EĞLENCE

Korsan Taksi diye ünlü futbolcunun Porsche'una binmek

Author
Korsan Taksi diye ünlü futbolcunun Porsche'una binmek

Üniversitede ikinci senemizdi Çağla üniveristedeki tek ve has bestfriendim. Öyle ki ciddi manada yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Öğrenci idik paramız olmazdı akşamdan "kanka ben yarın 5Tl eklicem üzerini sen ekle" falan diye hesap kitap yapıp ortak sigara alırdık. Yemeğimizi bölüşürdük. Birimiz okula gitmezse diğerimiz de gitmezdi nerdeyse. Öyleki son dakika bişey oldu birimiz gitmedik mesela hocalar bir diğerine gelmeyeni sorardı "hayırdır ekürin nerde?" falan diye. Kızla erkek hiç kanka olur mu demeyin cidden oluyor. Gerçi bizi manita sananlar da çoktu hocalardan tut kantincisine, zerre muhattap olma gereği duymadığımız diğer sınıf arkadaşlarımıza kadar. Haklılar iki karşı cins anca bu kadar iyi anlaşıp sevişmez yani. Ama hiç birbirimize o gözle bakmadık. Kız kardeşim olsa anca o kadar severdim belki. Aramızdan su sızmaz yatak muhabbetlerime kadar ilk ona anlatırdım. Hoş hep içinde sinsi bir görümce vardı kızlardan ayırırdı beni. Ben de onun olası boyfriendlerine ilk fırsatta aduketi basardım zaten. Dedim ya kardeş gibi.

Herneyse Çağla'yla inanılmaz sosyal bir üniversite hayatı yaşadık. Clublar, partiler, içmeler, sızmalar, birbirimizde uyanmalar, hatta bazen tanımadığımız spontane yerlerde uyanmalar ya da hiç uyumayıp dışarda sabahlamalar...

Ailelerimiz de tanırdı bir diğerini. Annesiyle de aram inanılmaz iyidir adeta ikinci annem. Bana öyle güvenirdi ki kızını gözü kapalı emanet ederdi Yeşim abla.

Bir gün okey oynamaya diye Çağla'larda toplandık ben, annesi, kardeşi falan. Her neyse saat ilerledi falan bizi şeytan dürttü "Hadi kanka Taksime çıkalım".

Yeşim abla çok anlayışlıdır genç kafa bir kadın direk verdi gazı "Çıkın tabi bir daha mı genç olacaksınız? Çağla sana emanet" falan bi baktım Çağla hazırlanıyor bile kendimizi Taksim yolunda bulduk. İstanbul trafiğini bilirsiniz zar zor anadoludan Taksime vardık Asmalı'ya yürüyoruz. Caddede tuhaf tuhaf tipler, kostümler makyajlar falan meğer cadılar bayramıymış o kadar her hafta cluba çıkan adamız ama gevur adetiyle de alakamız yok. Haftaiçi ama mekanlar tıklım tıklım. Kaşını yaran, ağzından makyajla kan damlatan Taksime damlamış.

Her neyse Asmalı'da bir shot bara oturduk baktık kampanya yapmış şerefsizler 30 shot bayağı sudan ucuz, söyledik. Çağla shotın Ş sinden anlamaz 1 bira içsin yetiyor kıza ikinciyi içse "midem bulanıyor" diye başlar ağlamaya boğazına parmak atıp kafasını tutarak yönlendirip kusmuğuyla asfalta adımızı yazarım öyle bir kız.

Shotların %90 ını ben içtim yani. Kafam acayip dönüyor böyle.

Biz o kafayla gaza geldik abi "Gece yeni başlıyor burada bitmeyecek!". Pera'da bir mekana attık kendimizi şimdi kapandı ama isim vermiyim yine de. Kapıda herkes kostümlü suratında makyajlı falan bi biz insanız zombisinden tut, ayısına, supermenine kadar var. Neyse ki vestiyere bir tane makyöz getirmişler 20 TL'ye suratına bişeyler çiziyo falan dedik içerde sırıtmayalım oturdum koltuğa. Surat bembayaz, gözler, ağız simsiyah saçma sapan bir makyaj yaptı Taş Devri çizgi filmindeki mağarada yaşayan korkunç ailenin babasına benziyorum bi kulağımda tıpalarım eksik. Sıra Çağla'ya geldi ben ne kadar iğrenç olduysam artık kız "Bana doğru düzgün şöyle seksi birşeyler yapalım" dedi. Çağlayı da radyoaktife maruz kalmış hemşire yaptı göya makyöz anlatamam ama anca mu kadar seksi olmaz yani "seksi birşeyler olsun" diye sipariş edilen bir makyaj.

