KADIN

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part E

Author

Saçma tesadüfler, mistik kıl ve bir ton çeşit bu kadar da olamaz dediğim konular üst üste gelince kafamda bu kız in mi, cin mi diye bi soru işareti kaldı. Ne yaparsa yapsın, hayatına dair ne tür saçmalıklar yakalarsam yakalayayım ya bir şekilde açıklıyor veya unutturup üstünü kapatıyordu.

Tekrar biz bununla takılmaya devam ettik. Adını koymadan devam ediyoruz ki bu bi bok yemek isterse rahat yiyebilsin diye. Kimden şüphelensem arkadaşı. Ulan askerlik şubesinde mi çalışıyorsun? İleri gidince de bu sefer bana hangi hakla karışıyorsun demeye başlıyor. O da ters tepince başka bir şekilde beni kündeye getirip konuyu kapattırıyordu.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part E

Yine bir hafta içi buluşması sırasında geceyi beraber geçirmeye karar verdik. Bu regl döneminde olduğu için hormonlar zirve tabiki. Alkol, müzik, bass derken, o kadar yükseldik ki resmen kız kudurdu. Tabi o gece regl döneminden dolayı beraber olamasak da inanılmaz bir şekilde seviştik. Sabah kahvaltıda hafta sonu ev arkadaşı Esmer'in doğum günü olduğunu ve beraber kutlamayı teklif etti. Yanlarında 2 tane daha arkadaşları olacakmış. Bana da istersen erkek arkadaşlarını çağır hep beraber eğleniriz teklifinde bulundu. Hem haftasonuna kadar reglinin geçmiş olacağını ve beni arzuladığını da ekledi. Bir dargın bir barışık gittiğimiz bir dönemde olduğumuz için son 2-3 haftadır birlikte olamamıştık. Bu nedenle onu aşırı arzuluyordum ve bunları söyleyince bende tüm kayışlar koptu. Soner'in Mathildayla tanıştığından beri bana yaptığı "arkadaşı yok mu, bana ayarla" baskılardan bıkmış olduğum için al sana Mathilda'nın kız arkadaşları deyip çağırdım. Bunun ağzı kulaklarında😂 Nasıl yapsak, nasıl etkilesek, gece bişey olur mu vs başladı kafamın ırzına geçmeye.

Gün geldi buluştuk. Yemeğe gittik önce. Sonra biraz arabayla turladık hava aldık falan. Saatin gelmesini bekliyoruz. Soner'in arkadaşının gece kulübünde loca(!) ayarlarmışız. Mekana geçtik. İçkilerimiz geldi. Alkol dozu biraz arttıktan sonra, Soner meğer doğum günü kızına süpriz için pasta hazırlatmış. Pastanın şoku Soner'i 1-0 öne geçirse de bilmediği bişey vardı ki; bu kızlar çoktan yürüyen alkol fıçısına dönmüş ve sapıtmışlardı. Soner baktı olacak gibi değil 1 saat daha takılıp bişekilde ortamdan sıvıştı. Ben ise hatunla geçireceğim geceyi düşünüyorken, bir anda ortamdaki alkol fıçıların tüm sorumluluğu üzerime yüklendi. Bu tür kriz anlarında hep çuvallarım. Kaş yapayım derken göz çıkartırım. Artık stress'den nasıl bir kafaya erişmişsem, planım şu; alkol fıçıları(kızlar) daha fazla sarhoş olup dağıtmasın diye masadaki tüm içkileri ben içecektim. Tabi stress'in de etkisiyle alkolden daha çabuk etkilendim. Bodrum süngeri gibi alkolü içtikçe içtim. Bi de mekan sahibinin bize özel şampanya ikramı gelince bardağı taşıran son nokta oldu ve bende film koptu. Onlar sarhoş olmasın derken ben oldum zilzurna. Ben onları toplamaya çalışırken onlar beni toparlayamaz olmuşlar.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part E

Hayatımda bunların yüzünden 2 saatim yok. Anlatılanlar kadarıyla biliyorum her şeyi. Bunlar bi şekilde beni taksiye bindirdikten sonra ayıltmaya çalışırken, ben benim hatunun arkadaşlarına "Siz sarhoş olmayın diye kendimi feda ettim. Niye ağzınızla içmiyorsunuz aq. Ben sizi toparlamak zorunda mıyım ya, şu halima bak" ve daha neler neler demişim. En son sonradan dahil olan o iki kıza evlerinde taksiden indirirken; "görmiyim sizi bi daha küçük orospular" demişim. Benim hatun utançtan bir kızarmış inanamazsınız, taksici abi tarif etti. Ben onun yalancısıyım. Benim hatun bana saydırıp inmiş ev arkadaşıyla beraber taksiden. Ben de o kafayla nasıl tarif etmişim bilmiyorum ama bizim evin yolundayken takside kendime geldim. Tabi nerdeyim ne oluyo fasıllarından sonra. Taksici abiye bir yemek ısmarlayıp ne oldu ne bitti baştan sona anlattırdım. Çok şükür beni sarhoş ettikleri için küfürler hakaretler dışında pek bişey yapmamışım. Bir tek sonradan dahil olan ve sövdüğüm kızlar indikten sonra taksiciye cebimden çıkardığım peçeteleri bu inen kızların taksi ücreti ben cebimden veriyorum deyip uzatmam dışında. Bir de bendeki pişkinliğe bak, peçeteleri uzatıp gülüyormuşum. Ulan pişmiş kelle seninle kim dalga geçsin de seni maymun etsin. Tabi ayıldıktan sonra mosmor halde o taksici kardeşimden özür diledim. Sağolsun anlayışlı çocuktu "güldük işte abi ne olacak canın sağolsun" dedi. Bu arada benim Mathilda hırkasını ve montunu taksinin bagajında unutmuş. Onları da bişekilde ulaştırırım deyip aldım yanıma.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part E

Ertesi gün bu beni hangover halimle yüz defa "benim montumu ve hırkamı getir beni de bir daha arama" diye darladı. Ulan bak yine ne yaptı etti üste çıktı. Bir kaç gün sonra buna hırkasını ve montunu bırakmaya gittim. İlk biraz sövüp saydı. "Senden beklemezdim. Arkadaşlarıma rezil ettin" falan dedi. Sonra biraz konuşalım mı deyip yakınlarda bir yere götürdü oturduk. Mesafeli, sitemli bir konuşma geçti aramızda. Sonra dökülmeye ve ağlamaya başladı. Babasının bir rahatsızlığı ortaya çıkmış o berbat gecenin ertesi gün. Ondan bana sarmış bu kadar sövüp saymış. Ama yine de "seni hayatımın ortasına koyup hayatımın adamı yapacaktım. Ama sen herşeyi yıktın. Baştan toparlamak çok zor. Artık arkadaşça görüşelim" deyip konuyu kitledi. Bu olaydan bir kaç gün sonra bu eserekli olduğu için ve babasının yanında olmak istediği için Almanya'ya gitti. Zaten dönemin sonlarına yaklaşılmıştı. 20-25 gün kaldı. Çok sık konuşmadık. O çok daraldığında sohbet etmek için yazdı. Ben de babasının durumunu merak ettiğim için yazdım. O kadar.