EĞLENCE

Atatürk'ün yaptırdığı ve kıymetini bilemediğimiz Ankara Rüzgar Tüneli'nin hikayesi

Author

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü övmeye kalksam burada sayfalar yetmez. Öyle bir insan ki düşünceleri bugünlerde dahi bizlere yol gösteriyor. Atatürk'ün ileri görüşlülüğü en büyük özelliklerindendi.

Bunu hepimiz biliyoruz. Tarihte yaşadığı başarılar kadar reformlarıyla da Türkiye'ye sağlam izler bırakan Atatürk'ün belki de hiç bilmediğiniz bir projesi daha var. Ankara Rüzgar Tüneli.

Atatürk'ün yaptırdığı ve kıymetini bilemediğimiz Ankara Rüzgar Tüneli'nin hikayesi

Rüzgar tünellerinin amacı havanın içinde bulunan katı cisimlere gazın uyguladığı basıncın incelenmesini sağlamak. Araştırma ve yorumlama için tasarlanan rüzgar tünellerinden birisi de Atatürk'ün talimatı ile Ankara'da yapılmış. Tabi biz değerini bilemedik, orası ayrı.

İsterseniz bir gelin hikayesine bakalım. Hikaye EkşiSözlük'ten. Yazan "rulerrr".

Yapıldığı tarihte Avrupa ve dünyanın sayılı rüzgar tünellerinden biri olan Ankara Rüzgar Tüneli, sözlük yazarına göre efektif olarak kullanılmaya başlansa Türkiye büyük ihtimalle uçak teknolojisinde bir devrim yapacak, şu anki konumu Amerika veya İngiltere'nin şu an bulunduğu konumdan farklı olmayacaktı. O yıllarda İkinci Dünya Savaşı'na giren Almanya'nın bile bu boyutlarda bu teknolojiye sahip kullanılabilir tünelleri olmadığı için hayıflandığı söyleniyor. 

Bu tünelin ise yine bitirildikten sonra önüne duvar örüldüğü ve o yıllarda politikacıların ABD ile yaptığı uçak sözleşmelerinden dolayı atıl bir hale getirildiği söyleniyor. Ülkemizin genç olduğu yıllar için, aslında epeyce büyük ve ileriye dönük bir yatırım olan "Ankara Rüzgar Tüneli"nin şu sıralar atıl bir halde durduğu ve sadece ara sıra belirli kurumlarca kullanıldığı biliniyor. 

Rüzgar tüneli daha sonralarda müze olarak kullanılmaya çalışılsa da, insanların fazla ilgilenmediği söyleniyor. Daha sonra kısa bir süre Ankara Üniversitesi'nin Dişçilik Fakültesi Binası olarak kullanılması kararı alınsa da, muhtemelen bina bu amaçla bir kullanım için tasarlanmamış olduğundan kullanılamamış. Daha sonraları depo, yemekhane ve mescit olarak bir süre kullanılan bina 90'lara kadar aşırı titreşim ve ses çıkardığı için, tasarlandığı amaçla bir türlü kullanılamamış.

Daha sonra 90'ların ortalarında, deneme amaçlı çalıştırılan rüzgar tünelinin, sanılanın aksine benzerlerine göre daha az titreşim verdiği ve benzerleri kadar iyi bir performansta çalıştığı anlaşıldı. Ancak her ne kadar Ankara Rüzgar Tüneli'nin değeri geç anlaşılmış olsa da, daha sonraları sadece birkaç Aselsan ve TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nün deneyi için kullanılıp, yine atıl halde kullanılmamış. 

2015 yılında yıkılması iddiasıyla tekrar gündeme gelen, ancak yıkılmayan Ankara Rüzgar Tüneli'nin önemini ise doğrudan "rulerrr" adlı kullanıcının ağzından aktarmak istedik; "Bu rüzgar tüneli ilk açıldığı yıllarda dünyada ne kadar önemli bir yeri olduğunu anlatmak için belki de şu örnek manalı olacaktır; İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar uçak geliştirmek için gereken sayıda tünele sahip değildirler ve boşta tünelleri olmadığı için değişik bir yola başvururlar. Deneyecekleri uçakların kanatlarına çok ince tabaka oluşturacak şekilde patates sürerler ve uçaklarını fabrika bacalarının üzerinden geçirirler.

Fabrika bacasından çıkan maddelerle nişasta tepkimeye girer ve üzerinden duman akımı geçen bölgeler mavileşir. Buradan kalkıp uçağın havada tutunmasını hesap ederler ve İngiltere'ye gidip oraları bombalayıp geri dönen uçaklar üretirler. Savaş bittikten sonra Almanların havacılık alanında faaliyet göstermeleri yasaklanır ve Almanların rüzgar tünelleri dinamitlenir.

Günümüzde karakuvvetlerinde dünya liderlerinden olan Almanya'nın hava kuvvetlerinin bu kadar zayıf olmasının nedeni budur işte. Aynı dönemlerde ise bizim dünya standartlarının üstünde bir rüzgar tünelimiz vardı ve Boeing, Mc. Donnell, Douglas vs. gibi bir dünya devi şirket kurmamız için önümüzde hiçbir engel yoktu. Kendimiz dışında..."

Bilimsel gelişmelerin öncüsü bir ülke olamayacağımız konusunda bazen çok fazla umutsuzuz. Sürekli olarak suçu başka ülkelerin "Bizim gelişmemizi istememelerine" atmayı sevsek de, bazı şeylerin tek sorumlusu biziz ve sorumluluk almayı, geçmişteki hatalardan ders almayı öğrenmemiz gerekiyor. Umuyoruz ki, geçmişte yapılan bu tip hatalardan ders alır ve ileride de bu tip fırsatları kaçırmayız.