HIKAYE

Aşk işleri: Platonum

Author

Selam kardeşlerim! 

Herkesin yaşadığı platonik durumların belki de en güzelini ve en divanesini yaşadım ben daha sonradan kendisine epey duygularımı belli ettiğim için pişman oldum ama kabul. Ona olan bu divane duyguları iki yıl sonra bırakır gibi oldum ve bir ay bile geçmeden ilk sevgilim olacak akıl yoksunuyla tanıştım ve tam her şey iyi mi ne, derken yine hüsran moduna geçtim. Yani bu kardeşiniz yine acılara yuvarlandı ama ayağa kalktı. (Hala adını duydukça gözlerimin daldığı platoniğime Platon diyerek anlatayım)

Hayatımın en güzel yılı dediğim yıl olan 2015'e dönelim ortak bir arkadaşım vasıtasıyla Platonumla tanıştım. Kaç yaşında insanım bakın bu kadar etkinlendiğim bir insan karşıma hala çıkmadı. Konuşması, gülüşü, tevazusu sanki Allahın lütfu gibi göründü Platon gözüme.

Başarılıydı, zekiydi, edepli biriydi yeni tanıştığı insana cıvık davrananları hiç sevmem kendisi bunlardan çok uzaktı. Ben kendisini ilk gördüğüm o günden sonra tam dört ay sonra gördüm ama o dört ay boyunca neler yaptım neler. Her gün facebook profiline girdim bakın her gün diyorum. Baktım baktım baktım.. Google'da bakmadığım site kalmadı. Kimdir? Neleri sever? Yazdığı bir blog var mı? Kısaca tanımak istedim. Zira kendisiyle üç dört saat oturmuştum ama akıl öyle bir gitmişti ki bana kibarca benden ümidi kessin diyene kadar o akıl yerine oturmadı. O lafları demesi de bir buçuk yılı aldı ve o geçen zamanda her gün o facebook profiline baktım. Özledim. Toplamda görüşmüşüz dört en fazla beş kez ama gitmedi aklımdan işte oturdu resmen kalbimin ortasına. Git dedim gitmedi bana dış görünüşüm, düşüncelerim yüzünden olmayacağı haberini gönderdi iyi biri olduğumu da ekledi tabi -insaniyet işte- bende kendimi abuk subuk bir sevgili durumunun içinde buldum. Beni o ilişkiye iten değildi, ama uzattığım sevgiyi istemediğini de istediğini de belli etmeyen oydu. Ah Platon neler neler yazacağım burada şu içim soğusun diye. Ama zamanla..