İçeriye geçtik gece başladı dans ediyoruz takılıyoruz bayağı geçti Çağla'yla kuşlarımız birbirine kalkmaz ama malum iki karşı cins beraber falan birbirimizin kısmetini kapatıyoruz adeta elalem sevgili sanıyordur bir şey düşürmemiz imkansız ki zaten Çağla bana emanet birşey düşse Çağlayı evine bırakıp sonra ordan ben eve geçmem lazım bilmem ne düşse de o kişi yolda başkasına düşer ya da anadoluya geçip tekrar avrupaya benim eve geçmekten tansiyonu düşer zaten kızın. İşler kesat yani. Belki de yüzümüzdeki makyajdandı bayağı bir sonra kendimi aynada görünce korkmuştum çünkü.

"Hadi gidelim" dedik eşyaları topluyoruz falan bi baktım kapı açıldı bir yerden kuzenim olan ama hala neyimin nesi bilmediğim bir akrabam girdi içeri Dilek yanında arkadaş grubuyla. Dilekle aynı lisede okuduk kuzen olduğumuzu da orda öğrendik belki de değilizdir soyadımız aynı sadece. Neyse selamlaştık bilmem ne Dilek "Aaa gidiyor musunuz kalsanıza" dedi. Biz de zaten bir yanımız git diyor diğer yanımız kal öyleyiz Çağlayla birbirimize baktık direk tamam kalalım dedik. Eşyaları bizim standtan aldık o arada Dilekler yerleşti falan onların standa geçicez toplu takılcaz. Dileklerin oralar karışık birileri birileriyle selamlaşıyor tokalaşıyor falan o kargaşada Çağlanın çantayı bir standın kancasına tutturdum. Selamlaşma merasimine katıldım tanımadığım bir ton insana "Merhaba kardeşim ben Dilek'in kuzeni" diye tanıttım kendimi. Kalabalığın içinde biriyle sohbet, muhabbet, kaynaşma, dans falan derken girdik ortama. Garson geldi "Pardon burası rezerve" dedi bana. Ben de "Kuzenim oluyor beraberiz" diye cevapladım. Garson "Aaa öyle mi? Var mı isteğiniz?" diye yağ çekmeye başladı birden. Zaten shotla başlamışım şuanki mekanda da kendi standımızda içmişim bir ton kafam dolu "Şuanlık yok kardeşim teşk" dedim yolladım dansa devam. Çağlayla bir yandan dans edip bir yandan Dilek'in arkadaşlarından biri sandığım ve standına Çağla'nın çantasını astığım ve az önce "Merhaba kardeşim ben Dilek'in kuzeni" diye kendimi tanıttığım adamla niye herkes tek tek fotoğraf çektiriyor ki acaba diye düşünüyorum içimden. O sıralar twitter fenomenlerini çok müthiş birşeymiş sanki gibi görüp fotoğraf çektirmek modaydı dedim heralde saçma sapan bir twitter fenosu. Kafamdan bunlar geçerken Çağla "Hadi biz de fotoğraf çektirelim" dedi. Ben kim ki o ne gerek var falan derken isim vermiyim atıyorum "Oğlum futbolcuymuş o Akşemsettin Akgezen tanımıyon mu Game of Thrones ta forvet dedi. Futbolla zerre alakam yoktur. Ama adamların adlarını illaki bir şekilde duyuyorsun yani. Ben de bir aydınlanma "Aaaaa bu o muymuş" cümlem bitmeden adamın yanına varıp "Abi kusura bakma kafam uçuk ben az önce seni tanımadım merhaba kardeşim dedim" falan diyorum. Bu meğersem Dilek'in arkadaşı değil yan standıymış garson da ondan bana rezerve demiş ve beni onun kuzeni sandı diye yağ çekmiş aq. Neyse yanlış tanışmayı alkol kafasıyla gidip öyle saçma sapan açıkladım adama. Şuan düşünüyorum adam suratımda saçma sapan bi makyaj, ben sana kardeşim dedim ama sen futbolcuymuşsun diye birşeyler anlatan zil zurna sarhoş bi lavuk "alın bunu kusacak bu" demiştir içinden rezalet.

