EDEBIYAT

Gömleği olmadığı için sevdiği kadınla görüşemeyen şairin hikayesi

Author

Cemal Süreya ve Ahmed Arif, şairliğin hakkını her yönüyle teslim etmiş insanlar. Öyle ki, arkadaşlık bağları da şair olmalarının önüne geçmiştir. Aşktan, sevgiden dünyanın bütün güzelliklerinden bahsederken kendi iç dünyalarındaki alışılmadık güzellikleri de sergilemişler. Bu aşkın, bu sevginin kapıları derken, olur olmaz karşılaşmaların odağında bulunmuşlar. Gri şehir Ankara'da yolları kesiştikçe bir meyhanede oturup rakının dibine vururlarmış. Yürüyüşlere çıkarlarmış. Yani, bütün güzelliklerden bir bir geçerlermiş. Aşkları çetrefil Cemal Süreya'nın yanında durmak da elbette bir aşkın kapılarına aralar Ahmed Arif'e. Söylense de tarifi bir tek kendisindedir gerçeğin en akla yatan yeri. Ahmed Arif, Cemal Süreya'nın kız kardeşine aşık olmasına aşık olur da, görüşecekleri gün öyle bir ilginç olay yaşanır ki, bütün incelikleri saysanız yine de o inceliğin yerini almaz. 

Cemal Süreya'nın kız kardeşine aşık olan Ahmed Arif, görüşmeye neden gitmez? İşte hikayesi: 

Masalardan birinde oturan genç kadın önce saatine baktı, sonra kırgın bakışlarını karşısındaki orta yaşlı adama çevirdi; “Herhalde gelmeyecek ağabey, iki saat bekledik.”

Adam mahçup bir tavırla başını önüne eğdi, “Biraz daha beklesek…” Ama kadın öfkeyle kalkmış masadan ve uzaklaşmıştı.

Cemal Süreya onun ardından bakarken mırıldandı: “Ahmed, ne yaptın sen, nerelerdesin?”

Cemal Süreya ve Ahmed’in arkadaşlıkları çok eskilere dayanıyordu.

Haftanın hemen hemen her gecesi Ulus Gazetesi’nde buluşur, oradan meyhanenin yolunu tutar, sabaha karşı da Kızılay’a kadar yürüyüp orada ayrılırlardı.

Bir gece aniden ortadan kayboldu Ahmed. Ne gazeteye gelir oldu, ne de her zaman gittikleri meyhaneye.

Cemal Süreya sonunda onu salaş bir mekanda rakı şişesinin başında buldu.

Kadehinden büyük bir yudum aldıktan sonra “Sana karşı büyük bir hata işledim” dedi Ahmed; “O yüzden kaçıyordum. Kız kardeşine aşık oldum…”

Dostundan aldığı cevap işe şu sözcüklerden ibaretti: “Bunu neresi hata. Senden daha iyisini mi bulacak?”

Sonrasını şöyle anlatıyor Cemal Süreya: “Kardeşime söyledim. Kız şaşırdı, ikisi de birbirini tanımıyor. ‘Evlen kız, Türkiye’nin en iyi şairi’ dedim. Zafer çarşısındaki kahvede sözleştik. Tanışacaklar. Aldım gittim kardeşimi. Bekle bekle Ahmed yok. Kız bozuldu, onuruna dokundu. Ertesi gün öğrendim ki, temiz gömleği olmadığı için gelememiş Ahmed.” 

Gömleği olmadığı için sevdiği kadınla görüşemeyen şairin hikayesi