ILIŞKILER

B/Yitik bir aşkın anatomisi

Author
B/Yitik bir aşkın anatomisi

Bu benim ilk ve son yazım olacak burada.

Gerçekten özür dilemek istediğim ama asla dileyemeyeceğim küçüğüm için. Belki bir şekilde görür. Umut güzel şey doğrusu. Senden sonra daha iyi bir insan oldum.. Sana yaşattığım , söylediğim herşey için çok üzgünüm. Ve bana kattıkların için teşekkürler.

“Senelerce, senelerce evveldi;
Bir deniz ülkesinde… ve belki de
birbirine aktardığım defterlerin hepsinde
bu şiir vardı:
Senelerce, senelerce evveldi;
Biz seninle orada, o deniz ülkesinde tanıştık

uzak denizler, uzak yakınlıklar içinde
bir Kadırgada iki korsan
tarih, yarın, ütopya dolu sandıklar arasında
birbirimizi yaralarından tanıdık
dışı korsan, içi iç denizlerde yaşayan çocuklardık”

Başlamayan birşey nasıl biterdi ? Bu bir pişmanlık mı yoksa özlem metni mi? Yarım kalanda birşey eder mi?

Güveni kırılan her insan aşk şöyle dursun tüm ikili ilişkilerde dışarıda sert , içte daha naif , daha kırılgan birisine dönüşüyor. Belkide bundandır güvenecek bir insan bulduğumuzda elimizin ayağımızın birbirine girmesi. Hayatımızın yalnız geçirdiğimiz kısmına alışmışız bir kere.. İster istemez dengemiz şaşıyor. Sevgi aile ve arkadaşlarla özdeşleşmiş. Li eki alamıyor. Bunca sexgili arasında yaşarken sevgili inanılası gelmiyor. Yalnızlığı seçiyoruz. Biz ne zaman ruhu bırakıp bedenlere dokunmaya başladık oraya yetişemedim aslında hiç yetişmekte istemedim. Biri var ruhum avuçlarının içinde , haberi yok. Yittik. Bu düzensiz düzende.

Bi miktar üzdüm onu . Birbirimize bir kaç adım mesafedeyiz ama aramızda kilometrelerce gurur var demiş Cemal Süreya..

Eğer bu yazıyı okuyorsan tüm yarım kalmışlara, diğer yarısını hala bulamamışlara ve sana gelsin.