HIKAYE

Sessizlik 5

Author

Müslüm can kulağıyla dinliyordu onu ve anlattıkları çok mantıklı gelmişti. Fakat az önce yaşadığı olayı bir türlü unutamıyordu, şimdi Nursel sonsuza dek onun yanında mı olacaktı yoksa gidecek miydi? Gider gibi geliyordu, zira bu bir anlık bir şeydi daha uzun sürecek bir şey olsa bunu hareketlerinden anlardı. Ve o soruyu sordu:
‘’Evleniriz belki ne dersin? ‘’
İşte ilk hamle, ilk gerçek, Nursel gülmeye başladı ‘’evlenmek mi’’, deyip kahkahalara boğuldu o kadar çok ses çıkarıyordu ki etraftan biri çıkıp gelecek diye korktu Müslüm.
‘’Evlenmek mi saçmalama çocuk, bir şeyler yaşadık diye konu ille evliliğe mi varacak, hem ben sana karşı bir şey hissetmiyorum ki, tamam tatlı çocuksun ayrıca sessizsin, ama evlenmek bunlar farklı şeyler, hem ben evlilik olayına da pek inanmıyorum. Bugün yaşadıklarımız evet gerçekti, buna beni sen ittin. Baştan çıkmama sebep oldun ama dahası hayır, asla ben bir erkeğe bağlı kalamam.’’
Müslüm tek kelime edemedi, sadece bir sigara daha çıkarıp ateşledi. Başkası olsa çeker gider, sonra hayatına devam ederdi, ama onun sorunları vardı hayatı anlayamamak gibi.
‘’Peki’’ dedi sadece ve sustu çocuklar gibi ağlayabilirdi şimdi ama erkekliğine söz gelsin istemiyordu. Yalnız bir pişmanlık tırmalamaya başladı içini, keşke dedi şu sinema olayını hiç aklıma getirmeseydi, muhtemelen bugün bu saatlerde balkonda sigarasını içiyor olacaktı, yine ve aklında o dokunamadığı Nurseli. Yarım saat sonra kalktılar. Yürürken Nursel bu garip adamı tekrar tekrar baştan ayağa inceledi, aslında o kadar fena biri değildi, sonra öyle tipsizde sayılmazdı, üstelik delicesine seviyordu da, yüreği biraz yumuşamıştı hayal etti bu adamla evlenip çoluk çocuğa karıştığını, hiçte kokutucu gelmiyordu.’’ Belki’, dedi içinden zamanla nasılsa daha gençlerdi ve birlerini daha iyi tanıyabilir belki bir gün fikri değişirse onun eşi olabilirdi. Bu düşüncelerle Müslüm’ün koluna girdi ve az evvel bir travma yaşayan ve hala ayılamamış olan adamla göz göze geldi, gülümsedi. Eve vardıklarında saat on ikiydi Müslüm’ü kapıda annesi karşıladı, nerde kaldınlar, falanlar filanlar sonra babasının gelip ağzını koklaması, bu duruma düşen başkası olsa mutlak köpürür anasına babasına söver evi terk ederdi, yirmi altı yaşında bir adam için ağır şeylerdi bunlar, fakat Müslüm tek kelime etmeden odasına çekildi.