ILIŞKILER

Aldatılan adamın intikamı çok "dijital" olmuş...

Author

Başıma bela açan özelliklerimden biridir peşin konuşmak; ki ben bu durumu çok da popüler olmayan görüşlerime bağlıyorum. Ama ne yapayım, sizin için değişeyim mi?

Şimdi yine peşin konuşacağım mesela; kat'i surette aldatma diye bir şey yoktur, var olan sadece yakalanmadır. Aldatma eyleminin gerçekleştiği an yakalanma eyleminin gerçekleştiği an ile aynıdır.

Bunu pek çoğunuzun kabul etmeyeceğini zaten biliyorum...

Aldatılan adamın intikamı çok "dijital" olmuş...

Duston Holloway ile tanışın...
Teksas, ABD orijinli bu bey bir gece eve döndüğünde sevdiceğini yatakta bir başkası ile sızmış bir şekilde yakalıyor.

Şimdi bu yaşanmışlığı bizim coğrafyamıza uyarlasaydık olayın sonu Müge Anlı ile Atv stüdyolarında biter; biz de "Vay bu adam bu kızı öldürmüş mü yoksa öldüren kızın sevgilisinin babası mıydı acaba?" gibi izlediklerimden çıkardığım kadarıyla Türkiye'de yaşanan ilişki dinamikleri dahilinde tartışmalara şahit olurduk.

Aldatılan adamın intikamı çok "dijital" olmuş...

Tabi ben şimdiye dek hiç yakalanmadığım, yani kimseyi aldatmadığım için işin uzmanı değilim. Bu topraklarda aldatma kuralları nasıl işler sormak için bu işin bir pirini aramayı denediysem de Bayan Erkin telefonlarıma çıkmadı.

Zaten Duston da olayı çok bizde olduğu gibi yaşamamış...

Kız arkadaşını bir başkası ile yatakta yakalayan adam fiziksel şiddete başvurmak yerine kitaptaki başka bir numarayı, çok daha etkili olanlardan birini, uygulamayı tercih etmiş; düşmanını rezil etmenin bir yolunu bulmuş.
Kız arkadaşı ve misafirinin uyurken fotoğraflarını çekip sosyal medyada paylaşan Duston, olaya yaklaşımındaki esprili tutumuyla bir hayli ilgi çekmiş olacak ki bu yazıyı hazırlarken baktığım Facebook hesabında artık yeni arkadaşlık isteklerini kabul edemediğini, bunun için bir sayfa açmayı planladığını söylüyordu.
Şu an kendi 15 dakikalık şöhretinin tadını çıkaran genç adam o gece kız arkadaşını uyandırmayı denediğini fakat sarhoş olduğu için uyanmadığını söylüyor ve ekliyor; "Ben misafir odasında mı yatmalıyım, bu çocuk kahvaltıda ne ister diye soracaktım halbuki..."