HIKAYE

İnsan çift yaratıldı

Author

Bir gün rahmetliyle oturuyorduk yaşım henüz on dokuz onunda yirmi bir falandı zaten hep öyle kaldı yaşı sigara paketlerimiz yanımızda duruyor semaverin fokurtusunu işitiyorduk yer yer, karşımızdaki cadde kalabalıktı. Her zamanki telaş diye geçiriyordum aklımdan. Rahmetli konuşmaya başladı.

‘’Şu kavgaya şu kıyamete bak insanlardaki şu hıza şu sürate yaşamak kavgası bunların hepsi haşmet.’’

Birkaç saat önce şiddetle yağan yağmurun damlaları oturduğumuz kamelyanın çatısından aşağı damlıyordu, çimenler ıslaktı henüz, golden cinsi bir köpek sahibiyle oynuyordu, benimde en büyük hayallerimden biriydi, bir gün eğer uygun miktarda param olursa kendime bahçeli bir ev tutacak ve bir köpek alıp akşamları işten geldiğimde yemeğini önüne koyacak, bütün derdimi ona anlatacaktım, onunla gezecek, onunla sırdaş olacaktım. Bu dışarıya kapanmak ve içe dönük yalnız bir hayat yaşamak uzun süredir hayal ettiğim bir şeydi. Rahmetli dostum tekrar konuya girdi; ‘’bak’’ dedi ‘’birilerini zengin etmek için sabah akşam mücadele ediyor şu gördüğün topluluk, günlerinden bilmem kaç saati başkalarına çok ucuz fiyata kiralıyorlar. Karşılığında da üç beş saatlik mutluluklar satın alıyorlar. Ama bu bile iyi, çünkü; bunları tadamadan öldürülenler bile var ve ölmesi kimsenin umurunda olmayan insanlar. İnsan neden çift yaratıldı?’’

‘’Bilmem’’, dedim aslında yorum yapabilirdim ama onun söyleyeceklerini merak ediyordum.

İnsan çift yaratıldı, çünkü; birbirine sahip çıksın, destek olsun, korusun kollasın diye. Ama gördüğün üzere herkes birbirine yabancı halde.’’ ‘’Bak şimdi’’, dedi. Bu sırada Memduh amca karşıdan göründü, elinde market poşetleri, yüzünde her zamanki asık ifade, demir işinde çalıştığından mütevellit kalın bilekleri iri vücudu evine doğru yürüyordu.

‘’Şu adam’’, dedi. ‘’Şu adam bizim komşumuz mesela onunla hiç sohbet ettin mi?’’

‘’Nadiren, yani ayda bir kere falan onlarda çok sade sohbetler. ‘’

‘’Öyle’’, dedi ‘’zaten aksi olamazdı, adamın evde dört tane çocuğu var, ikisi üniversite okuyor, biri lisede, diğeri ilkokul, adam sırf hayatta kalmak için mücadele ediyor, geriye kalanların hiçbir önemi kalmamış, sohbet etmek, bir şeyler öğrenmek, paylaşmak, dertleşmek bunlar hep ikinci planda, neden? Çünkü; önce karnını doyurmalı. Bak Haşmet bu memleket hep böyle, yaşamak için çırpınıp duran keyifsiz insanlarla dolu dört bir yanımız. Peki buna sebep ne?’’

‘’Neymiş?’’

‘’İnsan hırsı, geçen gün bir yerlerde okumuştum, şimdi tam hatırlamıyorum dünyada sadece bir tane herif, dünyanın yüzde doksan sekizinin kazandığı paradan daha fazla kazanıyormuş, bilmem yüzde kırkı, birkaç tane ailenin elindeymiş. Yani mesele ne biliyor musun, insanın çift yaratılmış olduğunu kabul etmemesi ve çift yaratılma gayesine ihanet etmesi. Şöyle bir mahallede doğduysan, bedenin ve ruhun bu mahalleye göre şekillenir, yada Afrika’da doğduysan oraya göre veya Arjantin’de. Neyse biz burada doğduk ve fikirlerimiz buraya göre şekilleniyor, bura bize neyi dayatıyor biliyor musun? Sorgulama, sana verini kabul et, razı ol, ses etmeden yaşa halbuki bu değil, insanın elbet dünya üzerinde hakları var, evvela eşit yaşamalı insan, sonra her insan, insan gibi muamele görmeli, sevilmeli, adam yerine konulmalı. Ama yok işte dediğim gibi her yer ihanet her yanımız ihanet.’’

Konuşması bittiğinde paketine uzanıp bir sigara ateşledi dostum, bende kendi paketimden bir sigara yakıp ateşledim, saat dokuzu geçiyordu ve caddeler boşalmaya başlamıştı. Karşımızdaki market kepenklerini indiriyordu, market sahibi kepengi indiren çocuğu azarladı ‘’napıyorsun lan öyle mi olur salak çocuk’’ henüz on beş on altı yaşlarındaydı saf saf adamın yüzüne baktı, adam kepengin başına geçince çocuğun yüz ifadesi sinire büründü. Hepimiz gergindik, her yer gergin, savaş alanıydı fakat bu korku daha yeni çocuğun yüzüne de sirayet ettiği gibi anarşiyi doğruyordu. Yol yakındı yada uzak fakat bir özgürlük vardı kavuşacak…