DIĞER

Acıyı Sev. Yeşili Koru.

Author

Bazen öfkeleniyorum geçtiğim yollara ve kendime. Hep bir fedakarlıkla geçti insan ilişkilerim. Hep en çok veren, kendinden veren bendim. Canım annemden geçmiş herhalde, birgün uzaktan bakabildiğimde farkettim yaptığım tüm fedakarlıkları. Hayatımda kimsenin güvenini yarı yolda bırakmadım. Dostluklarımda da böyle. Tek yönlü bakmayın lütfen olaylara. Hep huzur için savaştım. Sonra öğrendim ki huzur için savaşılmazmış. Huzur.. Adı üstünde.. Huzur kendiliğinden gelir, huzur senin hayatına kendi girer. Yoğun çaba ve zorlayarak alınan huzur kalıcı değilmiş meğer. Hatta huzur dediğin şey de değilmiş o. Akışına bırakmayı öğrendim huzuru... Kendiliğinden o seni buluyor nasılsa...

Hayatta çektiğimiz acılara geleyim biraz, öyle büyük acılar, ölümler, savaşlar gördüğümü söyleyemem kendi adıma. Manevi, içsel acılardı belki de yaşadıklarım. Nihayetinde herkesin verdiği çabalar, çektiği acılar var. Adını acı diye adlandırmam sizde karın ağrısı yaratmasın. Sizi düzenli bir biçimde mutsuz ve huzursuz eden şey acı. Budizm felsefesine göre, hatta daha doğrusu Buddha'nın söylediğine göre acıyı sevmeliyiz.

Acı da sevilir mi yahu? Keyif mi alacağız bir de bundan demeyin.

Dinleyin..

Can alıcı bir cümle oldu dikkatinizi çektiysem devam edebilirim :)

Acıyı Sev. Yeşili Koru.

Hayatımızda belli seviyeler var. Bu seviyeler bizim kişisel gelişimimizle doğru orantılı. Yaşadığımız acılar, sıkıntılar bizi hayatımızın bir sonraki evresine hazırlıyor. Bizi üzen ve yoran herşey aslında bakış açımızı ve farkındalığımızı geliştiriyor. O anlar geldiğinde, mevcut sürece bu düşünce ile yaklaşabilirsek, aslında yaşantımızdan ders çıkarıp, devamını güzel şekillendirebiliriz.

Üzüldüğünüz zamanlar bir düşünün ne hissediyorsunuz?

Evet üzgünsünüz anlaşılıyor zaten, öyle demiyorum ama.

Gerçekten ne hissediyorsunuz?

Ne oldu da olaylar bu noktaya geldi?

Ne oldu da üzüldünüz?

Bunun için yapabileceğiniz, bu durumu düzeltmek için yapabileceğiniz birşey var mı?

Peki sizi üzen bu durum bittiğinde ne hissedeceksiniz? Ondan sonra yolunuza nasıl devam edeceksiniz?

Bu yaşadığınız acıların sizi olgunlaştırması işte. Bundan sonra daha farklı olacak. Yine acılar olacak elbet, yine keyifsiz dönemler geçireceksiniz. Hayat bu hareket halinde, her gün farklı, her gün yeni, şartlar her gün başka, insanlar her gün başka, düşünceleriniz bile başka. Ama hiçbir zaman olaylara yaklaşımınız aynı olmayacak. Dolayısıyla üzülme eşiğiniz de yükselecek. Her gün daha da büyüdünüz. Acıyla olgunlaştınız.

O yüzden hayatı suçlamayı bırakın. Acıyı sevin. Yeşili koruyun. Huzurunuz yeşilde. Yeşil de hayatın içinde. Kendinize düşünmek için alanlar yaratın. Doğa içinde olsun bu alanlar. Huzur olsun. Sizi seven ve sevilmeyi hak ettiğinizi hissettiren, sizin için savaşan insanlar olsun yanınızda. Bozulmayacak dostluklar olsun. Birlikte güzel bir manzaraya bakın. Ve yarına umutla bakın...

Küsmeyin acılarınıza. Onları da sevin. Yeşili de. Sizi sevenleri de.

Gerisi Sizde.

Öptüm...

Acıyı Sev. Yeşili Koru.

Yazının Orjinali: www.kubrakacmaz.com