Sadece pencerelerinden içeri bakıp bir evi beğendim, kiraladım. İyi ki yapmışım!

Collection dönüm

Teşbihi severim. Seni sevdiğim kadar değil ama ha.

Böyle oldu işte. Bir süre -birkaç ay bizim hikayemizde- bir evin önünden geldim, gittim. Geldim, gittim. İçinden güzel kokular, sesler geliyordu. Göz ucuyla inceledim başlarda. Ürkütmek de istemedim evi. Neticede tanımadığım bir evdi, beni tanımıyordu ve ilgim onu itebilirdi.

Basit biri değilim. Evin dış cephe kaplaması, balkon sayısı, pencerelerinin dizaynı, veranda görünümü, çatı tipi gibi şeyleri ikinci planda tutarım. Kışları içi içimi ısıtacak mı, bilmek isterim. Rutubetli, hasta edecek, ikimizi de karanlığa boğup üzecek odaları var mı diye keşfetmek isterim. Ev sahiplerini bilirsiniz; evi gezdirirken ışıkları, pencereleri ve dolap kapaklarını açık tutar, küf kokusunu bastırırlar. Elimden geldiğince potansiyel yuvamı gezdim ben de. Kimi zaman yüz yüze, çoğu zaman dünyanın son güzel nimeti internet aracılığı ile... Hürriyet Em...

Hoşuma gittikçe ayrıntılarını keşfetmek istedim. Her geçişte yanaşıp, onun da beni tanıyarak hoşlanıp hoşlanamayacağına karar vermesi için, yakınlık kurmaya çalıştım. Bu süreçte o benden daha yoğun bir düzene sahipti. Sorumlu duruşunu takdir ediyordum, hep etmişimdir, hep küfür de etmişimdir. O kadar doluydu ki onu gezmek için sunduğum teklifleri nadiren kabul ediyordu. Araya başkalarını sokmak, komşuları ziyaret etme bahanesiyle görmek zorunda kalıyordum. Kapıları sadece yoğunluktan değil, çekingenlikten de kapalıydı. Bilmiyordu, meyveyi soymadan içinden ne çıkacağını bilmiyordu. Güvenemiyordu. Geleceği kestiremiyordu. Hayat düzenim, tercihlerim birebir uymuyor olabilirdi. Belki henüz benimle anlaşabilir mi bilemiyordu.

Gezilmemeye, her gelene misafirperver gözle bakmamaya alışmıştı da. ''Sen ve ben bu hayatı, romantizmi, saygıyı, sevgiyi tuğlalarına kadar yaşayabiliriz.'' diyerek içini rahatlatmak istesem de diyemiyordum. Ben şapşal, saf, komik, çocuksu, tecrübesiz, platonik halimle bu tatlı eve kur yapmaya devam ettim bir süre.

CV'me yazabileceğim bir başarıydı kendisini tavlamak. Pek çok kez ümitsizliğe düşmemle beraber aylar sonra bana olan güveni ve ilgisi yeterli seviyeye gelebilmiş, eskisine nazaran sık ziyaret düzenine geçilmişti. Uzatmanın alemi var mıydı? Yoktu.

2 kahve, 2 çay, 1 porsiyon baklava, 1 haliç, 1 bank, 2 acemi.

Kontratımı uzatmaktan çekinme tatlı evim. Sana üç günlük kiracı olmaya gelmedim. Seni gözüm tuttu. Seni kalbim tuttu.

Güzel şarkı bu. Anısı da var.

İkimiz birden miyop olabiliriz, yıldızlara bakalım.

(işbu yazı 1 yıl anısına yazılmayı hedeflemiş, yarıda bırakılmış, 1 yıl 2 ay anısına tamamlanmıştır.)

Be the first to like it!

Comments

People also liked

Related stories
1.Sister Asks UK To Bring Shamima Begum’s Newborn
2.Branson Plans To Defy Venezuela President With Concert
3.Judge Slams Jussie Smollett’s Allegedly False Report
4.IS Bride Shamima Begum Says It Was Wrong For UK To Bar Her
5.Billionaire Anil Ambani Faces Jail Over Payment To Ericsson
6.How To Learn A Language At Lightning Speed
7.Survivor Tells Of Fight To Strangle Mountain Lion
8.5 Killed In Illinois Gun Attack At Factory
9.Hotel Crews Being Trained To Spot Human Trafficking
10.Buying Into No-Buy
500x500
500x500