EDEBIYAT

ALLAH ŞEVKET ABİ'DEN RAZI OLSUN

Author
ALLAH ŞEVKET ABİ'DEN RAZI OLSUN

İçimde hiçbir mezara sığmayacak kadar fazla tabut var, her gün biraz daha, biraz daha fazla ölüyorum, ölmediğim zamanlarda yaşadığıma dair kanıt bulamıyorum.

Gönlümün sisli bahçelerinde göz gözü görmezken kaybettim yaşama belirtilerimi, ''göz görmeyince gönül katlanır'' dedi aşağı mahalledeki Şevket abi. Bu arada kendisinde yüzde 50 görme kaybı var. ''insanlar görülecek kadar değerli değillerdir, illa göreceksen her şeyi görme’’ diye ekledi sonra. Gecenin sabaha başkaldırdığı saatlerde aklıma gelir Şevket abi. Bu saatlerde bir sigara, bir de Şevket abi iyi geliyor zaten. Birini sevmeye kalkışmak büyük cesaret ister, cesaret mi aptallık mı bunu sonra konuşuruz. Bundan yıllar önce, içimde herhangi bir tabut bulunmadığı ve yılan oyunu bulunduran telefonların yeni çıktığı zamanlar âşık olmaya karar verdim Cansel'e, o bir türlü veremedi. Tek beklediğim bir cevaptı, tam üç sene Cansel'in evet ya da hayır cevabını bekledim, üç senede üç bin bahanesini dinledim. İpsiz sapsız adamın tekiymişim hem babası da vermezmiş, daha benim elime aldığım bir mesleğim bile yokmuş. ‘’Ben yazarım’’ dedim, ‘’herkes yazar’’ dedi. ''Bu ülkenin yüzde 90'ı hem okur hem yazar, sigortan var mı yok mu babam ona bakar, ben de ona bakarım, ona bile bakarım ama sana zor.'' Dördüncü sene müteahhittin biriyle evlendi Cansel, bütün mahalle katıldı düğünlerine. Duyduğum kadarıyla varlıklı bir adammış bir düzine evi varmış. Acaba sigortası da var mıydı, soramadım.

Yıllar yıllar sonra gecenin bir vakti mesaj attı Cansel. Şimdi sigaramı yakmış, kulağımda Şevket abinin sözleri eşliğinde okuyorum mesajını.

‘’Ahmet, numaranı eski binanızda ki Suzan Teyze’den aldım. Umarım rahatsız etmiyorumdur.’’

‘’Sigortası var mıydı?’’ dedim.

‘’Ne kimin? Anlamadım hiçbir şey.’’

‘’Evlendiğin adamın sigortası var mıydı?’’

‘’Yoktu. Bu nereden çıktı?’’

‘’Konu sigorta değilmiş demek ki, sigortam olsa da varmayacakmışsın bana. Bir daha kandırma, kandırmayın bu şekilde insanları! Senin gibiler yüzünden bu ülkede birçok genç sigortasını başlatıp ödeyemeden, yok olup gidiyor.’’

‘’Özür dilerim sana söylemem gereken şeyler var. Daha fazla tutamayacağım içimde.’’

‘’Bunca zaman tuttuysan alışmış olman gerekirdi ama yine de söyle sen’’

''Zamanı geriye sarabilme imkânım olsaydı senin yanından bir saniye olsun ayrılmazdım. Yıllarca evli kaldım ama bir dakika mutlu olamadım. İçinde bana ait bir parça kaldıysa ben buradayım...''

Bu hale Şevket abiyi dinlemediğim için gelmiştim, bazı şeyleri görmemenin vakti geldiği için cevap vermedim mesajına ancak;

İçimde bir çocuğun hüznü kaldı, bitmeyen sigaralar, sadece geceleri akla gelen şarkılar, boynu bükük kuşlar kaldı ama içimde bırak seni, ben bile kalmadı.

Birini sevmeye kalkışmak bile başlı başına aptallık, sevmek demiyorum, sevmeye kalkışmak bile! Birini sevmek intihara teşebbüs demek. O sevdiğin biri seni defalarca öldürebilir sen de sırf sevdiğin için defalarca dirilirsin, dirilmenin ölmekten farkı kalmadığı zaman anlarsın sevdiği tarafından öldürülen insanların hiçbir mezara sığmayacaklarını işte o zaman anlarsın gönlündeki ışığın yerini sisli dumanın aldığını.

Aradan birkaç ay daha geçti, sigortalı bir iş buldum. Yemeği ve ulaşımı ücrete dâhil olmayan bir iş. Her gün düzenli işe gidip geliyor arta kalan vakitlerimde Şevket Abi’nin yanında takılıyorum. Yalandan sevgilerin yerini gerçek samimiyetler aldığından beri daha mutluyum. Allah sigortalı işten de Şevket Abi’den de razı olsun.