ILIŞKILER

23:43, 29 Temmuz

Author

Aylarca yoğun ve yorucu bir şekilde çalıştıktan sonra "yan gel yat osman" durumuna dahil olmak istediğim günlere geldim: yaşasın tatil! Niyetim, memlekete gidip dağ, taş, orman; deniz, güneş, kum deyip "Ah ya, bu koltukta yatmaktan çok yoruldum; biraz da bahçede yatayım." hayallerimi gerçekleştirmekti sadece. Çok da fazla bir beklentim yok tatilden. Tabi bu saydıklarım ülkemizin her normal vatandaşı için şüks bile sayılabilir. Neyse... öncelikle bir Karadeniz kızı olarak kendimi attım yeşilin ve mavinin göbeğine. Dedim ohhh!! Huzurun sesini dinleyeyim. Kulağımda tiz ve sert bir ses: evlen artık. Fark ettiğiniz üzere huzurun sesi böyle bir şey değil, çok huzurla yaşayamasam da o kadarını da seçeri artık! Yaşlıların elini öpüp hal hatır sormak lazım, terbiyeli gençleriz neticede. Teyzeler benim geleceğimi öğrenince imece yapmışlar anlaşılan. Zira hepsinin aynı şeyi söylemesi çok garip! Evlilik ne zaman? Yaşa bakma? Tip çok önemli değil? Amann canım o da kusur mu? Konuşmasa da olur? Evi var! Seversin zamanla, hem ben evliliğim ilk gecesi çok pişmandım ama bak kaç yaşıma geldim! İşte can alıcı nokta! Sevmek zorunda değilsin, hatta pişman olabilirsin, çok berbat bir evliliğin olabilir, koca dednen adamı için almayabilir(!). Ama olsun ben illa evlenmeliyim! Neden? Akıllı kızım ziyan olmayayım💆🏻 yalan... yaşım olmuz 30+ bilmem kaç o yüzden irdelemeden evlenmeliyim! Sevgi? Yok canım zamanla seversin! Ya sevemezsem? Sahi! Sevgi neydi???

23:43, 29 Temmuz