DIĞER

Talking to myself-10.01.2018

Author

Çok düşünüp durmaktansa yazmanın iyi geleceği sonucunu İstanbul’da fal baktırdığım tarotçunun bir şeyler içinden çıkmalı resim seni kesmiyor demesinden doğdu. Yazma fikri zaman zaman gündeme gelsede klavye ve el yazım düşünce hızıma yetişemediğinden eyleme dönüştüremiyordum. Şimdi tanımadığım birinin bunu söylemesi cesaret verdi. Ne anlatılabilirdi bir yazıda hele de benim gibi mükemmelliyetçi birisi için karar vermek zor oldu. Bende günlük yaşamda sürekli yaptığım kendimle olan konuşmalarımı bana da iyi geleceği düşüncesi ve belki aynı durumda olan kişiler var ise kendilerini yalnız hissetmesinler diye yazmaya karar verdim. Bir saat önce çalıştığım iş yerindeki amirle bir kavga sahnesi belirdi zihnimde.“Ekip arkadaşlarımla koridorda sohbet ederken birinin bana senin saçlarında çok yağlı demesi ile birden sinirlendim ve gırtlağına sarılıp onu duvara yasladım ve tehditkar cümlelerle sövmeye başladım. Hatta kolundan tutup odasına götürdüm otur yerine dedim ve senin kirli çamaşırlarını biliyorum.” Şimdi bu hayalin çıkış noktası ne olabilir bilmiyorum. Genelde gün içerisinde yaşadıklarım veya aşırı duygular ile baş gösterirdi. Yaşattığı duygu tabiki öfke. Günlük yaşamda yapamadığım veya duygu olarak ortaya çıkaramadıklarımın bir yansıması olarak yorumlarım hep. Terapistim ile konuşuyorum evde odamda. Antreman niteliğinde. Bir sonraki randevunun provası gibi. Fark ettim ki nasıl hazırlık yaptıysam seansta da aynı şeyleri söylüyorum. Buda asıl konuşulması gerekenleri saklamama neden oluyor. 2 sene sürmesine şaşmamalı. Evet odamdayım ve başladım kendimle seansa.“İçim rengarenk benim(perdelerimden esinlendim galiba). Son zamanlarda yaşadığım olayları paylaştığımda insanların bundan beslendiğini düşünüyorum. Paylaştıkça artan azalanlar ile ilgili klasik cümleyi duymuşsundur. Buna artık inanmıyorum. Dert anlatınca azalmıyor neşe paylaşılınca artmıyor. Tam tersi. Negatif duygular artmaya pozitif duydular azalmaya meyilli. Bu nedenle kişilerin benden beslendiğinden şüpheleniyorum. Neşeli keyifli biriyim ama içimden coşku ile bir anı yaşamak can sıkıyor. Doyasıya bir şeyler anlatabileceğim enerjimi sömürmeyecek yargılamayacak akıl vermeyecek biri neden yok. Varda ben mi beceremiyorum. Yok yok kelimeler çok değerli artık enerjide öyle. Az paylaşıma boyamalarımı da ekliyorum. Onları bir kutuya koydum ve kaldırdım. Boyama, resim, taş boyama, portre yapmak, hobi vs. kelimelerinin anlamları şu iki sene zarfında değişti.”Terapistim her zamanki gibi bana cevap vermedi odamda öylece oturdu ve beni dinledi.