ILIŞKILER

Arzu; seksi ve tehlikeli

Author

Olay örgüsü nasıl gelişti, ne ara kendimizi Arzu'nun evinde bulduk hatırlamıyorum. Size Arzu'yu anlatacağım ama önce gecenin başından alayım. En yakın arkadaşları hep erkekler olan bir kızdım, haliyle o gece de en yakın iki erkek arkadaşımı, Erkan'la Can'ı yanıma aldım. Arabayı çektik sahile, amacımız arabada biraz içip, eğlenebileceğimiz bir yerlere gitmek. Biramdan bir yudum aldım, sigara mı da yakayım dedim, bir de baktım ki çakmağım yok, Erkan'ın araba çakmağı basınca ateş değil buz oluşturuyor falan... Can dedi ki yan araçta bir kadın oturuyor, cama tıkla ateş iste bizi görürse ürker dedi. (sonra ürkenin kendisi olacağının farkında değil tabi) Tıkladım cama, orta yaşlarda, şuh bir kadın açtı camı;

Arzu; seksi ve tehlikeli

Ben: Merhaba arkadaşlarımla yan araçtayız ve ateşimiz yok siz de fazla varsa birini alabilir miyim? sürekli rahatsız etmemiş olurum.

Arzu: Maalesef bir tane çakmağım var ama istersen şöyle bir anlaşma yapalım, sahile geçelim hep beraber oturalım, tanışır konuşuruz ve ateş sorunu da ortadan kalkar

Hızlıca bir düşündüm, kadın güzel bizim çocukların da hoşuna gidecek bir ortam olur dedim.

Ben: tabi ki ben çocuklara haber vereyim

Çocuklara hadi kalkın, sahilde beraber oturacağız dediğimde arabadan bir çıkışları var! Meğer arabanın yansıma yapan camından bile kadının ne kadar güzel olduğunu görmüşler. Göz değil x-ray. Geçtik oturduk sahile, nazik ve sessiz başlayan sohbetimiz bir saat içinde yerini kahkahaya, dokunsal konuşmalara bıraktı. Arzu beni yanağımdan öptükçe bizim çocuklar belki onlara da bir buse konar diye inançlı gözlerle baktılar Arzu'ya. Kankam Arzu bir anda bir hışımla kalktı "hadi toparlanın bana gidiyoruz" dedi. Bizimkiler hemen atladı ama ben bir işkillendim, tanımıyoruz etmiyoruz. Kadın bizi sadece eve gelmemize ikna etmedi aynı zamanda "kızlar bir arabaya, erkekler bir arabaya binsin" diyerek, beni kendi arabasına binmeye de ikna etti.

Arzu'nun yanında oturuyorum, en kral trafik canavarı bile Arzu'nun önünde diz çöker, töbe eder, o derece manyak araba kullanıyor. Erkan da arkadan Can'la beraber bizi tkip ediyor.

Bir tekelde durdu Arzu "ben rakı alacağım arabada kal" dedi. Sesindeki emir kiplerine o anki sadakatimi size anlatamam. Bknz: gıkı çıkmamak, bknz: dut yemiş bülbüle dönmek

Rakıları mezeleri kapmış, poşetleri arka koltuklara yaydı, bastı tekrar gaza trafik canavarı Arzu.

çıktıkça çıktı, sanki dağlara tepelere çıktık. İçimde bir korku, kaçırıldığıma dair ama diyorum ki sonuçta o da kadın kavga ederim, gücümün de farkındayım, yolarım, tırmalarım gerekirse saçını bile çekerim hani. Otoparka parkettik hemen arkadan Erkan'da Arzu'nun arabasının yanına park etti. Etrafta inşaatlar var düzenli bir yaşam döngüsü yok. Arzunun bizi getirdiği apartman taze bitmiş henüz herhangi bir katında ışık dahi yanmıyor. İşkillenmelerim ise bitmiyor. Bizim çocukların suratında salak bir gülümseme Arzu'yla rakı içecekler ya!

Asansöre bindik bir baktım arzu can'ın yüzünü seviyor sen ne güzel çocuksun yeşil gözlü erkekleri çok beğenirim. Erkan sinirli tabi rekabet oluştu kaç yıllık arkadaşların arasında;

Erkan: Esmerler de iyidir ama daha çok beğenilir esmer erkekler, bence esmer!

Arzu: Erkan sen gay misin? bayılırım gay'lere ay çok iyi anlaşacağız

Erkan: Gay değilim, neden gay dedin, gay değilimmm

Erkan'nın bu tepkisi de homofobik olduğundan değil tamamen Arzu'nun ona alıcı gözle bakmamasıyla ilgili. Neyse eve girdik, girer girmez Arzu'nun telefonu çaldı ve arzu yanımızda değil odasına gidip açtı telefonu. Haliyle kimle konuştu, ne dedi duyamadık. Erkan etrafı incelerken " bu evde neredeyse hiç eşya yok dedi" ben de farkettim ki bir kanepe bir koşu bandı bir tv dışında hiçbir şey yok. Can ise saf hemen montunu astı bir güzel oturdu kanepeye... Can'ın yanına gittim ama oturmadım, Erkan'da geldi kulağımıza doğru eğildi ve başımızdan kaynar sular dökülmesine sebep olan,o illet cümleyi kurdu; "bu ev kurmaca!" Can salağı hala nasıl kurmaca abi ne diyoosunn? diyor, barış gönüllüsü sesiyle...

Erkan: Ev diyorum ev kurmaca, organ mafyasına çalışıyor bu kadın, şuan da içeride telefonla, onlarla konuşuyor. Etraftamızda yardım edeek kimse yok, birazdan beş-on kişi girecekler içeri, hiçbir yere kaçamayacağız kapana sıkıştırdılar bizi, uyandığımızda buzlu bir küvette böbreklerimiz alınmış bir vaziyette birbirimize bakacağız.

Erkan daha sözünü bitirmeden, Can titremeye başladı, benim mideme Mike Tyson yumruğu indi. ayakkabıları giyip kapıyı açmaya yöneldik ki Arzu geldi, kapının önüne geçti; "Hiçbir yere gitmek yok, oturun" dedi. Sadakatle bağlı olduğum o komutan sese bu sefer çocuklar da bağlılık yemini etti, neticede tıpış tıpış oturduk. Arzu bize masayı hazırladı rakıları koydu mezeleri dizdi, bir saatten fazla mide krampları eşliğinde sohbetimiz kapının çalmaması ve hiç kimsenin içeri girmemesi ile rahatlamaya başladı. Arzu meğer yeni boşanmış, eski kocasının engelleri yüzünden çocuğunu göremeyen yapayalnız ve çok mutsuz bir kadınmış. Bize içini döktü, ağladı, sarıldı, güldü, Can'ın dört beş kere boynunu öptü ama hep acıdan, hep üzüntüden öptü. Evden kovulmamıza yol açacak konuşmayı da Can'ın boynundaki öpücükleri kıskanan Erkan yaptı.

Erkan: Arzu sen çok sarhoş oldun galiba, şaşı şaşı bakıyorsun

Arzu: derhal evimi terk edin!

Vınnnnnnnnnnnnnnn.

-