INTERNET

sosyal medyada organ aramak doğru mu? değil mi?

Author

Konu Tiyatro sanatçısı Payidar Tüfekçioğlu’nun karaciğer nakline ihtiyaç duyduğu ciddi bir sağlık probleminin bulunması. Kendisine ve yakınlarına geçmiş olsun diyerek başlamak istiyorum.

Öncelikle ülkemizde organ ve doku nakilleri Sağlık Bakanlığının 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun ve Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerince yürütülüyor.

Kanunda;

Yaşayan kişilerden organ ve doku alınması konusunda: On sekiz yaşından küçüklerden organ alınamayacağı; Organ alınacak kişilerden iki şahit imzası ile muvafakat alınmasının ve bunun hekimce onaylanmasının zorunluluğu; Organ ve dokuyu alacak hekim tarafından Vericiye, uygun bir biçimde ve ayrıntıda organ ve doku alınmasının yaratabileceği tehlikeler ile, bunun tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçları hakkında bilgi vermek; Organ ve doku verenin, alıcıya sağlayacağı yararlar hakkında vericiyi aydınlatmak; Akli ve ruhi durumu itibariyle kendiliğinden karar verebilecek durumda olmayan kişilerin vermek istedikleri organ ve dokuları almayı reddetmek; Vericinin evli olması halinde birlikte yaşadığı eşinin, vericinin organ ve doku verme kararından haberi olup olmadığını araştırıp öğrenmek ve öğrendiğini bir tutanakla tespit etmek; Bedel veya başkaca çıkar karşılığı veya insancıl amaca uymayan bir düşünce ile verilmek istenen organ ve dokuların alınmasını reddetmek; Kan veya sıhri hısımlık veya yakın kişisel ilişkilerin mevcut olduğu durumlar ayrık olmak üzere, alıcının ve vericinin isimlerini açıklamamak; hususlarının zorunluluğu şart koşuluyor.

Yönetmelikte ise;

Canlıdan organ nakli; alıcının en az iki yıldan beri fiilen birlikte yaşadığı eşi ile dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dâhil) kan ve kayın hısımlarından yapılabileceği ayrıca Akraba dışı canlıdan organ nakli, naklin yapılacağı ilde oluşturulacak Etik Komisyonun verici ile alıcı arasında, yönetmeliğe ve diğer ilgili mevzuata aykırı herhangi bir hususun bulunmadığını ve etik açıdan organ bağışının uygunluğunu onaylaması ile gerçekleştirilecek akraba dışı kişilerden yapılacağı bunun içinde Etik Kurula; alıcı ve vericinin T.C. Kimlik Numarası,vericinin mümeyyiz olduğuna dair rapor, vericiden alınmış, en az iki tanıklı hekim onaylı muvafakat belgesi, verici ve alıcının hekim onaylı bilgilendirme formu, verici ve alıcının nâkile uygunluğunu bildiren sağlık raporu, alıcı ile vericinin yakınlığının nereden kaynaklandığını gösteren dilekçe ve mevcut ise ilgili belgeleri, alıcının ve vericinin gelir düzeyini gösteren beyanı, vericinin borcunun olup olmadığına dair beyanı, alıcının ve vericinin adres beyanı ve komisyonun gerekli görmesi halinde ilgili diğer belgeler ile başvurulmasının gerektiği belirtiliyor.

Etik Komisyon ise İl Sağlık Müdür Yardımcısı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, bir Psikiyatri Uzmanı, Kamu Hastanelerinde görev yapan bir tabip, Baronun görevlendireceği bir avukat, Valilikçe görevlendirilecek bir Sosyal Hizmet Uzmanından oluşuyor. Bu komisyon rutinde 15 günde bir kez acil durumlarda aynı gün içerisinde toplanarak akraba dışı canlıdan organ nakli başvurusunu karara bağlıyor. Komisyon kararı kesin ve bu karar olumlu olmadan nakil mümkün değil.

Bu konunun hukuki boyutu. Burada uzun uzun yazmak istemediğim konunun birde tıbbi boyutu var elbette. Bu konuda yazmak istediğim asıl şey ise konunun sosyal medya boyutu.

