DÜNYA

Mutluluğu arayan kız

Author

Bu aralar iyice yalnızlık ve umutsuzluk çöktü hayatıma. Yalnızlık, en kötü şeylerden biri bence. Yalnızlık derken duygusal yalnızlık, evet şu an sevgilim yok. Tam hayatım yoluna giriyoıru, mutlu oluyorum işte aradığı evleneceğim adam (iki kez oldu bu) diyorum. her şey tuzla buz olup dağılıyor. Ben yıkılıyorum. ve mutsuzluk korkusu sarıyor. zaman hatalarımı arttırıyor. 

bir yıl önce yeni yeni toparlandığım dönemde ( aşk acısı ardına, sevgilim ayrılıktan bir iki ay sonra nişanlandı şimdi oğlu bile olmuş,allah mesut etsin sağlıkla) biriyle tanıştım. işte dedim, ben bunca acıyı onunla karşılaşmak için çekmişim dedim. Annem demiştir ki, "iyi gibi gördüğün şey olmadı madem daha iyisi olacağı için bunu yaşadın. Taş da koysan üstüne gideceği varsa gider, kader" demişti o dönemler. annemin dedikleri geldi aklıma. içim kıpır kıpırdı. ona güzel çocuk dedim. Öyle geldi içimden. bir arkadaş ortamında tanışmıştık. sonra face instagram takipleri (ben aldım takibe, sadece onu değil aynı ortamdaki diğer ark. aldım. ama ona karlı hoşlantım varmış,içimde. neyse ekledikten iki gün sonra messengerdan yazdı. ardından whatppstan konuşalım,numaram  bu dedi. numarasını verdi. neyse oradan devam ettik. ilk whatsaap msj arabada elimi hiç bir yere sığdıramayıp saçlarına doğru atışım geldi vs vs oldu. sohbet muhabbet devam. ilerleeyen günlerde de öyle. yok merak ediyorum, yazsın diye. ansızın yazıyor mutlu oluyorum. Hissediyorum, ah yazsa diyorum diyorum yazıyor. en çok 4 gün konuşmadık, o msj attı. yazamadım, şu oldu bu oldu konuşalım vs. eper samimi olsuk whatsappta. çok ısındım, çok benzerdik fikir olarak. ya noluyor diyordum kendi kendi kendime. ama sorgulamayıp akışına bıraktım. derken yolum memleketine düşüt, haber verdim. gideceğimde plan yaptı görüştük, rüya gibi bir gündü benim için (mutluluktan ağladım akşam döndüğümde) zaman aktı geçti 6-7 saat gezdik yedik içtik sohnet ettik. itiraf etmeliyim bugüne kadar kimse böyle huzur vermemişti. her fırsatta sarılıyordu, ben de engel olmuyordum... derkden geri geldim, yine iyiyiz. hergün onsuz konuşmadan duramıyorum. derken şubatta bir ufak soğukluk oldu. tartışma. tuz bibermiş meğer. geldi geçti. sonra yine memleketine gittim, evine 3 saaylik falan misafir oldum. sonra yine yine oralardayım derken(memleket de merkezi bir yer yanı, zaten yılda en az iki üç yolum düşer. onu da görmeden gelmiyorum. derken iki kez evinde yatılı misafir oldum (aramızda o manada bir şey geçmedi hiçbiirnde) ikimizde saygılıydık birbirimize, fırsata çevirmedik. ondan da Allah razı olsun. derken nisan gibi, konuşalım dedi. ben evlilik düşünmüyorum, seninle yakınlaştık, konuştk paylaştık ama ben evlilik adamı değilim. daha 3-4 yılım var dedi. açıklamak istedim dedi. üzüldüm haliyle. neyse geri adım attım, o yine geldi üstüme eskisi gibi olmaya çalıştı. yapamadım,tepkisiz kalamdım. kontrol etmeye çalıştım kendimi, haliyle gerildim ben olmaktan uzak oldum. ister istemez gerildik. limoni olduk halen öyleyiz. en son bana sen çok yalnız  birisin üzülüyorum sana dedi. Oysa ben de ona üzülüyordum, sorunları olduğunu psikolog ya da psikiyatr ile çözmesini uygun dille söylemeye çalıştım kırmadan. ama o kırdı döktü. neyse en son tartışma olmasın diye, artık konuşmayalım görüşmeyelim dedim. kırıldığım bir iki şeyi söyledim. teşekkür etti...bir daha da konuşmadık. ona verdiğim iki söz vardı, o da bu duygusal bağımdan bağımsızdı. onun için ne kadar yanında olurum ondan emin değilim. ya da olmalı mıyım. bilemiyorum. netice de halen aklımda mı aklımda! ya sabır diyor ve hayırlısını istiyorum.

burada paylaşmak istedim, kimseye de pek anlatamıyorum. ağır bir yük var bedenimde. yalnızca mutluluğu aradığım için bu kadar sabrettim. yoluna girer dedim, umut da bağladım. şimdi nötr'üm. sevmek ve sevilmek, doyasıya yaşamak istiyorum bu duyguları. ne eksik ne fazla, eşit adımlarla olsun herşey...

öyle böyle işte....