BILIM

Yüzyıllardır insanoğlu bu sorunun cevabını arıyor: Ruh ölümsüz müdür?

Author

Hepimiz biliyoruz ki tüm canlılarda beden ölümlüdür. Hayvanlar, bitkiler ve insanlar doğar, büyür ve ölürler. Peki onlara can veren ruh ne oluyor ?

İşte spirütüalistlere göre bu sorunun cevabı ruhun sürekli olarak tekrar bedenlenmesi şeklinde tezahür eden ruh göçü – reenkarnasyon kavramı ile açıklanmaktadır. Günümüzde ruh göçüne inanan insanların sayısı bir milyardan fazladır.

Yüzyıllardır insanoğlu bu sorunun cevabını arıyor: Ruh ölümsüz müdür?

Din ve reenkarnasyon

Ruh goçü kavramı, batı tarihinde Pisagor ve Platon gibi bilgin ve filozoflardan Mısır, Maya ve Inka uygarlıklarına, çeşitli inanç sistemleri, tarikat ve felsefi akımlara kadar, kendine yer bulmuştur. Hindular, Katharlar, Asya’nın Şamanist toplumları, birçok Kızılderili kabilesi ruhun bir bedenden bir başka bedene göç ettiğine inanmışlardır.

- Dünya’da 500 milyonu aşkın kişinin inandığı Budizm’de ve bu inancın dayanağı karma felsefesinde bir doğum-ölüm döngüsü vardır.

- İslamda reenkarnasyona yakın olarak tenasüh kavramı vardır.

“Allahı nasıl inkar edersiniz ki ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz. “ (Kuran: 2.28)

Ancak deneysel spiritüalizmin reenkarnasyon kavramındaki ruhsal tekamül ilkesi islamdaki tenasüh kavramında yoktur. Tenasüh inanışına göre, bir insan ruhu ceza aldığı takdirde bir sonraki bedenlenmesinde dünyaya bir hayvan bedeninde gelebilir. Reenkarnasyon kavramına göreyse tekâmülde geri dönüş, yani gerileme yoktur; zaten bir hayvan bedeni bir insan ruhunun gelişim gereksinimleri için yeterli olamaz.

- Museviliğin geleneksel yapısında ruh göçü kavramı yer almamakla birlikte, farklı yorumlarda buna yönelik izler görülür. Bazı Museviler, Hz. Adem’in önce Hz. Nuh, sonra Hz.İbrahim, sonra ise Hz. Musa olduğuna inanır

- Hıristiyanlıkta ruh göçü çok tartışılan bir kavramdır. Katolik teologların şiddetle karşı çıkmalarına karşın, reenkarnasyon günümüzde birçok hıristiyan mezhep ve kurum tarafından kabul görmektedir.

Türkiye’den ilginç iki reenkarnasyon vakası

Medeniyetler beşiği Hatay ilimizde reenkarnasyon vakaları çokça dillendirilmektedir…

Ali Kara: Suriye’de ölüp Türkiye’de doğduğunu söylüyor. Hatay Raskiye köyü, 1972 doğumlu. Bir önceki hayatında adı Cabir Rismen. Bilal ve Rahibe’nin oğlu olarak Cennata köyünde dünyaya gelmiş. 1947-1960 yılları arasında yaşamış. Kullandığı traktör devrilince ölmüş.

İpek Kart: Hatay Döver köyünde, Besime adında bir hamile kadın; öldürülüyor. Kocası cezaevine konuluyor. Besime ise İnci-Sabri Kart çiftinin kızları olarak Hatay’da dünyaya geliyor. İlkokula giden İpek’in güncesinden okuyoruz:

Bundan önce de hayatım vardı. Döver köyünde, yeni evli, 8 aylık hamile bir kadındım. Adım da Besime Yayar idi. Eşimle düğünümde takılan takılar yüzünden hep kavga ederdik. Altınlarımı bozdurup kamyon almak istiyordu. Beni sürekli dövüyordu. Bir gün yine altınları istedi karşı çıktım dövdü. Evin damındaydık kocam beni itti, dengemi kaybettim aşağıya düşüp öldüm. Ama geri döndüm, şimdi adım İpek Kart ve 12 yaşımdayım.

Türkiye'de reenkarnasyon vakaları, ağırlıklı olarak Hatay'da görülür. Nusayrilik inancının yaygın olduğu Hatay, özellikle Hatay'ın Samandağ ilçesinde bu vakalar yaşanmakta, olay sıkça basına yansımaktadır. 

Dünyada reenkarnasyona inanan ünlü isimler de sayıca az değildir! Salvador Dali, Henry Ford, Jack London, reenkarnasyona inanan isimlerden bazılarıdır...

Reenkarnasyonu konu alan filmleri seven biriyseniz, bu konuda en çok ses getiren filmlerden bazıları;

I origins (2014)

Cloud Atlas (2012)

Cafe de Flore (2011)

The Fountain (2006)

Source Code (2011)

Bağlantılar

https://tr.wikipedia.org/wiki/Reenkarnasyon

https://www.jw.org/tr/yayinlar/dergiler/wp20121201/daha-önce-yaşadınız-mı/