MÜZIK

Amerikan müfettişine Beethoven çalan köy çocukları

Author

Başlık çok güzel… içeriğin tam olarak konusunu yansıtacak bir durumu anlatan bir başlık. Köy Enstitüleri, Türkiye’nin zamanında umudunu bağladığı bir sistemdi. Cumhuriyet, ‘kimsesizlerin’ kimsesidir lafını tam olarak belirten bu sistem içerisinden emekçi topluma gönül veren birçok kişi çıktı. İçeriğin konusu Kaz Dağları’nda Türk kültürüne dair müze oluşturan ve bunu sergileyen Alibey Kudar’ın anılarında yer alan bir hatıraya dayanıyor ve enstitülerdeki çocukların genel kültür ve sanat eğitimine yönelik güzel bir örnek oluşturuyor. Enstitülere yönelik karalamaların başladığı vakite yakın günleri, enstitüde öğrenci olan Kudar şöyle anlatıyor:

Amerikan müfettişine Beethoven çalan köy çocukları

''Son sınıfa geçtiğimiz 1952-1953 yılı yazında arkadaşların yarısı izindeydi ve ben öğrenci başkanı seçilmiştim. Okulda ciddi bir hareketlilik vardı. Meğer Amerikalılar Köy Enstitülerini kapatmak için 21 Köy Enstitüsü bölgesine dağılmışlar. Bunlardan ''Maske'' isimli bir profesör de bizim okula geleceklermiş dediler ve geldi. Okul teftişi öğrencilere bırakıldığından müzik bölümü de bana düşmüştü. Amerikalı Profesörün gözü mandolinlere takıldı. ''Bunları köy çocukları çalıyor mu?'' dedikten sonra spor sahasında gezinen arkadaşları çağırıp bir müzik dersi düzeni kurdum ve birer parça çaldıktan sonra onlar çıktı. Kapalı dolabı açtırdığında da 15 kadar kemanı gördü ve ''Peki bunları da köy çocukları mı çalıyor?'' dedi. 4-5 arkadaşla kemanları elimize aldığımızda ben; ''köy çocukları size bir şey sorabilir mi?'' dedim. O da ''sorun'' dedi. ''Beethoven'den mı, Mozart'tan mı, Chopin'den mi yoksa Schubert'ten mi çalmamızı istersiniz'' dediğimde şaşırdı ve ''ne diyor bunlar'' dedi. Bunun üzerine birer parça çaldık. Ben ise bununla yetinmeyip ona ''Biz metodik çalışıyoruz. Arzu ederseniz size bir oda müziği konseri vermek istiyoruz'' dedim ve Vivaldi'nin La Minör Konçertosunun notasını önüne koyduktan sonra konsere başladık. Kıpkırmızı olup yönünü bizden öteye döndü ve sol koluyla yüzünü saklayıp kol altından bizi izledi''

Amerikan müfettişini kolunun ardında saklanarak utandıran öğrencileri oluşturan zihniyet bugün maalesef yaşamıyor. Eski ve güzel Türkiye’den bu anı kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet’in hangi ruh üzerine kurulduğunu ise özetleyen güzel bir hatıra özelliği taşıyor. 

23.01.2018