HIKAYE

Geri Dönüşüm Kutusuna Atan Erkekler ve Kızlar

Author

Selam kardeşlerim!

Kelin ilacı olsa o ak pak kafasına sürmez mi? Tabi ki sürer! Kediciğin de kendisine faydası yok ama başkalarına söyleyecek o kadar çok aklı fikri var ki. Mevzumuz belli, kendini çok akıllı sanan çakalovski erkekler ve kızlar. Farkındaysanız bu yazıda sağ çıkan taraf yok çünkü bu karaktersizliğin bir cinsiyeti yok. Hadi başlayalım! ( çakalovski : kedicik uydurması bir çakal, şrfsz, pislik deme şeklidir. )

Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez bildiğiniz gibi; ilişkiler bitebilir, platonik aşık olduğunuz bir insana duygularınızı açıp karşılık göremeyebilirsiniz. Bunlar olağan şeyler, gelgelelim bu durumlarda iki taraftan biri mutlaka bir çakallık yapıp açık kapı bırakır o ilişkide. Nasıl mı? Öncelikli olarak mutlaka "seni kaybetmek istemiyorum, arkadaş olalım" lafını atar ortaya ki geri dönüş kapısının önüne bir terlik koymuş olsun. Hani kapı kapanmasın ama ardına kadar da açık görünmesin yani.

İlişkiniz bitti hiçbir hesabınızdan silmediniz -silemediniz- ve baktınız o da silmiyor. Her yerden takipte, her şeyinize bakıyor ediyor. Eyvallah anlaştık sizde bakıyorsunuz muhtemelen, karşılıklı stalk'ın lafı olmaz. Ama yazıldığı birileri var, ona yazılan birileri var ama inatla daha silmiyor sizi, yazmak falan da yok hani öyle bekliyorsunuz köşede.. hoppa! Orada duracaksınız işte. Orada işi alacaksınız ele çünkü o birilerine yürüyecek kadar sizi sallamayacak kıvamdaysa ona bırakmadan siz sileceksiniz her yerden. Hala bir şeyler hissediliyorsa eğer zor olacak ama o durumu yaşayıp silmek lazım neden mi?

Sosyal medya hesapları gerçekten açık kapı bırakıyor. Paylaştığınız bir fotoğraf, hikaye, tweet karşı tarafa yazacak bir neden sunuyor.

Eski sevgiliniz ya da platonik olarak sevdiğiniz birini düşünün. Sizin duygulardan emin gibi hani bir adım atsa geleceğinizi biliyor. Size o hesaplardan başlıyor yazmaya sizde tabi pişman oldu döndü mutluluğuyla saniyesinde döneceksiniz hepimiz yaptık bunları ve yapıyoruz da kandırmayalım birbirimizi seven inanır, affeder.

Konuştunuz falan bir süre zarfında zaman geçtikçe bir bakıyorsunuz uzaklaşma durumu başladığını hissediyorsunuz "e hani benimle ilgileniyordu?" demeye başlıyorsunuz ama bir bakmışsınız eski ilgi, alâkadan eser kalmamış. Çakalovskimiz sizin ilginizi almış kendini tatmin etmiş ve "vay be hala hissediyor bir şeyler, elimden kaçar mı bee" demiş, kafası rahat bu konuda. Yazmıyor, yazsanız kısa ve net cevaplarla geçiştiriyor kısaca muhabbeti bitirmek için size yazma bana mesajı veriyor tabi ki şimdilik. Tutup bir ay sonra yine yazsa biliyor ki karşı taraf aynı güzellikle karşılayacak böylelikle o içindeki ilgi boşluğu da bu şekilde tekrar dolacak. Ta ki o boşluğu yeni birileri dolduruncaya kadar.

Bir de bu cinslerin yeni sevgili yapmış modelleri vardır ki hani karakter yoksunluğu paçalardan akar. Sevgili bulduğu an "noldu foton gitti ya?" dersiniz. Aradan zaman geçer hoop Çakalovski Karaktersizo size takip istediği yolladı. Dan dan dan!

Bu tipler özellikle platoniklerine karşı bu hareketleri çok yaparlar. Karşı taraf zaten ilgisini belli etmiş, reddedilmiş, kırılmış bundan faydalanıp ilgi bekliyor. E karşı taraf hislerinin önüne geçemeyip ilgi gösterince de "lütfen, seni kırmak istemiyorum arkadaşız biz" ayağına yatıyorlar. Hani karşılarına geçip "sen nerenin şerefsizisin?" desem whatsapp'dan konum atar öyle bir yüzsüzlük.

Seviyor olabilirsiniz, çok büyük bir tutku olabilir bu aşkınız, ama kendinizi geri dönüşüm kutusuna attırmayın. Hepimiz biliriz gözümüzün önünde olmasını istemediğimiz şeyleri bilgisayarda geri dönüşüm kutusuna yollarız ama silmeyiz de, gün gelir de ihtiyacımız olursa ya da görmek istiyorsak o geri dönüşüm kutusundan anında geri alırız.

Kural böyledir; gözünün önünde olmasın ama gitmesin de, bildiğin yerde dursun ve seni beklesin.

Geri Dönüşüm Kutusuna Atan Erkekler ve Kızlar