ILIŞKILER

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part B

Author

Bu arada 2.sezonun Part A ve Part B bölümlerindeki olayların bir kısmı benimkini tanıyanların bana aktardıkları iken, önemli bir kısmı Mathilda'nın bana aktardıklarıdır. Doğruluğu veya yanlışlığından emin değilim ama doğruya yakın şeyler anlattığına eminim. Çünkü Mathilda yalan söylediği zaman tutarlı olmayı beceremiyor. İllaki sıkıştırıp doğruyu öğreniyorum.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part B

Bu Kılçık aradığı ışığı ve yeteneği değnekte buluyor ama bizim mathilda her ne kadar inkar etse benim ilk zamanlar haberim yoktu dese de, aman bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı kişiliğiyle bunlarla beraber takılmaya devam ediyor. Değnek neden bu işlere bulaştı da, Mathilda bulaşmadı diyeceksiniz. Mathilda'nın ailesi gerçekten varlıklı yani para için bedenini satmaz. Yani en azından saatlik gecelik manada. Değnek ise uyuşturucu bağımlısı ve kısa yoldan aileden kurtulma hedefinde olduğu için karşısına çıkan her ihtimali deniyor. Bu deneme süreçlerinde dönem dönem ortalardan kaybolup çeşitli yerlerde kalıyormuş ve Mathilda hiç bir şekilde haber alamıyormuş. Tabi çok merak ediyor ve çıldırıyormuş. Bu kaybolma dönemlerinin sonunda bazen çok fazla para ve hediye ile dönüyormuş değnek hanım, bazen de bitkin bir halde ve parasız. Ama pek anlatmıyormuş ne olduğunu ve ne yaptığını. Bu arada Mathilda'da biseksüellik vardı sonradan farkettiğim. Tahminim bu Değnek adlı yaratığa platonikti ondan katlanıyordu.

Bu ikili sürekli geziyor, bir yerlere gidiyor, resmen minik bir Şeyma Subaşı hayatı yaşıyorlardı. Sonbahar kış demeden Bodrumlar, Çeşmeler, Uludağlar, Ankara vs baya geziyorlar. Tabi değirmenin suyu nerden geliyor belli değil. Bizimki okulunu iyice boşlamış günü gün etmenin peşinde. Bu arada yine Kılçık aracılığıyla 3.sınıf bir gece kulübünde PR'lık da yapmaya başlamışlar. Getirdikleri masadan komisyon vs yollarını buluyorlar.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part B

Tabi nasıl olmuşsa engelim kalkmış ve bu mekanın tanıtımı için attıkları toplu whatsapp mesajları gelmeye başladı bana. 3-4 ay sonra ilk temas bu oldu. Tabiki toplu mesaj olduğunu bildiğim için umursamadım. Bunlar devam ettiler hayatlarına falan. Bi dönem kavga edip ayrı takılmışlar. O dönemde beni bir mekanda görüyor. Aklına gelmişim hanımefendinin.

- Naber beni hatırladın mı?

- Evet

- Nasılsın

- En son bana bir daha yazma demiştin

- Neden trip atıyorsun şimdi bu kadar zaman geçmiş üzerinden. Hem sen benim saman alevi gibi olan sinirimi bilmiyor musun?

- İyi de bu onlar gibi değildi. Her yerden engellemişsin.

- Evet o gece yaptığın bir şeye sinirlenmiştim. Ertesi gün kaldırdım bloğunu her yerden ama.

- Günlük beni blokladın mı, bloğu kaldırdın mı diye mi takip edicem.

- Neyse merak etmiştim seni sadece. Nasılsın napıyosun?

- İşlerim dışında değişen pek bişey yok.

- Ben şaka gibi bir dönem geçirdim. Kötüyüm aslında konuşacak birine ihtiyacım var. Sen bana hayatımda tek zarar vermeyen insansın diyebilirim.

- Bilmiyorum. Yoğunum belki hafta sonu 1-2 saat vakit ayırabilirim.

- Bekliyorum mutlaka haberini. Unutma beni lütfen özledim seni.

Evet her ne kadar o zaman ters davrandığımı düşünsem de yelkenleri suya indirmişim. Tabi 1-2 hafta salladım. Günlük yazıyor halimi hatırımı soruyordu mutlaka. Ne yaptıysa soğuk davranıyordum. Hissediyordu ve her seferinde bıkmadan usanmadan alttan alıp eski günlerdeki gibi olmaya çalışıyordu. Ama yemezler. Tabi kısa bir süreliğine.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part B

Bu 1-2 haftalık dönemde de değnekle bizimki bir şekilde tekrar barışıyor. Galiba Kılçık pezevengi arayı bulmuş. Değnek bu dönemde birinin kapatması olmuş falan ama 3-5 gün sonra herif kapıya koymuş geri bunu. Dinledikçe "bunlar nasıl hayatlar, hiç mi iğrenmedin böyle bir ortamda bulunmaktan" diye saydırıyorum Mathilda'ya. Bu ikili barışınca, yeniden full time takılmaya başlıyorlar, arada Değnek işine(!) gidiyo geliyo takılmaya devam ediyorlar. Gündüz değnek çalışıyor, gece Mathildanın ortamıyla beraber eğlenmeye, gece kulüplerine çıkıyorlar falan. O boktan hayatlarına devam ediyorlar. Tabi bu dönemde Mathilda'nın yazma sıklıkları azalsa da yazmaya devam etti. Ben de sallamamaya devam tabiki.

Bunlar bu arada tekrar çeşmeye gittiler kış demeden. Öyle boş sokaklarda açık 1-2 mekanda takılıyorlar, akşam da Mathilda'ların Urla'daki yazlığında sarhoş olup saçmalıyorlar. Olur olmaz saatte beni arayıp sohbet etmeye çalışıyorlar falan. Bir gece sonunda yine beni aradılar. Biraz saçmaladılar falan sonra, Mathilda duygusala bağlayıp " daha ne kadar kaçacaksın, daha ne kadar süründüreceksin beni, ben peşinden koşmaktan vazgeçmeyeceğim. Sen kaçmaktan vazgeç" dedi.

Baktım gerçekten kaçarak kurtulamayacağım, ben de cumartesi günü görüşelim madem dedim. Sonunda pes ettim. Cumartesinin gelmesini bekliyorum ama çok gerginim. Yani o son yaşadıklarımdan sonra nasıl olacak bilmiyorum. Farklı bir his yumağı içerisindeyim. Cumartesi geldi ve saati lokasyonu belirleyip buluştuk. Ben arkadaşı değnek ile gelir diye bekledim ama tek geldi. Öğleden sonra bi saatti ve 2 saat görüşecektik sadece. O nedenle onu getirmemiş rahat konuşmak istediği için. O gün o sanki yeni biriyle tanışıyormuşcasına yaklaştı bana. Farketti sanırım konuşmalarımdan mesafeli olacağımı. O da benzer bir kibarlık ve mesafe takınmaya çalıştı ama bir yandan da ortamdaki buzları kırmaya çalışıyor. Ben hayatındaki değişiklikleri sordum. O bana değnekten ve yeni hayatından bahsetti. Bu şekilde devam ettik. O akşamı atlattık. Zor bir akşam oldu benim için. Bir yandan kalbimde onu yeniden görmenin heyecanı, bir yanda ise beynimdeki geçmiş sürekli çatıştı durdu. Atlattım ama hem de nerdeyse hiç kendimi ve gardımı düşürmeden. En azından şimdilik...