KADIN

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part I (Sezon Finali)

Author

O geceden sonra şimşekler çaktı bende. Dedim ya benim yaralı kuş meğer zehri bu engerek kılıklı yılandan alıp bana enjekte ediyormuş diye. Dönem sonu evden ayrılıp memleketine ve tatile gittiği ve bu yılanın zehriden uzak kaldığı için aslında bu kadar masum ve temiz birine dönüşmüş. Tabi o şanssız kaza mecburi bir şekilde bunların arasındaki buzları yeniden eritmiş. Bu esmer engerek kılıklı bizimkini yeniden zehirlemeye başlamış. Bu hikayede 1.sezona son noktayı koyup aslında bana çıkış noktasında ilham olan Zehra'nın o malum hikayesine benzer olayımla son noktayı koyacağım.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part I (Sezon Finali)

Ertesi gün oldu. Ayıldık kendimize geldik kuzenle. Yavşak arabaya bir ilaç almaya gidiyorum dedi. Yarım saat oldu gelen yok. Aradım sonunda. Cevap da vermedi. Sonra eve geçince mesaj attı. Kendini iyi hissetmiyormuş onun için arabaya inince basmış evine gitmiş. Zaten kafamda hafiften potansiyel tecavüzcü profiline bürünmüşken bir de ruh hastası tarafını da görmüş olduk.

Neyse kafamda yaralı kuş Mathilda vardı. O nedenle fazla umursamadım. Aradım yaralı kuşu. Yeni uyanmış. Ayağı baya şişmiş dün geceden dolayı. Esmer yılan'ın evine çağırdı. "Kahvaltı yaparız sonra da beni evime bırakırsın" diye. Gittim tabiki. Yılanla geceki muhabbetlerden dolayı arada bir soğukluk var. Ama ikimiz de suskunları oynuyoruz. Ama tam çıkarken dayanamadı "kuzenine söyle beni aramayı kessin. Benim onunla konuşacak bir şeyim yok". Meğerse bizimki bu kızı hem gece evine bıraktıktan sonra hem de sabah ve öğlen defalarca aramış. Yılan engellemesine rağmen bunu, kuzen başka numaralardan aramaya ve mesaj atmaya devam etmiş. Tüm saykoluklarının yanında bir de suratı kösele gibiymiş bizimkinin. "Sarhoşluk kafasıyla takılıp kalmıştır. Ben arar konuşur özür diletirim senden" deyip konuyu kapattım. Ne konuşucam ya ikisi de yeterince rezillik çıkardı zaten. Hiç umrumda olmaz.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part I (Sezon Finali)

Aldım Mathilda'yı evine bıraktım. Bir kaç gün dinlendi ama bizimki eski zehrini aldı ya bir kere duramadı yerinde. Yine bu esmer yılanla gezip dolaşmalar, takılmalar falan. Arada uyarıyorum "bak o kız gerçek bir yılan. Bak ondan uzak kaldın hayatın düzene girdi. Fazla bulaşma, yine eski saçma hayatına dönme" diye. Bizimki yeminler, sözler, inkarlar falan beni bi şekilde eskiye dönmeyeceğine ikna ediyor.

Aradan bir hafta geçti. Benimki "sana bişey söyleyeceğim" diye geldi. "Evet dökül bekliyorum" dedim. Esmer yılanın annesinin sörfçü sevgilisi vardı. Annesi 15-20 günlüğüne sörfçü sevgilisinin yanına tatile gitmiş. Esmer yılanı da çağırmış canı sıkılınca. Bu yılan da yaralı kuşumu benimle gel diye darlıyormuş. Bu da fikrimi soruyor. Bence gitmemesi gerektiğini, daha önce de esmer yılan hakkında uyardığımı, orda yılanın bunun başına iş açabileceğini falan anlattım. Tabiki son karar ona aitti. Akşam babasıyla konuşmuş. Babası da buna "git tabi ama fazla dolaşma dinlenirsin temiz hava iyi gelir, sonra da urladaki yazlığa gel okullar başlamadan seni bir göreyim" deyip bunu gazlamış. Bilmiyor ki adamcağız o kızın ne kadar yılaniçe olduğunu. Neyse ortada bu kadar çok aile figürü olunca dayanamadım, daha doğrusu kıramadım. Bunları yolcu ettim ama içim içimi kemiriyor. Gittikleri tatil beldesinde tanıdık eş dost falan arıyorum, bunlar hakkında bana info yollasın diye. Eh çevremiz fena değildir bulduk 3-5 tane tanıdık. Bir yandan bizim hatunla konuşuyorum "nerdesiniz napıyorsunuz" diye, öbür taraftan da tanıklara söylüyorum "gidin bakın şurdalarmış şu kadar kişilermiş vs doğru mu, var mı bi sıkıntı diye". Mathilda o zaman bir huy edinmişti. Nerde ve kimlerle olduğunu hep doğru söyledi. Genelde 5 kişi 3'ü kız 2 erkek hepsi Yılanın arkadaşları olarak geziyorlardı. Bizimki ilk günlerde sürekli bana yazıyordu. Beni özlediğini, keşke yılanın aklına uymasadı ayrı kalmazdıkları, hatta beni de davet ediyor. Ayrılıp beraber otel veya pansiyonda kalmayı teklif ediyordu. Zaten doğum günüm de yaklaşıyordu fakat o tarihlerde orada olacaktı. Gelmemi çok istiyordu. Ama imkansız işi gücü bırakıp gidemezdim. Çünkü işlerim inanılmaz yoğundu gündüzleri. Bu arada bunun bana yazma sıklıkları azaldı. Yine kaç kişi olduklarını nerde olduklarını doğru söylüyor fakat fazla konuşmadan geçiştirip konuyu kapatıyordu. Bilerek kendimi tuttum tartışmadım. Ama sormaktan soruşturmaktan da vazgeçmedim. Bu bi ara atara kalktı. Bunaltma beni ben seni aldatmam. Ben sana yanlış yapmam diye. Yanında o yılan varken nasıl güveneyim. Zamanla bu grup 2kız 2 erkek olarak evrildi. Sorduğum zaman da "Esmerin arkadaşları ama salağı teki bunlar hiç konuşmuyorum" falan diye konuyu kapatıyor.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part I (Sezon Finali)

