SPOR

Her şey bitti derken..

Author

Fenerbahçe geçen hafta iç sahada Gençlerbirliği ile berabere kalınca lig için her şey bitti deniliyordu, artık kronikleşen bir bireysel hata yığınıyla kaybedilen onca puandan sonra, üstüne mayısta olacak kongrede başkan adayları bile belli değilken(Ali Koç, şu an için tek adaylığını açıklayan başkan adayı) Fenerbahçe için lige konsantre olmak zordu. Tabi bir de Fenerbahçe'nin kadro kalitesini buna ekleyince artık yarışta yokuz diye düşündü çoğu Fenerbahçeli...

Her şey bitti derken..

Umut Dünyası...

Yaklaşık 20 senedir futbolu ve Fenerbahçe'yi takip ediyorum, Fenerbahçe bana bir şey öğrettiyse o da şudur; "Tam her şey bitti derken yeni bir umut başlatır, tam 'oh be' derken her şeyi tepe taklak ettirir..." Fenerbahçeli olmak birazda her duruma hazırlıklı olmaktır, son saniyede şampiyonlukta kaçabilir, hiç beklenmedik bir deplasmandan 3 puanla dönülüp tüm Türkiye'yi hatta bazen tüm Dünya'yı şoke de edebilir... Fenerbahçe tuhaf bir camia, hem taraftarı, hem futbolcusu hem yöneticisi sıradanlığın çok dışında, artık bunlara alışık olan bendeniz geçen haftaki beraberlikten sonra surat ekşitsem de bu haftaki Başakşehir maçına yine Fenerbahçe'nin favori olarak çıkacağını biliyordum. Nereden mi? Hemen açıklayayım, bu ligde Fenerbahçe'nin sıkıntı yaşadığı takımlar hiçbir zaman baş üstü takımlar olmamıştır. Son 20 senelik derbi ve büyük maç karnesine bakarsanız ligde açık ara Fenerbahçe üstünlüğünü göreceksiniz. Lakin Fenerbahçe'nin tuhaflıklar silsilesi burada başlıyor zaten. Kendinden kağıt üzerinde daha güçsüz kadrolara sahip her takıma puan kaybetme ihtimali yüksek. Hatta öyle ki, rakip kadronun zayıflık oranıyla Fenerbahçe'nin puan kaybetme olasılığı paralel ilerliyor. Sene sonunda küme düşen çoğu takım Fenerbahçe'den puan ya da puanlar almış olarak ligi tamamlıyor. Fakat bu şimdinin sorunu değil ben kendimi bildim bileli birkaç istisnai sezon hariç hep böyle...

Her şey bitti derken..

Hop, mop derken lige reset atıldı.

Fenerbahçe, deplasmanda Başakşehir'i yenince lige format atılmış gibi oldu, Başakşehir ile arasındaki puan farkı 2'ye indi, ikili averajda üstünlüğü kazandı. Galatasaray maçı oynanmadan bu yazıyı yazıyorum fakat Galatasaray, Antalyaspor'u iç sahada rahat geçecektir. Galatasaray ile arasında 3 puanlık bir fark var, fakat Kadıköy'de ki maça çok bir şey kalmadı, büyük bir futbol mucizesi olmazsa Fenerbahçe o maçı kazanacaktır, tıpkı son yıllarda olduğu gibi. "Fenerbahçe'nin ligdeki zorlu maçları 9. haftadan sonra bitiyor." diye bir algı var. Külliyen yanlış, asıl zorlu maçları o zaman başlıyor. Tam da yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü Fenerbahçe her zaman kadrosu zayıf ekiplere puan saçan bir takım olmuştur, kaldı ki ilk yarıda da bunun örneklerini yaşadık. Şimdi Başakşehir maçından alınan özgüven ile bir seri yakalanırsa hem puan farkı kapanır hem de lig adına çok daha sözü geçen bir hale gelinir. Bu 9. haftaya kadar olan dönemde en zor maç deplasmandaki Beşiktaş maçı, o maçtan alınacak 1 puan bile Fenerbahçe adına büyük bir kazanç olacaktır. Zira Beşiktaş bana göre ligin en kaliteli kadrosuna sahip takımı, Vodafone Park'ta inanılmaz bir atmosfere sahipler, o maçta Fenerbahçe'nin sahaya koyacağı istek ve mücadele Beşiktaş'ı Aykut Kocaman'ın da dediği gibi "bükmek" üzerine olacaktır. Benim futbol adına en umutlu olduğum maç bu sezon geneli için o maçtı. Çünkü ilk yarıdaki Fenerbahçe-Beşiktaş maçında hakem konuşmaktan futbola fırsat bulamamıştık...

Her şey bitti derken..