HIKAYE

Neden telefonda 'seni tanıdım' rolü yapmamalıyız?

Author

Birçok kişinin yaşadığı bi durumdur diye tahmin ediyorum. Bir numara arar, konuşursunuz. Tanımazsınız ama ayıp olmasın diye "hatırladım" rolü yaparsınız...

Yaklaşık 8-9 sene önce başıma ilginç bir şey geldi. Kalbim durdu. Tansiyonum yükseldi, sonra düştü. Gözlerim karardı... O gün anladım, bir daha böyle tanımadığım insan çıktığında, AYNEN YA HATIRLADIM SENİ gibi sözlere gerek yok. O güne dönelim...

İSTANBUL, 2008

Bilgisayarda oyun oynuyorum. Bearshare'da müzik dinliyorum. Yaz günü. Keyifler Dubai...  Derken, telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara. Açtım.

-Kardeşim naber?

Bunu duyduktan sonraki birkaç saniye önemli. Tanımadığınızı kendinize itiraf mı edeceksiniz, yoksa arayan kişiyle gerçekten kardeş mi olacaksınız... Bunun seçimi. Ben arkadaşlığa önem veren biri olduğum için, kardeş olmayı seçtim: Vaay, iyidir kardeşim, senden naber? dedim.

Elemanın sesini, yakın bir arkadaşıma benzetmiştim. Soramadım da, ayıp filan olur şimdi. O olduğunu varsayıyorum. O zamanlar teyit org filan yok tabii. 

Ne yaptın, ne ettin muhabbetlerinden sonra arama nedenine geldi sıra. 

-Kardeşim başım biraz belada, bana yardımcı olman lazım. 

Tam adamını aradı. Zaten işim yok, evde oturuyorum. Tam arkadaşlarıma yardımcı olacak moddayım. Pulp Fiction'daki Mr Wolf gibiyim, sorun çözücüyüm. Hayırdır başkan, sıkıntı nedir, yardımcı olalım? dedim.

Nereden bileyim, hayatımda ilk defa duyacağım o ilginç cümleyi. Ne dese beğenirsiniz?

-Aga ben babamı öldürdüm. Şu an aranıyorum, saklanmam lazım. 

İlk birkaç saniye toparlayamadım. Sanırım babasını öldürmüş. Bana, babamı öldürdüm dedi.

Babamı öldürdüm

BABAMI ÖLDÜRDÜM

B A B A M I   Ö L D Ü R D Ü M. 

***

İSTANBUL, hâlâ 2008

Neden diye sorduğumda, 'Kız arkadaşıma küfretti, ben de kaldıramadım, bıçakladım' dedi. Nasıl sevgiymiş arkadaş diyorum içimden. 

Kendime geldim. Ne yapayım. Başın sağolsun mu dicem, geçmiş olsun mu dicem, garip bi durum. Anladım, hadii yaa... filan şeklinde dönüş yaptım kendisine. Bizim arkadaş öyle statik bi adam değildi ama, babasını öldürecek kadar da manyak değildi. 

-Benim saklanmam lazım, bana yer ayarlayabilir misin? dedi. 

Çeyrek saniyelik bir HAY ** şeklinde bir iç çekişin ardından, 'Ayarlarım, merak etme. Nerdesin şu an?' dedim.

Beylikdüzündeyim, dedi. 

Ben de Anadolu yakasında oturuyorum. Kadıköy'e gel. Bir saat içinde oradayım, dedim.

Eyvallah deyip kapattı. 

Evin içinde yürümeye başladım, ulan herife tanıdık diye samimi davrandık, ama tanıdık olduğunu teyit bile etmedik. Bir de evde saklayacağım. Bu yardım ve yataklık suçu için, evin kanuni sahibi babamdan izin de almadım. 

Odama gittim, hazırlanayım dedim çünkü benim gitmem de en az 1 saat Kadıköy'e. 

Telefonum çaldı. 

İSTANBUL, ARTIK 2009'A GİRELİM BEN ÇOK GERİLDİM!!!

Aynı kişi. 

Kardeşim, diye söze girdi. 

Ben Arap Erkan. Seni tanımıyorum ama bi makara yaptık. Delikanlı adammışsın, eyvallah, dedi kapattı. 

Biraz tribe girdim. Adeta delikanlılık şhow yapmıştım!!! 

Neden telefonda 'seni tanıdım' rolü yapmamalıyız?

Bu konuşmanın üzerinden 9 sene geçti. Arap Erkan ismini hâlâ unutmadım. Aklımda. 

Delikanlılık tartışmaya açık olabilir ama, biraz salaklıktı bu. Tanımadığın, ismini teyit bile edemediğin birini, kız arkadaşına küfreden babasını öldürdüğü için -ki bana kalırsa bu kaba bir hareket- evinde saklayacak noktaya gelmek.... 

Yazarken tekrar o anları yaşadım, gerildim. Sonra ne mi oldu? 2009'a girdik.