Doğru standa Dileklerin yanına geçtik gece ilerliyor herkes iyice sarhoş oldu kucak dansları sürtünmeler, arkadaşça dans eden bi Çağlayla ben. Bi baktık Dilek'in gerçekten arkadaşı olan Ezgi'ye Akşemsettin Akgezen sürtüyo. Kız üniversiteye şehir dışından yeni gelmiş birinci sınıf ve toy. Allahın köyünde muhtardan başka erkek görmemiştir belki yanıyor yani ilk gördüğüne verecek ve o kişi futbolcu olacak gibi duruyor yani açılışı bayağı bir klas olacak kızın. Dilek'in erkek arkadaşı bizim mahallenin çocuğu yani delikanlıdır başladı "Yok benim yanımdan kimse kız götüremez" diye olay çıkarmaya Ezgi'yi çekiştirmeye falan. Ben de o mahallenin çocuğuyum ama kız zerre umrum değil tanımam etmem banane aq. Zaten bizim semtin en geniş adamı da benimdir eminim hatta iddaa ediyorum herkes de söyler. Nasıl umrumda değil anlatamam. Olaylı bir şekilde mekanın kapısına çıktık. Dilek sevgilisini yatıştırmaya çalışıyor Ezgi alev alev "Bırakın beni gidicem" falan diyor. Rezil oluyoruz kapıda. Olaya el atma ihtiyacı duydum bananeyse amk. Dedim Sezer (O da dileğin arkadaşlarından biri) sen Dilek'le sevgilisini al git Ezgi bende biz Çağlayla Ezgiyi eve bırakırız sonra da Çağla'yı bırakırım ben merak etme problem yok bende" falan okeyleştik yolladım bunları Ezgi, Çağla, ben kaldık kapıda. Ezgi'ye nerde oturuyorsun dedim beni "mahalleden bir abi bekliyor babamın arkadaşı babam yolladı korsan taksi siz de gelin güvenmiyorum tam gece geç oldu beni yalnız bırakmayın ordan da siz gidersiniz" dedi. Tamam dedik. Bir adam geldi kapıya yarma bişey böyle. "Ezgi hanım siz misiniz?" dedi Ezgi'ye "Evet benim" dedi Ezgi. Adam önde biz arkada yürüyoruz. Yürüdük yürüdük adam bir Porsche'nin kapılarını açtı bize falan ben öne oturdum kızlar arkaya "Vay amk kızı nasıl bir semtte oturuyorsa korsan taksiye bak Porsche diyorum içimden.

Işıklarda durduk. Hani bana baksana bi gibilerden yalancı bir öksürük vardır ya "öhö öhö" Çağla öyle yaptı arkama döndüm. Benim arkamda Ezgi, şöförün arkasında Akşemsettin Akgezen, ortada Çağla. Hiç arkaya bakmamıştım biri var mı diye. O fotoğrafı görünce gözümde şimşekler çaktı. Adamın arabasına binmişiz bizi eve atıyor aq. O an kendimi geçtim keşke beni yapsa yani "Ulan çağla bakire bana emanet ben Yeşim ablaya ne derim" diye düşünüyorum. Birden "Bi dakika ya bi dakika noluyo nereye götürüyorsunuz bizi!?" diye tecavüze uğramak üzere olan Pelinsu çıktı içimden. İmdat diye bağırmam an meselesi Çağla korku dolu gözlerle bana bakıyor. "Bir yere gitmiyoruz kardeşim bize geçiyoruz geceye bizde devam edicez" dedi Akgezen. Oldu aq çok rahatladım ulan zaten korktuğum cevap bu. "Yok abi biz gelmiyoruz, ben bilmiyordum, haberimiz yoktu, bilsem binmezdim, korsan taksi sandım" falan diziyorum. Adam ne salak çocuk bu demiştir haklı. Işıklarda duruyoruz hala kapıyı açtım bir ayağım dışarda bir ayağım içerde inmiyorum insem basar giderler Çağla içerde önce Çağla'nın inmesi lazım yani. Benim sağ ayak asfaltta sanki araba gitmeye kalksa bisiklet ya ayağımı sürtüp arabayı durdurcam öyle karar verdim o an. Dışardan eminim taş devrindeki ayakları alttan yürütmeli araba gibi görünüyorumdur o sıra zaten suratımda da ordaki korkunç adamın makyajı al işte sana cosplay aq. Ezgi arkamda omzumu tutuyor inmiyim diye zaten Çağla inmeden inmem "Ezgi in hadi Çağla'da insin gidelim diyorum. Kız hem gitmek istiyor hem bizi bırakmıyor. Belki de hem kendi hem yanında bir kız götürecek diye anlaştı çünkü yarma gibi olan şöför de var arabada illa biz de gidecekmişiz. Ben de bu hikayedeki pezevenk oluyorum anlaşılan olaya bak. Bir 15 dakika trafikte öyle benim ayak dışarda Ezgi'yle birbirimizi ikna etmeye çalışarak geçti. Çağla her Ezgi'nin cümleden sonra "Olmaz kanka eve gitmemiz lazım" diyor. "Bi sus amk sen olur desen de olmaz bana emanetsin" dedim Akgezen konuştu; "Hadi ama Ezgi senle mi uğraşıcam" bak bak lafa bak ben nasıl gaza geldiysem "Aynen amk kaç yaşında adamsın düşürdüğün kıza bak puh" dedim. Ağzıma sıçacaklar haberim yok.