Böyle böyle bi 10 gün geçti. Doğum günüm geldi çattı. Yani o gün gece 12den sonra doğum günüm. Günlük konuşmalar iyice azaldı. Tabi azalınca ben de hafiyelerimi darlamaya başladım. Bunlar yine 2x2 olarak bir mekana rakı içmeye gidiyolar. Gecenin ilerleyen saatlerinde benimkine yavşaklardan biri asılmaya başlıyor. Benim tepem attı tabiki. Ama dur bakıyım işin kokusu tamamen çıksın diye bekliyorum. Dayanamadım 22:00 civarları "nasılsın aşkım napıyosun" diye mesaj attım. Bakalım ne olacak diye. Tabi cevap yok. Ben de o gece peygamber sabrına bürünmüşüm bekliyorum. Gece 01:30 civarında cevap geldi;

-Beni bir daha arama, bana mesaj atma. Bir süre hayatımdan çık. İkimiz için de kolay olsun diye seni heryerden blokluyorum.

😱😱😱

Ulan hiç üzülmedim o gece Mathilda'yı kaybettiğime ama attığı kazık resmen geldi fil gibi çöktü göğsümün üstüne. Diyorum göz göre göre yılanın kucağına attım bunu. Üzüm üzüme baka baka kararır. Hiç mi akıllanmayacağım ben. Hiç suçlamadım ikisini de. Çünkü farkında olamasam da bunun bana kazığı gözümün içine soka soka atmış. Son ana kadar olaylara hep pollyanna gibi bakmışım. Oh olsundu bana. Bir insanın kendi kendine yaptığını, kimse kimseye yapamaz. Resmen aynanın karşısına geçip kendime ağzıma gelen tüm hakaretleri ettim. Gece boyu kazığın şokuyla mal gibi etrafa bakındım. Daha ne kadar itin götüne girebilirdim, daha ne kadar kendimi şerefimi ve karakterimi ayaklar altında ezdirebilirdim bunu düşündüm. Koskoca 10 ayın muhasebesini yaptım. 10 ayda kişiliğimden, karakterimden, değerlerimden neler kaybettiğime, kendimi ne kadar rezil ettiğime dair düşündüm. Resmen bir eroinman gibi dibe vurmuştum. Kendime, hayatıma ve işime ayıracağım vaktimi, hep bu kızın peşinde heba etmişim. İster istemez işteki performansıma, arkadaşlarımla olan ilişkime, ailemle ilişkime hep zarar vermişim. İşte o gece bundan sonra bir ilişki yaşayacaksam, kendimden ve hayatımdan fedakarlık etmeden yaşayacağım dedim. Dedim ki yarı yolda bırakıldığımda hayattan geride kalmayayım. Dedem demesine ama her açan çicek ile bahar geldi sanıp başa saracaktım herşeyi.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 1. Sezon / Part I (Sezon Finali)

Birinci bölümü bitirdim. Kafanızı şişirdiğim için lütfen affedin. Dilim döndüğünce yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım. Bundan sonra bir süre farklı konularda yazılar paylaşıp daha sonra 2. sezona başlamayı planlıyorum.

Hayatta attığınız her adımdan ders almayı öğrenmeniz dileğiyle;

Myndos Gayıkçısı...