EDEBIYAT

Türk edebiyatında bestelenmiş 10 müthiş şiir

Author

Edebiyatın kapıları diğer sanat dallarına her daim uzanır. Şiirle müzik, roman-hikayeyle sinemanın iç içeliği, birbirini beslemesi yok sayılamaz. Birçok filmin konusu roman ve hikayelerden alınır. Türkiye'de birçok şarkı sözü, hepimizin bazen gözden kaçırdığı şairlerin şiirlerinden bestelenmiştir. Şiirlerin müzikle buluşması yepyeni bir ruh yaratmış, insanların yüreğine hitap etmiştir. 

1. Ezginin Günlüğü – Ayrılıkta Söylenmiş Bir Yaz Türküsü

Gözlerine bakar ağlar

Bu son şarkı

Son umut

Gitme hep burada kal

Bizimle kal bu kıyıda

Her yanına dokundum bakışının

Her yerini tanıdım göklerinin

Gün boyu sende uçtum

Dinlendim dallarında

Atlılar gibi yoruldum yanında

Uyudum

Ölür kıyı ölür yazlar

Alır götürür karakış

Her bahar her umuda zorunlu mu

Neden yolcusun bu kadar

Gideceksen

Al götür umudumu

Al götür sonuna kadar

Şiir: Afşar Timuçin

2. Fikret Kızılok – İki Parça Can

Suskun

Sus, kimseler duymasın.

Duymasın ölürüm ha.

Aydım yarı gecede

Yeşil bir yağmur sonra…

Yağıyor yeşil.

En uzak, o adsız ve kimselersiz,

O yitik yıldızda duyuyor musun?

Bir stradivarius inler kendi kendine,

Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.

Önce bendim diyor ve sonra benim…

Ölümsüz, güzel ve çetin.

Ezgisidir dolaşan bütün evreni,

Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.

Canımı, tüylerimi sarmada şimdi

Kendi rüzgarıyla vurgun…

Sarıyor yeşil.

Rüya, bütün çektigimiz.

Rüya kahrım, rüya zindan.

Nasıl da yılları buldu,

Bir mısra boyu maceram…

Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,

Bilmezler nasıl sevdik,

İki yitik hasret,

İki parça can.

Çatladı yüreği çakmaktaşının,

Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde

Çağlardır boğulmuş bir su…

Ağıyor yeşil.

Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,

Susmuş bütün namlular…

Susmuş dağ,

Susmuş deniz.

Dünya mışıl-mışıl,

Uykular derin,

Yılan su getirir yavru serçeye,

Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,

Memeleri bereketli ve serin…

Sağıyor yeşil.

Aydım yarı gecede,

Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,

Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.

Ama hançer taşı sanki

Koca Kartaca!

...

