DIĞER

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Author

Üniversite zamanlarında yine o 'abi bu sefer köşeyi dönüyoruz' denilen anlardan biriydi...

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Öğrenci evi (temsili değil)

2010'u 2011'e bağlayan kış mevsimi öncesinde, ev arkadaşlarımla bir yuvarlak masa etrafında toplanmıştık. Bu sefer yapacaktık, olacaktı... Bir şeyler alıp internetten satsak ama ne satsak?

Cevabı bulmak zor olmadı, forma. Manchester United, Real Madrid, efendime söyleyeyim Liverpool gibi takımların formalarını üçer beşer getirelim, satalım dedik. Tertemiz fikir. Ne de olsa Türkiye'de herkes çıldırıyor forma için. 

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Şu güzelliğe bakar mısınız? 😊

Her neyse, başlıyoruz çocuklar! Bu konuda kimle çalışacağımızı çok iyi biliyorduk, hemen Google Chrome'dan Alibaba'ya girip formacıları tek tek incelemeye başladık. 

Real Madrid'i, Milan'ı bir kenara bırak, neredeyse yüzlerce takımın forması var. İnanılmaz bir şey. Ürün yelpazemiz çok geniş yani.. Hemen irtibata geçtik, 3-4 tane forma sipariş ettik. Bir buçuk ay sonra formalar geldi, imitasyon olmasına rağmen o kadar kaliteliydi ki geceleri onlarla yan yana uyuyor, ilgisini çekmek için formalara Youtube'dan slow şarkılar gönderiyordum. 

ve tabii ki başarı da çok geçmeden geldi. Formalarımızı satmıştık! 😎 FORMA A.Ş'deki diğer yk üyelerinin onayı olmadığı için kâr marjımızı paylaşmayacağım ama parametre olarak BİM alışverişini verebilirim. 1 satışta, yaklaşık 2 BİM alışverişi kadar kâr ettik. 

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Görsel: O aralar biz

Her şey çok iyi gidiyordu. 3 tane forma satmıştık, dersler filan pek umurumda değildi. Birkaç ay sonra o kadar çok satış olacaktı ki okulu bırakacaktım. Sonra da bizim okulun karşısındaki araziye bir vakıf üniversitesi açardık bizim adımıza... Eğitime katkı olsun yani.

İşler büyüyor!

Bir sonraki adım için siparişler aldık. Sadece bir kişi 11 tane sipariş verdi... Takımlarmış. Bizim toplam sevkiyat 15'e yaklaşmıştı. Ödemeyi yaptık... Bir ay, bir buçuk ay bekledik. Bu esnada doğalgaz faturamızı da ödememiştik. ÇÜNKÜ BU RİSKİ ZATEN GÖZE ALMIŞTIK... ve bir ay kadar sonra doğalgazımızı kapattılar. Aylardan Ocak'tı, hoş değildi...

NELER ÇEKTİK

Formalar bir türlü gelmedi. Gecikti, gecikti, gecikti... Takip ediyoruz sürekli ama ne fayda. Bizim ev buz gibi olmuştu. Katiyen ısınmıyor. İşin keyfi kaçmaya başladı. Biz de alternatif metotlar denemeye başladık.

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Leğenin içine ketılda kaynattığımız suyu doldurup, salonun ortasına bıraktım. Bunu birçok kere denesem de etkili olmadı.

Laptopun ısınmış adaptörünü ayağımın altına alıp tabanı ısıtıyordum. Ama bir taban sığıyordu. Biri ısınsa, diğeri ne yapacak hocam?

Eski bir sandalyemiz vardı, bir gün onu balkonda yaktık. Fayda etmiyor. Çift çorap, üç eşofman, on sekiz kazak derken canımıza tak etti. Sıkıntılarla karşılaşacağımız biliyorduk ama bu kadarı da fazla?

Derken haber geldi, bizim mallar Ankara gümrükte bizi bekliyordu.

DEVLETE HESAP ZAMANI...

Yalancı güneşli bir Ankara sabahında gümrüğü aramaya başladık. Orada olmamızın sebebi, ticari olmayan alım limitini aşmamızdı. 15 tane forma aldığımız için bu limiti geçmiştik, bu riski biliyorduk ama ya gözden kaçarsa, YA NASİB demiştik. Olmamıştı.

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Annem yaşlarında bir kadın gümrük memuru bize sorular sormaya başladı. Ortaklarımla kendimizi savunuyorduk. VALLAHİ BİZ GİYİYORUZ, BİZİM NE İŞİMİZ OLUR TİCARETLE diyorduk.

Takımımız var halı sahada, 11 tane formayı ondan aldık, biz futbol dostuyuz, meşin yuvarlağa aşığız gibi hikayelerle sorguyu tamamladık. Bize vergiyi bir güzel yapıştırdı. O esnada gidiş geliş masraflarımız ve o gün yediğimiz yemekle birlikte, firmamız iflas etti. O kadar kırılgandı ki mali denge, yemek yememiz belki son noktaydı. Yemesek bu fikir hâlâ devam ediyor da olabilirdi.

Çöküş dönemi

Eve döndüğümüzde çökmüştük. 11 tane formayı gönderdik, kalan 6-7 tanesini ise sipariş verenler almadı. Aradan 1-2 ay zaman geçmişti, arazi oldular. Son yönetim kurulu toplantımızda, kalan formaları aramızda nasıl pay edeceğimizi kararlaştırdık.

Ben Milan'ın siyah formasını aldım.

Öğrenci evinden bir holdinge uzanmayan buruk bir girişimcilik öyküsü

Nasıl ama? O biçim değil mi. O günlerden tek hatıram, bu formadır. Halı sahaya çağırırlarsa arada hâlâ giyerim...