DÜNYA

Tıpta devrim, böylesi ilk kez oluyor! 16 yıl sonra uyandı ve ağladı

Author

Geçirdiği trafik kazasından sonra kalıcı bitkisel hayata giren bir adamın, 16 yıl sonra geliştirilen sinir uyarımı tedavisi sayesinde bilincinde iyileşme kaydedildi.

Tıpta devrim, böylesi ilk kez oluyor! 16 yıl sonra uyandı ve ağladı

2001’de Fransa’da yaşanan kazanın 35 yaşındaki kurbanı o günden beri dünyayla bağı kopuk halde, makinelere bağlı yaşamını sürdürüyordu. Ancak şimdi kendisine sorulan soruları anlayabiliyor ve kısmen cevaplayabiliyor.

Devrimsel olarak nitelenen ve ilk kez uygulanan tedavi yönteminde doktorlar hastanın beyne ulaşan sinirlerine stimülatör yerleştirdiler. Sadece 20 dakika süren işlem sırasında ensedeki sinirlere ufak bir implant yerleştiriliyor. Bu sinirler beynin tetikte ve bilincinin yerinde olmasını sağlayan iki bölgesini etkiliyor.

Operasyondan bir ay sonra hastada iyileşme gözlendi.

Bu yöntem iyileşme adına hiçbir umudu kalmayan, bir yıldan uzun süredir kalıcı bitkisel hayatta (PVS) olan hastaların tedavisi adına ufak bir olasılık yaratıyor.

Yani hastanın yeniden ayaklanıp hayata karışması söz konusu değil. Hatta konuşması ya da yeniden hareket etmesi bile beklenmiyor.

Tedavinin uygulandığı hasta başını çevirmesi istendiğinde bunu yapamasa da gösterilen objeyi gözleriyle takip edebildi ve kendisine okunan hikayeyi uyumayarak sonuna kadar dinledi.

Hatta, en sevdiği şarkıcı olan Jean Jaques Goldman’ın bir şarkısı dinletildiğinde hastanın gülümsemeye çalıştığı ve gözlerinden yaşlar süzüldüğü görüldü.

Lyon kentinde yürütülen çalışmanın başındaki isim olan Angela Sirigu, New Scientist dergisine operasyonu ve sonrasında yaşanılanları anlattı.

Sirigu, ‘Hasta artık bebeğimiz gibi oldu. Ona çok bağlandık. Her zaman kalplerimizde olacak çünkü o bizim ilk hastamız. Sonuçlar gösteriyor ki bu sayede hastaların dünyadaki varlıklarını sürdürmeleri mümkün olacak’ diyerek tedaviyi savunsa da pek çok farklı görüş ortaya atıldı. Tedavinin etik olarak uygun olup olmadığı tartışılmaya başlandı.

Beynin aldığı büyük hasar nedeniyle hastaların tam olarak iyileşmesi bu aşamada mümkün değil. Bu nedenle akla şu soru geliyor: Yıllarca bitkisel hayatta olan birini uyandırmak ve durumunun farkına varmasına sebep olmak ne kadar mantıklı? Hastaya iyilik mi yapmış oluyoruz kötülük mü?

Doktor Sirigu konu hakkındaki fikrini şöyle açıklıyor: ‘Kişisel olarak hastanın farkında olmasının daha iyi olduğuna inanıyorum. Çok kötü bir durumda bile olsa neler olduğunu kavrayacak bilinçte olmasını tercih ederim. Bu noktada ötanazi isteyip istemediğine kendisi karar verebilir.’

Kulağa acımasızca gelse de Doktor Sigiru’nun açıklaması bir açıdan mantıklı. Pek çok aile bu durumdayken hastanın fişini çekmek istemiyor, ‘ya bir gün uyanırsa’ diye umutlarını kaybetmeden yıllarca bekleyebiliyor. Bu açıdan bakınca insanın kendi hayatıyla ilgili karar verebilmesine olanak sağlaması açısından bu tedavi çok büyük bir gelişme.