi yoksa bide sınıf başkanı olduğum için yediğim azara mı? Müdür yardımcısının peşinde bütün gün kedi gibi gezip yalvarıp yakardıktan sonra defalarca pişmanlığımı dile getirerek affetmesini istedim. Dersin hocasına gidip yaptığım karalamanın altına imzasını atmayı kabul ederse halledebileceğini söyledi. Hoca da dünya tatlısı bir adam gittim attı imzayı kurtardı beni. O gün disiplinden devamsızlıktan yırttım ama mezun olana kadar müdür yardımcısının dilinden kurtulamadım.