Şiir: Ahmed Arif

3. Yeni Türkü – Konuğum Ol

Bir akşam konuğum ol

oturup konuşalım biz bize

Anıların çubuğunu yakıp

uzatalım geceyi biraz

Geçmişe bir el sallayıp

yaşanan günleri konuşalım

ve günlerin üstüne çöken

dumanlı, isli havaları

Kendimize daha az zaman

ayırsak da olur geceden

Çünkü boğulabilir insan

yalnız kendini düşünmekten

Kapağı açılmayan kitaplar

unutulmuş aşklar gibidir

Kitaplardan söz edelim

ve onların gizli kalmış

sessiz tadlarından

Sabaha doğru perdeyi

aralayıp ufka bakalım

ve bir çocuk gibi

hayretle seyredelim

güneşin kızıllığını

Konuşulmadan kalan

daha çok şey vardı

diye düşünerek çıkalım

güneşle kucaklaşan balkona

— Üşütmesin sabah serinliği

Bir bardak demli çay

burukluğu gibi kalsın

gecenin ve sabahın tadı

yaşasın anılarımızda

Konuğum ol, oturup

konuşalım bir akşam

ve uzatalım geceyi

sözün çubuğunu yakarak

Şiir: Ahmet Telli

4. Ahmet Kaya – Alnında Dağ Ateşi

alnını

dağ ateşiyle ısıtan

yüzünü

kanla yıkayan dostum

senin

uyurken dudağında gülümseyen bordo gül

benim kalbimi harmanlayan isyan olsun

şimdi dingin gövdende

uğultuyla büyüyen sessizlik

birgün benim elimde

patlamaya sabırsız mavzer olsun

başını omzuma yasla

göğsümde taşıyayım seni

gövdem gövdene can olsun

Şiir: Arkadaş Zekai Özger

5. Nur Yoldaş – Sultan-ı Yegah

şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının

başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın

nemli yumuşaklığı tende denizden gelen âhın

gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının

başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın

yansıyan yaslı gülüşmelerdir karasevdalı suda

bülbüller kırılır umutsuzluktan yalnızlık korusunda

eylem dağılmış gönül tenha çalgılar kış uykusunda

ölümün tartışılmazlığı nihayet anlaşılsa da

başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın

bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak

çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak

su yasak rüzgâr yasak açık kapılar yasak

belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak

başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın

Şiir: Attila İlhan

6. Ezginin Günlüğü – Bir Eflatun Ölüm

kırgınım, saçılmış

bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım

geceden

git dersen giderim

kal dersen kalırım

git

dersen

kuşlar da dönmez, güz kuşları

yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım

o iyi günleri,

kötü

günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder

değişen bir şey yok ki

gidip

yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz

bir şarkıyım

belki

sararmış

eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ

sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç

ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.

Şiir: Behçet Aysan

7. Doğan Canku – Takalar

Taka

takalar geçiyor allı yeşilli

takalar geçiyor dümenleri lâzlı

takalar geçiyor en nazlı

yelkenlilerden de güzel

güvenli sularda işsiz dönenen

gezi yelkenlerinden çok duyarak denizi

takalar geçiyor enginlere

yamalı göğsünü gere gere

takalar geçiyor yükle yürekle

takalar geçiyor emekle dolu

günlük güneşlik kıyılarından kopmuş

denizlerde Anadolu

kıyılar kadın olmuş

açılır gider erkeği

takalar takalar toprağın

denizde çarpan yüreği

Şiir: Bülent Ecevit

8. Münir Nurettin Selçuk – Ne Doğan Güne Hükmüm Geçer

Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne halden anlayan bulunur;

Ah aklımdan ölümüm geçer;

Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:

– Pervam yok verdiğin elemden;

Her mihnet kabulüm, yeter ki

Gün eksilmesin penceremden!

Şiir: Cahit Sıtkı Tarancı

9. Grup Yorum – Haziranda Ölmek Zor

havada tüy

havada kuş

havada kuş soluğu kokusu

hava leylâk

ve tomurcuk kokuyor

ne anlar acılardan/güzel haziran

ne anlar güzel bahar!

kopuk bir kol sokakta

çırpınıp durur

çalışmışım onbeş saat

tükenmişim onbeş saat

acıkmışım yorulmuşum uykusamışım

anama sövmüş patron

ter döktüğüm gazetede

sıkmışım dişlerimi

ıslıkla söylemişim umutlarımı

susarak söylemişim

sıcak bir ev özlemişim

sıcak bir yemek

ve sıcacık bir yatakta

unutturan öpücükler

çıkmışım bir kavgadan

vurmuşum sokaklara

Şiir: Hasan Hüseyin Korkmazgil

10. Sezen Aksu – Gülümse

Hadi gülümse bulutlar gitsin

İşçiler iyi çalışsın, gülümse

Yoksa ben nasıl yenilenirim

Belki şehre bir film gelir

Bir güzel orman olur yazılarda

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok

Çakıltaşlarım vardı benim

Ama sen başkasın anlıyor musun

Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm

Tüm şehir bana küskün

Bir kedim bile yok anlıyor musun

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Şiir: Kemal Burkay

Türk edebiyatında bestelenmiş 10 müthiş şiir