DIĞER

televizyoncunun yanında nasıl dayak yedim

Author

Hepimizin başından geçen ergenlik dönemi, insanların zihinsel ve duygusal gelişimleri için çok önemli bir dönüm noktasıdır. Aynı zamanda en komik sayılabilecek hatıralar ve düşüncelerin de biriktirildiği dönemdir.Ergenlik döneminde saçma sapan gereksiz aksiyonlar içine girilmesi farzdır ergenuslara.Gereksiz bir özgüven patlamasının yaşanıldığı dönemdir ergenlik.Ebeveynlere karşı cephe alınır,artık özgürüm ya beni bi salın havasında isyankar modda takılınır.Lise hayatımın başlangıcı,ergenliğimin Everestinde olduğu zamana denk geldiği için çoğu kızın aksine aileme kök söktürdüm.Kendi ellerimle güle oynaya yazdığım liseme her sabah gitmicem diye kıçımı yırta yırta -en sonunda köpek gibi-giderdim.Ortaokuldan kalma arkadaş çevrem baya parlak olduğu için büyük bir kısmı fen lisesine gitmiş bense fen lisesinin bir tık altındaki anadolu öğretmen lisesinde okuyordum.En yakın arkadaşlarımdan ayrılmak,sevgilimin ayrı bir lisede olması,ergenlik ve yeni bir ortama adapte olmaya çalışmak sürekli regl gibi gezmeme sebep oluyordu.Zaten taa ilkokuldan beri sürekli okul değiştiren bir tip olduğum için lisenin öyle ha diyince değiştirilmeyeceğini farkına varamamıştım.Okullar açıldıktan hemen sonra yeni bir eve taşınmamız zaten bozulan düzenimi iyice alt üst etmişti.Bu arada buradaki anadolu öğretmen lisesiyle fen lisesi birbirine fazla uzak değil yani ben öyle sanıyordum.İkisi de şehir dışında olduğu için aralarında sadece birkaç(!) tarla vardı.O sabah yine öfüldeye pöfüldeye kapılara çarpa çarpa okula gittim.Ayağımda yeni aldığım beyaz ayakkabılarım,havada bok gibi yağdı yağacak.Servis okula varana kadar gök yarıldı zaten.Okulda köy gibi bi yerde böyle inek falan kokuyor,her yer toz toprak..Servisten bir indim ayaklarım çamura battı.Nasıl bir nefretle geldiysem artık gram s*klemedim beyazdan kahverengiye dönen ayakkabıları.2-3ders anca dayanabildim aradım fen lisesindeki tayfayı dedim ben gelicem öğle arasında.Hava kapalı olunca dersler de hiç çekilmiyor dedim en iyisi ben okuldan kayayım.Kaymak nasıl güzel bir terim:D Ön kapıda güvenlik olduğu için okuldan insan gibi çıkmak mümkün değil harbiden kayıyoruz yani.Arka taraftan demirlerin üstünden atladım okul çorabım çart diye yırtıldı.Hani böyle kız meslek lisesindeki kızlar gibiyim nasıl delikanlıyım bi görün.Şu kafayla o kafam o kadar farklı ki..Ama diyorum iyi ki de yapmışım,lise hayatı çok başka.Neyse zaten demirlerin arkası full tarla iyice battım çıktım çamura:(Eve gideceğimi o an hiiiç düşünmüyorum.Başladım yürümeye dedim en fazla 1-2tarla geçerim.Allah beni kahretsin iyi mi.3tarla geçtim 4tarla geçtim bitmiyor.Öğle arası bitti ben hala varamadım.Öğrenciyiz ya illa dolmuşa para vermicez,aksiyon yaratıcaz.Ayaklarıma dikenler mi batmadı,saçıma başıma çamurlar mı gelmedi,gelen geçen kızım sen ne arıyorsun burda mı demedi,köpeklerden mi kaçmadım.Hani durduk yere kendi kendime iş çıkarttım yani başka bir şey değil.Ucunda sevgiliye kavuşmak varya,dicem artık ben senin için nelere katlandım.Hoş,dememe gerek yok ben susayımnüstüm başım konuşsun.Öyle böyle derken vardım fen lisesine.Herkes derste tabi.Okul da küçücük üzerimde parçaladığım anadolu öğretmen lisesi kıyafetleri,okul müdürü beni hemen farketti.Halime bir acıdı,bir bakışı vardı..Hayır sen niye yeşilçam filmlerindeki romantik sahneleri kendine uyarlamaya çalışıyorsun..5dakikalık teneffüste yanıma geldi sevgilim.Dedi bu halin ne??Neden böyle bir şey yapıyorsun.Gerizekalı,ben senin için tarlaları aşmış gelmişim bi hoşgeldin de,bi sarıl ne bileyim insan içinde azarladı beni bir güzel.Bergen gibiyim ya çilem burda bitse iyi.Kendi okul çıkış saatime denk getirip evin yolunu tuttum.Eve yeni taşındığımız için hergün yabancı birisi oluyordu evde bu seferki talihsiz televizyoncuydu çünkü ben geldikten 2dakika sonra şahit olacaklarından gram haberi yoktu.O anlar gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor şuan.Annem kapıyı açtı.Önce üzerime baktı.Gözü yırtık çoraplarımdan ayakkabılarıma doğru kaydı.Ayakkabılarım aynen şöyleydi;

televizyoncunun yanında nasıl dayak yedim

Annemse aaaynen böyle;

televizyoncunun yanında nasıl dayak yedim

Beni kolumdan tutup bir içeri çekişi vardı "girrşçabuk" diye o hışımla ayakkabılarımı nasıl çıkarttım bilmiyorum.Televizyoncunun o halimizi görünce gözler büyüdü,kalakaldı.E be adam gelip kurtarsana beni.Adamın gözü önünde bağıra çağıra dövdü beni annem.O kadar utanç verici bir andı ki.Evet adamı bir daha görsem tanımam ama o bizi unutmamıştır büyük ihtimalle.Yerden yere çarptı beni annem.Televizyoncu sessizce işini halledip gitti.Ben de odama kapattım kendimi.O günden sonra bir daha okula giderken problem çıkartmadım.KADERİMSE ÇEKERİM DEDİM.Sahi televizyoncu napıyor acaba,her yerde anlatmış mıdır yediğim dayağı:(