SAĞLIK VE GÜZELLIK

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Author

Çağımızın en yaygın hastalıklarından birisi olan bel fıtığı, genç-yaşlı birçok insanın hayatını cehenneme çeviriyor. Peki nedir bu bel fıtığı?

Bel fıtığı, omurgalar arasındaki kıkırdağın aşırı zorlama nedeniyle yerinden kayarak omurilik kanalı içine doğru girmesi, bacaklara gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluşan bir hastalıktır. 

Tedavisi ve yaşam koşullarının dışında olayın bir de psikolojik boyutu var. Bilmeyenlerin fikir dahi yürütemeyeceği acılar yaşarken psikolojik bir savaşın da içinde bulursunuz kendinizi...

Sizi çok iyi anlıyoruz, yalnız değilsiniz :)

 Yaşadığınız acıyı tarif bile edemezsiniz.

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Fıtığın durumuna göre bazen belinizde bazen kalçanızda bazen de bacaktan ayağa doğru inen bir sızı şeklinde hissettiğiniz ve bir an olsun fasıla vermeyen ilginç sinirsel acıyla başa çıkmak zorunda kalırsınız.

Sürekli tedirginlik hali 

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Günlük hayatınızda basit şeyler bile yaparken 'acaba canım yanacak mı?' sorusu aklınızdan hiç çıkmaz.

Karamsarlık

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Ağrıların şiddetlendiği akut dönemlerinde 'hep böyle mi olacak?' sorusu içinizin derin bir karamsarlığın kaplamasına sebep olur. Merak etmeyin ilk günler çok zor geçiyor ama sürekli aynı şiddetle devam etmiyor ağrılar...

Kıskançlık

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Bel fıtığı dış etkenlere bağlı olabildiği gibi vücudunuzun bu hastalığa yatkın olması sebebiyle de ortaya çıkabiliyor. Siz ne kadar dikkat ederseniz edin, bu sıkıntıdan kurtulamazken; başkalarının çok riskli hareketler yapması, aşırı kilo alması kısacası bu hastalığa davetiye çıkaracak her şeyi yapmasına rağmen, bu durumun sizin başınıza gelmesinden dolayı onları kıskanmanıza engel olamazsınız.

Getirdiği sorumluluklar

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Eğer bel fıtığı hastasıysanız, bunun asla tamamen geçmeyeceğini kabullenip onunla yaşamayı öğrenmek zorundasınız. Bu da ani hareketlerden kaçınmak, belinizi mutlak suretle sıcak tutmak, asla ağır ve dengesiz yük kaldırmamak, kilo almamak hatta olabildiğince zayıf olmak ve spor yaparak kasları güçlü tutmak gibi sorumlulukları beraberinde getiriyor.

Toplumun bakış açısı

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Aslında bel fıtığının en can sıkıcı tarafı; neredeyse herkesin bu hastalıkla ilgili doğru ya da yanlış söyleyebilecek 3-5 cümlesinin olmasıdır. En cahilinden en eğitimlisine kadar, tedavi şekilleri ile ilgili mutlaka bilgi sahibidirler ve size sürekli tavsiyeler verip dururlar. Sanki siz hiç bilmiyor ve araştırmıyormuşsunuz gibi !!!

Tedavi yöntemleri

Her hasta için aynı olmamakla birlikte tıbben; ilaç tedavisi, fizik tedavi ve cerrahi operasyon olmak üzere 3 tedavi yöntemi vardır. Geleneksel yöntemleri de hesaba katarsak; bel çekmek, ayaklarından tavana asmak, balık bağlamak, asfalt bağlamak, türlü çeşit masaj, bitkisel yağlar, kupa çekmek, bele odunla vurmak :) gibi onlarca garip tedavi yöntemi karşımıza çıkar ve işin ilginç tarafı bu geleneksel tedavilerden şifa bulduğunu söyleyen insanların sayısı hiç de azımsanacak boyutta değildir. Ama yine de, siz siz olun, ehil olamayan kişilere herhangi bir müdahale yaptırmayın. 

Kabullenmek

Yalnız Değilsin! Sadece Bel Fıtığı Olanların Anlayabileceği Can Sıkıcı Durumlar

Bel fıtığı hastalığının kesin bir çözümü yoktur ve hiçbir zaman tam olarak geçmez. Bir süre sonra bunu kabullenip, bel fıtığı ile yaşamaya alışmamız ve huyuna gitmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Her insanın farklı farklı dertleri, sıkıntıları olduğunu düşünürsek; durumu kabullenmek ve hayatınıza devam etmek dışında mantıklı bir seçenek yok. Umalım ki tıp bu hastalığa kesin ve kalıcı bir çözüm bulsun.

 Tüm bel fıtığı hastalarına ağrısız ve huzurlu günler dilerim...