DÜNYA

Koltuk değnekli kurban

Author

Geçen yıl ki kurbanlığı hiç unutamayacağım. Belki de ölüp giderken onun görüntüsünü zihnimde görürüm. Kimbilir… Kendisi huysuz bir hayvancağızdı. Arkadaşlarına attığı boynuz darbeleriyle onları kendisinden bezdirmiş ayrık otu misaliydi. Sanırım en son satın alınan hayvan oydu.Kesilmek için ayakları bağlanıp yere yatırıldığında ise hemen yanındaki otu yemeye çalışıyordu. Ölümün kıyısında bekleyen bizler acaba bizim gözlerimiz hangi yeşilliklere takılı kalacak ?

Geçen hafta sonu otobüste bir kaza gördüm. Daha doğrusu kaza bilincime çarptı. Yaşlı bir amcaya araba çarpmıştı. Ölü bedeni yerde, belki bir ömür boyu onu taşıyan koltuk değnekleri ise hemen yanında yatıyordu. Üzeri bir gazete ile kapatılmıştı. Sanki utanılacak bir suç işlemiş gibi . Önümdeki ekranda ise kahramanımız çoktan onlarca kişiyi tepelemişti. Hiçbirinin üzerine Newyork Times örtmek aklına gelmemişti. Ölümün üzerini de gazeteyle kapatabilir miyiz acaba ? Hadi gazete olmadı , hani gazete başlığı gibi yuvarlak cümleler verelim. Öldüğümüzde koltuk değneklerimiz düşmeyecek mi ? Gerçekten ölümlü olduğunu idrak eden insan şu an yaşadığı şekliyle yaşamaya devam edebilir mi ?

Koyun , bakın adını söylemiyorum çünkü ben ona bir ad verinceye kadar onun adı olmayacaktı. Olsa da kendi adını hiç bilemeyecekti. O bütün görevini tamamladı. Bedenini de aldığı dünyaya teslim etti. Hayvanların yenilmesinin üzücü olduğunu düşünülebilir. Hatta yenilmeyebilirler de. Peki bitkileri ne yapacağız? Bahçemdeki zeytinin bilincinin olmadığını mı sanıyoruz ? Ya da havada gezen bakterilerin? Bir insanı hasta eden mikroplar yaşamak istemiyorlar mı ? Tek başına uzun yaşam ne fayda sağlar ? Her can sahibi gibi biz de bedenimizi terk edince bedenimizi oluşturan her zerre dünyaya geri dönecek. Belki de asıl soru şu olacak: Aldığımızdan çoğunu verebildik mi?

Bir gün geri döndüğümde bir şey için özellikle bir şey için teşekkür etmeyi çok istiyorum: Merhamet. Merhamet edelim. Edelim derken hayatımızı gözden geçirelim. İçimizde yaşadığımızı zannettiğimiz merhamet ne kadar eyleme dönüşüyor ? Bir çocuğu doyurmaktan bahsetmiyorum o çocuğa zulmedenlerin karşısında hangi eylemde bulunuyoruz? Ama hiç değilse merhameti hissedelim. Ölmekten zor olan tek şey yaşayakalmaktır. Merhamet bizi hayata döndürecek, lütfen ona sıkıya tutunun ve hiç bırakmayın.