Tiyatro sanatçısı Payidar Tüfekçioğlu’nun arkadaşı Temmuz Karikutal tarafından

“SANAT CAMİASINA DUYRULUR!” başlığıyla, Payidar Tüfekçioğlu’nun karaciğer nakline ihtiyaç duyduğu, 0 ve A kan grubuna sahip ‘donör’ ler arandığı, özellikle “kan değil, karaciğer aranmaktadır” notu da düşülerek konunun ciddiyetine vurgunun yapıldığı duyuruyla sosyal medyada yine/yeni bir duyarlılık kampanyası daha başladı. Temmuz Karikutal arkadaşının içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için bir çözüm arayışı ile yaptığı duyuru benzer bir metinle başka bir arkadaşı tarafından da paylaşıldı. Sosyal medyanın duyarlarına ulaşan mesaj, her görenin bir tık uzağında duran duyar butonu! sayesinde hızla paylaşılmaya başlandı. Buraya kadar her şey normal görünüyor aslında.

Konu basitti. Canlıdan canlıya karaciğer nakli. Yani mesajı görenler arasında 0 veya A grubu kana sahip bir gönüllü donör, karaciğerinin bir kısmını ihtiyacı olan alıcıya verecek. Bu iyi niyetli girişim duyurusunda iletişim kanalı olarak cep telefonlarını veren iki arkadaşı cephesinde nasıl bir karşılık buldu bilmiyorum ama arka arkaya çeşitli düzeltme mesajları da geldi. Bu ikinci mesajda para karşılığı organını vermek isteyenlerin ve yapancıların aramaması, sanatçı ve tanıdıkların araması isteniyordu. İlk mesaj hızla yayılırken Temmuz Karikutal’ın düzeltme mesajı 10 retweette kaldı. Sosyal medya kendi dinamikleri olan bir yapı ve orada çok fazla hata yapma şansınız yok maalesef. Atılan ilk yardım çağrısı tanınmış simalarında kiminin üzerine bir şeyler yazarak, kiminin olduğu gibi paylaşarak, kiminin kopyala yapıştır yaparak yaptığı paylaşımlarla hızla yayılmaya devam etti elbette. İletişim telefonlarını veren ilk iki mesajın sahiplerinin isimlerinin silindiği ancak telefonlarının aynı kaldığı duyarlılık! mesajları bile gördüm.Ardından kaçınılmaz olarak olayın diğer sosyal medya platformlarına sıçraması, gazete ve televizyonların tamamına yakınının aynı metin farklı görsellerle bu mecralardan aldıkları bilgilerle olayı haberleştirmeleri! Yasal olarak alıcı ve vericinin kimliklerinin gizli kalması gereken böyle bir olayda zaten istismara ve bozulmaya çok açık olan bir alanı kullanmak ne kadar doğru? Ne kadar sonuç getirir?

Kafamdan birçok soru geçiyor. Hastanın durumu, aciliyeti, bir donörün bulunup bulunamadığı gibi. Birde sorulmayanı sorma içgüdüsü. Para karşılığı karaciğerini vermek için arayan birisi ile ne konuşuldu? Organ mafyası sosyal medyadan öğrendiği bu olay karşısında nasıl tavır aldı? Böyle bir mafya var mı gerçekten? Gönüllü olan birileri aradıysa, sonuçları hakkında hiç bilgisi var mıydı? Paylaşan duyarlılardan kaç tanesi konuyla ilgili bilgi edindi veya edinmeye çalıştı? Neden sadece “sanat camiasına duyrulur” ? Madem ki sadece tanıdıklar, tanıdıklara ulaşmanın başka yolu yok muydu? Mesajı paylaşan duyarlılar arasında kaç kişinin kan gurubu 0 veya A idi? Bu gurupta olanların toplam paylaşanlara ve arayanlara oranı neydi? A veya 0 gurubu kana sahip bir duyarlı retweetlerken neler hissediyordu? Fazla duyarlılık karaciğere zararlı mı?

Kafamda bu sorularla oldukça kaotik bir ruh hali içerisindeyim. Bir sonraki duyarlılık yarışının nerelere varacağını düşünüyorum. Hep beraber göreceğiz artık. Duyarlıyım, Duyarlısın, Duyarlı…

sosyal medyada organ aramak doğru mu? değil mi?