SEYAHAT

İstanbul Yerine İstanhell

Author
İstanbul Yerine İstanhell

Yaklaşık bir aydan fazla İstanhell'de yoktum. Pardon parmaklarım sürçtü İstanbul'da..

2017 senesine girdiğimden beri mümkün mertebede bu şehirde olmamaya çalışıyorum. Becerebilsem totalden kaçacağım, ne yalan söyleyeyim. Benim için İstanbul aslında 2009 yılının Haziran ayında bitti. Uzatmaları oynuyoruz kendisi ile... 

Geldiğimden beri iş güç birikmiş, İstanbul'un çeşitli semtlerinde dolanmaya başladım. Bu arada bu semtler gerçek İstanbul semtleri.. Beylikdüzü, Ümraniye ve ismini söylendiğinde orası şurası mıydı dediğim naçizane semtlerden bahsetmiyorum. Önce Beyoğlu'nda işim vardı, orası hakkında acı gerçekleri hepimiz uzun zamandır yaşıyoruz, görüyoruz. Her gittiğimde içim kan ağlıyor kelimesi duygularıma tercüman bile olamıyor. Bu sefer yine aynı duyguları hissedeceğimi bile bile gittim, işim bittiğinde koşarak kendi mahalleme döndüm.

Tanrım bize kim bela okudu gerçekten içten soruyorum.. Bunu çok uzun zamandır soruyorum, şu anda dışarıda billboard'larda asılı afişlere göre tam 16 sene olmuş! Kim veya kimler bize bela okudu da biz bunları yaşıyoruz. Bu nasıl bir kendini kaybetmedir, nasıl bir körlüktür, nasıl bir aldanmadır, aldatmadır, gözünün yaşına bakmamaktır? Nasıl bir yozlaşmadır, kalpsizleşmedir? Yaşadığımız şehir, toprak, doğa, insan, ülke nasıl bu hale geldi ? Korkunç kelimesi bile bizi ifade etmiyor. Her yer beton, insanlar bir garip sanki bu ülkenin dili başka bir dil onu konuşuyorlar. Ayrıca bu ülkenin büyük bir kısmı acımasız ki bu katliam sadece dünya güzeli İstanbul'da değil tüm ülkede oluyor. Beyoğlu sadece bir örnek. Yollardaki taşlar sökülmüş, dükkanlar kapanmış, betonarme bir yığın içinde, eski binalar ne hale getirilmiş, gariban şekilde tadilat bekliyor, bir çiçek bir ağaç yok, hayatın güzelliğine dair ne varsa yok edilmiş... Devam edemiyorum kalbim daralıyor.

Beyoğlu sonrası ertesi gün Eminönü, Nuruosmaniye ardından Bağdat Caddesi.. Acıya devam.

İstanbul eşsizdi, doğası, tarihi, meşrebi ile tekti yok ettik onu. Açgözlülük, kin, hırsızlık, kötü kalplilik, haset kelimeler inanın ki yetersiz, bunlara sahip olanlar acımadı İstanbul'a. Ruhunu öldürdüler İstanbul'un. Şerefini ayaklar altına aldılar. İçindeki güzel insanların kalbini kırdılar, ona gelmeyi arzu edenleri kaçırdılar.. İstanbul'un içine ruhunu kaybetmiş ve medeniyet kelimesine düşman insanları getirdiler yerleştirdiler hatta yurtdışından ithal ettiler.

Bu şehre gönlünü vermiş atalarımız, İstanbul'u sevenlerin sevgisi ve gözyaşı ile, bir gün İstanhell haline gelmiş bu şehrin bu zorbalıktan kurtulmasını diliyorum. Sevgi ve onun sebebiyle dökülen gözyaşı en büyük "ah"tır... Ben bunu bilir söylerim.

Ve kaçarım.