ILIŞKILER

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part C (silinen part)

Author

Sevgili okuyucu, önceki gece doğum günümün ilk saatleri olması nedeniyle bir sürpriz yapıp yeni part yayınlamak istemiştim fakat Storia saçmalıkları sağolsun partım kendi kendine silinmiş. Ben de kaderime razı geldim ve partı yeniden yükledim. Zaten doğum günümde ekstra mutlu olan biri değilimdir tam zıttı ekstra keyifsiz olurum. Söylemiştim bana göre değil diye. Neyse yeniden yükledim partı umarım keyifle okursunuz.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part C (silinen part)

Yine kanıma damla damla zehir enjekte edilmeye başlanmıştı bile. Sadece farkında değildim. Görme işte defalarca denedin olmadı. İyi gelmedi o insan sana. Neden kendine ve ona engel olamıyorsun ki? Olamadım işte yine yeni bir macera dönemine adım atmış oldum. Başıma gelecekleri biliyorum ama ne farkeder ki. Yine de yaşamak istiyorum bilinçsizce. Yine canımı bile bile yakmak istiyordum.

O görüşmeden sonra yazmaktan yine vazgeçmedi. Gün aşırı halimi hatırımı soruyor sonra çok sallamadığım için fazlaca uzatmıyordu. O buluşmadan bir 10 gün geçti geçmedi. Mathilda ile değnek tekrar kavga ettiler. Bu sefer her şey için sondu. Çünkü beraber yaptıkları Phuket planı için Mathilda'nın babasından istediği parayı çalmış, mathilda'ya haber vermeden kendi, kılçık ve bir tokmakçısıyla beraber kıbrısa gitmişler. Bizimki de bunu farkedince çılgına dönmüş, değnek'in odasının altını üstüne getirmiş eşyalarını kırmış dökmüş kıyafetlerini yakmış camdan aşağı atmış ve kendi eşyalarını toplayıp sokağa atmış kendini. Ağlamaktan sesi kısılmış ve perişan olmuş. Bir kaç arkadaşını aramış ama hepsi zor günde kayıp. Beni aradı. Konuştuk ve üzüldüm haline. Kalacak yer için bizim şirketin rezidansı müsait olup olmadığını, onu sadece 2 gün misafir edip edemeyeceğimi falan sordu. Ona "merak etme seni ortada bırakmam ama bana bir saat ver müsait mi değil mi öğreneyim. Değilse bi otel vs ayarlarım" dedim. "Otel istemiyorum" dedi ev müsaitse sadece diye sormak istemiş. Neyse ben haber verene kadar başının çaresine bakmış. 1-2 gün üniversiteden bir arkadaşının boş evinde kaldıktan sonra tekrar Esmer yılan ile barışıp onun evine yerleşmiş.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part C (silinen part)

Bu dönemde çok kırılgan ve kuzu gibi birine dönüştü. Pek yazmıyordu bana ama onun yerine aramaya melül melül, hüzünlü hüzünlü konuşmaya başladı. Yüz vermiyorum sansam da yine de müsaitsem konuşuyordum mutlaka. Artık yelkenleri suya indirmişim haberim yok. Bir hafta da böyle geçti. Ailesine de anlatmış yaşadıklarını anlatabildiği kadarıyla. Babası hafta sonu İzmir'e gidecekmiş Mathilda'yı da çağırmış kafasını dağıtsın diye. Tabi o da biraz dinlenirim kafam dağılır diye gitti.

Aynı hafta sonu şehir dışında yaşayan bir arkadaşım geldi. Uzun zamandır görüşmemiştik. O arkadaşımla buluştuk. Beraber içmeye başladık arkadaşın İstanbul'daki evinde. Sonra hadi çıkalım dışarıda devam edelim dedi. Nişantaşı'na gittik benim sevdiğim bir mekana. Ordan da bizim arkadaş o dönem flört halinde oldukları bir kızın arkadaş grubuyla bizim Mathilda ile tanıştığımız gün gittiğimiz ve içki içtiğimiz mekanda olduğunu ve onlara sürpriz yapmayı teklif etti. Kıramadım ve gittik. Gidene kadar zaten kişi başı bir şişe şarap evde, mekanda da 2 duble viski içmişiz. İyiyiz yani. Planımız da şans eseri o mekana girmişiz gibi olacak. Tabi kızlar yerse. Gittik şansımıza kızlar bizim Mathilda ile hep oturmaktan keyif aldığımız bir yer var o mekanda, orda oturuyorlardı. Bar bölümünün devamı gibi uzatılmış bir masa ama karşılıklı oturabiliyorsun falan keyifli bir yer. Neyse gördük hemen yanlarına gitti bizim arkadaş. Kızlar da hemen gelin beraber oturalım diye davet etti. Oturduk sohbet, müzik dans falan. Benim hep aklım eski günlerde. Yaptıklarımız yaşadıklarımızda falan. Koskoca 1.5yıl iyi kötü bir beraberlik, sonra yerle bir edip terkediş ve nerdeyse 6 ay sonra yeniden karşıma çıkıp bişeyleri düzeltme çabası falan.

Mathilda - Kanımdaki Zehir 2. Sezon / Part C (silinen part)

İnsanoğlu hep güzel şeyleri hatırlıyor, kötü olayları çabuk unutuyor. Ama terk edilişi unutamıyorum. Bu sırada bir de Mathilda check-in imi görmüş yazdı "Napıyorsun eski günleri mi yad ediyorsun?" diye. Öyle ufak tefek sululuklar falan yapıyor. Konuşuyoruz. Bu arada kafam iyice güzel oldu. "Arayayım mı seni musait misin?" dedim. Tamam dedi. Urla'da yazlıkta içiyormuş o da. Kafa çakırdan öte olmuş. Öyle nasılsın napıyosun falandan sonra "özledim gerçekten seni ve seninle içmeyi, sohbet etmeyi" dedi. Başladım ben de içimdekileri saydırmaya " ben de eski seni çok özledim ama sen bendeki seni mahvettin. Şu hayatın boyunca, hayatına girip sana neredeyse tek zarar vermeyen ben iken, benim hayatıma alıp beni yerden yere vurdun. Bana çok zarar verdin. Yetmedi resmen uç kuruşluk adamlar için resmen ortada bıraktın. Bir piç gibi ortada bıraktım. Bunları yutabilmek çok zor. Şu an seninle tekrar iletişime geçebilmek bile beni çok karışık duygular cehennemine atıyorken gerçekten tekrar eski günleri yaşayabilir miyiz bilmiyorum. Gerçekten çok istesem de yapabilir miyim bilmiyorum" ve daha bir çok şey içeren konuşmayı yaptım. Sonunda onun dediği "lütfen beni affet, tekrar herşeye baştan başlayıp unutturacağım geçmişi ve sana kendimi affettireceğim". Bu olay cumartesi gecesi oluyor. Pazartesi sabah döneceğini ve pazartesi iş çıkışı için görüşme konusunda söz istedi. Tabi alkolden aldığım cesaretle tamam dedim. Ne de olsa unutur araya kaynar bu buluşma düşüncesiyle.