HIKAYE

son durak :)

Author

Uzun zamandır ettiğim seyahatlerdeki en can alıcı noktadır bu, son durak hepimizin iniş istikameti net belli. Peki varmadan neden kalkarız ayağa ?

-önce otobüslerden bahsedicem size, biner binmez zat-ı şahane bir muavin gelir, nerede ineceksiniz der? -Acaba nerdeeeee ! Sanki belli değilmiş gibi istikametimiz. Eee peki biz neden bilet alıyoruz o zaman. Ördek gibi binelim arabaya, boşluklara yanaşalım dimi? Geçen başladım seyahate zaten sıcakta 45 küsur dakika beklemişim, hava desen ben diyeyim 40 sen de 46 derece sıcak az daha geç gelse menemenin yumurtasını asfaltta kırıp öyle atacağım içine....

Neyse sıcak bayılcam falan derken geldi şükür bindim. Normalde uzun yolda tercihim tabiki uçaktır neticede hemen hemen aynı fiyatlar neden 1 saatte gideceğim yolu 12 saatte gideyim.  bakmayın benim 1 saat dediğime online check-in yapsak bile 2 saatten aşağı değil o.Hele İstanbul gibi bir yerde trafiği katman lazımsa, eyvah yandın en az üç saat gitti.

Yer yoktu napayım mecbur otobüsle geçilecek o yollar. İneceğim yeri söyledim, içimden de tabi yandık son durağa kadar çekimez bu otobüs dedim.

Biraz kitap okudum yol geçin diye gözlerim yorulunca bıraktım, zaten kafam bozuk yemişim hayatın sillesini başlarım böyle yola dedim yumdum gözümü. Mola yeri değil ilk terminale varmamıza az kalmış ben de tam dalmışım. Muavin işgüzarlık yapacak ya üzerime yastık bırakıverdi uyku sersemi ya boşver dedim kendi kendime. Geçtik falan binen bindi inen indi. Sevdikleri, arkada kalanlar çok da güzel el salladı. ve aklıma yine o satırlar geldi.'' Gitmek cesaret ister ufaklık.. Gideceğin yer neresi olursa olsun, sevdiklerinle arana mesafe girince, varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz.. Vedalaşmak da zor iştir biliyor musun? Oturursun geminin kıçına, bakarsın sevdiklerine, gittikçe ufalırlar ufalırlar kaybolur gözden.. O zaman anlarsın işte vedalaşmak asıl kalana değil gidene koyar.'' yani rina , şarapcı abiden inciler namı değer.

ulan dedim ya sorun ben de ya da geride bıraktıklarım öküz :) hangisi doğru hala bilmem. Neyse velhasıl yolculuk devam ediyor, bu muavin efendi zırt pırt tepemde en son candy crush oynarken gördü arka koltuk boş oturmuş 22. bölümde geçemiyorum falan zırvalıyor. eyvallah gel geçelim ! neyse gene geçemedi... Gece saatleri ilerledi, şöför uyumasın diye klimanın soğukluğu arttı tabi benim de üstümde şampiyonluk ruhu var ya o gün beşiktaş formasıyla çıkasım gelmiş yola, kollar kısa üşüdüm. Çantamdaki hırkayı örteyim dedim, dalmışım yine en son perdeden bozma bi şeyi getirip üzerime örtme çabasındaydı. İhtiyacım yok iyi böyle diyince bastı gitti. 

En uzun mola tesisine vardık, içerde çorba falan içtim malum uzun yol karnı gurulduyor insanın, bi güzel yedim çıktım dışarı bi sigara patlatayım dedim. Yanına çaycı hemen çayı bıraktı tabi neyse tam bitti kalkcam derken arkamdan gelen iki el, gözlerimi kapatıp bil bakalım ben kimim demesin mi ? Lan öküz salak mıyım ben sevgilimin elinin sıcaklığını, kokusunu tanımayacak kadar !. İşte bu lakayıt hareketten sonra epey haşladım on. sonra geldi otobüste özür diledi. Yani hayatımda ne oldun ki senin özrün gerekli olsun.

Muhatap olmuyorum  bu şizofrenle, yine uyudum varış noktama 1 saat kadar kalmış bu yine benim alanda takılmaya başladı, millet dalmasın diye durayım dedim olmadı, neyse kibar bir dille boşverdim, salladım bunuu. Bu arada her yolcunun yaptığı gibi öne doğru geçtim. Yedek muavin çakmasıyla sigara içiyorlar,La havle dedim artık! gelmiş instagram hesabın var mı diyor. Sanane amk sanane. Bi takıştım özür diledi falan. Geldik son durak iniyoruz, Ha bu arada sağ elimin yüzük parmağında da bir tek taş parıldar buna rağmen konuşuyor ibne. 

eminim iş buraya gelince bir çoğunuz madem parmağında yüzük var neden yüzz verdin diyeceksiniz ?

-1.si ben yüz vermedim ve tatsızlık çıkmadan rahatsızlığımı bilirdim,

2.si bular yaşanırken hayat her zaman filmlerdeki gibi otobüsten atılan insanlar gibi olmuyor.

3.sü ve en önemlisi tüm bunla hala daha bu ülkede bir kadın açılığı olduğunun belirtisi.

Çünkü herkes insan, her erkeğin hayatta bir kadına ihtiyacı var ve aslında her kadının da başını bir ADAMA yaslamaya.....

Her neyse bu açlık otobüste, uçakta, feribotta, varış yerine yaklaşırken kalkmanın padişahlık sayılması gibi bitmeyecek... Siz her ne olursa olsun koruyun kendinizi ki insanlar anlasın artık otobüs durmadan ayağa kalmanın, uçak apronda gezerken durmadan kapıya yönelmenin ve tabiki feribotta sanki kalan mesafeyi yüzerek geçecek gibi karaya oturmadan yol almanın uzaklar bakanlar için ne de komik olduğunu......

aaaaaaa neyi unuttuk ? çakacaktık dimiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

Hadi oturun geminin kıçına ve bakın sevdiklerinize, gemi uzaklaştıkça küçülsünler. Küçüldükçe kaybolsunlar. Sonra deyin gitti o beni bıraktı falan fistan süslü güzel cümlelerle karşılayın bu ayrılığı. Ama unutmayın gitmek kalana değil gidene koyar... Çünkü yavaş yavaş küçülür hayalleri, silinmeye başlar, gökyüzüne karışır en son.....

Biliyorum dilin son demeye varmaz , kusaa bakma canıım ama buu son.....

Masallar gibi olmasa da hakikaten bir son...

                                                    SON

''not: bahsettiğim firma, tacizle meşhur olan değil aksine çok daha güvenilen...''