Neyse Ezgi indi Çağla çıktı arabadan ben de indim. Ezgi peyniri milli olmaya arabaya geri bindi gitti Çağla'yla ben şok. Bir baktım hava soğuk meğer montları vestiyerde unutmuşuz mekana geri döndük montları almaya diye mekan coşmuş bizim sevdiğimiz havalar çalıyor. Piste attık kendimizi dans ettik Ezgi gram umrumuzda değil banane zaten kendi bedeni kendi kararı.

Bu gece öyle bitti ertesi gün Ezgi Dilek'ten numaramı istemiş telaşlı telaşlı Dilek de dur wp grubu açayım demiş bizi gruba aldı gecenin kritiği dönecek yandık resmen emanete ihanet eden ben Ezgi'yi yaban ellere bırakmam konusunda ifşa olucam da "banane aq bana mı güvendiniz" yapmak geldi whatsapp grubunun ismini içimden. Hakettiler. Telefon çaldı Ezgi; "Selam naber ben Ezgi dün gece için sağol uğraştırdım kusura bakma nolur" falan "bak sana kimi vericem" dedi ve Akgezen;

"Merhaba kardeşim dün gece için kusura bakma aramızda kalacak dimi? diye yağ çekiyor. Sanıyor ki basına haber edicem. Keşke etseydim lan harbi belki para akardı ama iyi çocuğuz ya "Yok be abi saçmalama sen kusura bakma çok sarhoştum yanlışım olduysa. Tabi ki aramızda hiç çekinme" dedim olay tatlıya bağlandı.

Whatsapp grubunda geceyi konuştuk sonra muhabbet muhabbeti açtı dün gece sesten tanışamamıştık Dilek'in arkadaşlarıyla böyle saçma sapan tanışma muhabbetleri dönüyor. Ezgi benim makyajsız halimi görmüş. Bakmış ki dün geceki korkunç çocuktan eser yok. Bana yürüyor "Aaa sen çok tatlıymışsın niye dün makyaj yaptın ki?" diye. Alt metinde "Tüh kaçırmışım gül gibi çocuğu" diyor duyuyoruz hepimiz de çaktırmadan yanlıyor işte belki düşer umudu. Ben de grupta kız bana yürüyor ya havalanmışım falan of of. Derken Çağla gruba "Pardon da sen dün bizim yanımızdan gittin adama verdin utanmıyor musun kardeşime yazmaya!" demesin mi? Birden ortam soğudu Sezer "Uuuuuf be yürü be Çağla be!" falan gazlıyor. Çağla da dünden razı zaten görümceliğe aynı ben. Birbirimizin sevgilisi olsa birbirimizle böyle görüşemeyiz diye alttan tırsıyoruz ikimiz de ilk fırsatta nakavt ediyoruz adayları.

Çağla be kardeşim be!

Bu arada bu hikayeyi yazmama ve buraya üye olmama sebep facebookta önüme düşen "Kamil Koç servisi sanıp BMW'ye binmek" adlı hikaye.

O da ne ki! Ben korsan Taksi diye Porsche'ye bindim.

Bu ve bu gibi hikayeler çok bende takipte kalın arada anlatıcam.

Öptüm herkese selamlar :)