HIKAYE

Mutluluk

Author

Wolfgan Goethe'ye sormuşlar, mutlu bir hayat yaşadın mı diye. Evet demiş, çok mutlu bir hayat yaşadım. Ama demiş, tek bir mutlu hafta hatırlamıyorum.

Mutluluk

Mutluluğu hep daha iyi ve kesintisiz memnuniyetler bütünü olarak düşünüyoruz.

Böyle başlıyor sözlerine Zygmunt Bauman, mutluluk hakkında kapıldığım en büyük ilüzyondan uyanmamı sağlayan kısa video'sunda.

"Mutluluk dertsiz hayat demek yanlıştır. Mutlu bir hayat, dertlerin üstesinden gelebilmek, o dertlerle savaşabilmek, sizi zorlayan sorunları çözebilmektir."

Bu cümleyi ilk duyduğumda acayip aydınlanmıştım. Bazı cümleler size “Doğru lan” dedirtir, öyle bir andı. Konfor alanımız arttıkça bu zorluklara karşı toleransımız da düşüyor. Benim düşüyo yani. İsyan etmeye çok meğilliyim. Ama sor bi derde derman oldu mu diye, yok. Tam aksine daha fazla belaya yol açtı. O yüzden bu sözleri duyduğumda biri omuzlarımdan tutup kendime getirdi adeta. Hazır vize haftası yaklaşıyorken şöyle örneklendireyim; dev zor bir dersin sınavını düşünün. Günler, geceler boyu o sınava hazırlanıyorsunuz. Kahve fincanı hiç boş kalmıyor, önünüze çıkan zor soruları çözmeye çalışıyorsunuz, yapamıyorsunuz, tekrar deniyorsunuz. Sınav sonucu açıklanıp 80-90 aldığınızda üstünüzden kalkan yükü ve başarmanın verdiği mutluluğu düşünün. İlk aklıma bu gelmişti benim yemin ederim.

Bauman da öyle diyor: Zorluklarla karşılaşır, elinizden gelenin en iyisini yaparsınız ve o zorluğu kontrol altına aldığınızda da mutluluğu yaşarsınız.

Bu kiminiz için bir sınavdır, kiminiz için faturaları ödeyebilmektir. Zorluklarımız göreceli olduğu gibi başarılarımız da öyle. Ama önemli olan üstesinden geliyor oluşumuz.

İçinde bulunduğumuz dünyayı online ve offline olarak ikiye ayırıyor Bauman. Online dünyada arkadaşlık kurmanın, insanlarla anlaşmanın ve anlaşamadığın noktada ilişkiyi koparmanın ne kadar kolay olduğundan bahsediyor. Offline dünyada ise insanlarla anlaşmanız gerekiyor. Bazen alttan almanız, yaşadığınız sorunları çözmeye çalışmanız gerekiyor online dünyanın aksine. Çünkü yaşadığımız dünyada anlaşamadığımız insanların üzerinde ne yazık ki bir block tuşu yok. Keşke olsa ama öyle bir dünyada yaşamıyoruz maalesef. İşte bunlar bizleri konfora alıştıran ve her gün daha bağımsız hale gelmemizi sağlayan şeyler. Ancak bu anlamdaki bağımsızlığın özgürlük değil, boşluk getirdiğini söylüyor. Ve boşluk hissi en kötüsüdür.

Bu görüşün bana inanılmaz yararı oldu, umarım sizin için de olur.