EĞLENCE

Radyasyonla beslenen tuhaf canlı türü

Author

Bir göktaşının Dünya’ya çarparak tüm yaşamı yok edeceği teorileri önceden beri gerek filmlerden gerek de haberlerden olsun mutlaka kulağınıza gelmiştir. Öyle bir şey olsaydı bile görünüşe bakılırsa tüm yaşam yok olmayacaktı, çünkü bilim adamları yeni bir canlı türü keşfetti. Güney Afrika’da bir altın madeninde bulunan organizma, bilim dünyasında yaşamın olmasının imkansız göründüğü yerlerde bile hayat olabileceğini kanıtladı.

Radyasyonla beslenen tuhaf canlı türü

Yerin 3 kilometre ya da daha derininde zifiri karanlıkta hayatta kalabilen bu organizma, oksijen, güneş ışığı ya da su olmaksızın yalnızca taşlardaki çürümekte olan uranyum kırıntılarındaki radyasyonla beslenerek yaşamını sürdürüyor. Şimdiye kadar keşfedilen ve direkt olarak nükleer enerjiden beslenen ilk ve tek canlı. Radyasyon yağmurları yaşanan gezegenlerde belki de bu organizmanın çok daha gelişmiş halleri mevcut. Blue Marble Uzay Enstitüsü’nde çalışan Dimitra Atri şaşkınlığını şu sözlerle açıklıyor;
“Bu canlı gerçekten çok fazla dikkatimi çekti çünkü kelimenin tam anlamıyla radyasyondan besleniyor. Şimdiye kadar bu beslenme şeklinin dolaysız yoldan imkansız olduğunu düşünüyordum. Şimdi kim uzayın oksijensiz ve susuz ortamında hayat olmadığını iddia edebilir ki?”

Radyasyonla beslenen tuhaf canlı türü

Dünya’da ki çoğu canlı yaşamak için gerekli enerjiyi sudan, çeşitli bakterilerden, başka canlılardan, ya da güneşten alıyor. Atri ve bir çok bilim adamı, bir ortamda hayat olup olmayacağını Dünya’nın normlarına göre belirlemeye çalışmanın pek de mantıklı olmadığını sonucuna vardı. Örneğin Ay’ın yüzeyinde bir köpek belki gerekli donanım olmadan yaşayamayabilirdi ama desulforudis audaxviator ve henüz insanlığın keşfetmediği çeşitli canlılar belki de yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilecekler.

Radyasyonla beslenen tuhaf canlı türü

Sao Paulo Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre bu yaşam formunun keşfi, hayatın hiç de sandığımız gibi suya bağlı olmadığını gösteren kesin bir kanıt. Daha önceleri bilim adamları su olmayan gezegende yaşam da olmayacağını ön görüyorlardı ama bu görüş değişmeye başladı.

Organizmanın keşfedilmesini takip eden yeni bilgilerin ışığıyla daha önceden gidilen ve bir yaşam olmadığı düşünülerek daha fazla araştırma yapılmayan gezegenler tekrar araştırma konusu olacak.