TARIH

The real story behind Istanbullu Gelin

Author

Çok iyi bir televizyon izleyicisi olduğumu söyleyemem. Bunun sebebi kanallarda, Türk halkının zeka seviyesini aşağılarcası fazla evlilik, kayıp arama, ve magazin programlarına yer verilmesi. Arada sırada güzel projelerde çıkmıyor değil. Biz fazla iyiyiz dercesine Cuma gecesine yerleştirilen bu dizi gerçek bir hikayeden esinlenilerek yapılmış....

"Allah Allah enteresan" demiyorum, çünkü hayat beni bu ancak filmlerde olur deyip inanmadığım ne varsa inandırdı.

Gelelim, diziye ilham kaynağı olan aşka...

The real story behind Istanbullu Gelin

İstanbul'da Fatih Kız Lisesi’ne devam ederken Ülkü Üst müziğe olan sevgisi ve yeteneğini değerlendirmek için okulu bırakıp, "Rumeli Türkleri Müsiki derneği" Rüştü Eriç ve Feridun Darvaz'dan ders almaya başlar. Ama hayatını devam ettirmek için Beyoğlu’nda bir konfeksiyon mağazasında çalışmaktadır. O zamanlar "O Ses Türkiye’nin" atası sayılabilecek dergiler de yarışmalar düzenlenirdi, o zamanları göremediğim için düzenlenirmiş demek daha doğru olur. 1968 yılında bir magazin dergisinin düzenlediği ses yarışmasında sekiz yüz yarışmacı arasından birinci gelir. Ve tüm ülkede dikkatler bu genç kıza çevrilir. O sırada ise, Kabataş Erkek Lisesi’nde okuyan beş genç müzisyenin kurduğu "Beyaz Kelebekler" grubu Türkiye'de en beğeniler grubudur. Gruptaki bayan vokale ihtiyaç vardır. Grubtan ayrılan bayan vokal Orhan Gencebay'la evlenip müziği bırakır. Evet şu anda Orhan Gencebay'ın eşi Azize Gencebay'dır. Gerçi grubun bayan vokalleri, gruba katıldıktan sonra hemen evlenmektedir. İlk vokal Ayşe Sütçü 'de evlenmiştir. 1968 yılında ses yarışması birincisi Ülkü'nün hocası, Beyaz kelebeklerin müzik hocasıdır. Hocası ülküyü elinden tuttuğu gibi beyaz kelebeklere götürür. Artık beyaz Kelebeklerin vokali "Ülkü Üst"tür. Grup Ülkü ile başarıdan başarıya koşmaktadır. En büyük başarıları 1970'li yıllarda "Sen gidince bak neler oldu" şarkısı Hollanda'da ve Avrupa'da en beğenilen şarkısı oldu. Beyaz Kelebekler istanbul'da sahne aldığı zamanlarda, Bursa'da eşrafından, köklü bir aileden gelen, sanayi Ali Sarpkan, Ülkü'yü seyretmek için sık sık İstanbul'a gelmektedir. Ali Sarpkan'ın orda şarkılarını dinleyip, aşık olduğu kızı etkileyip Bursa'da mutlu bir beraberliğe giden başlangıcın ilk adımlarını atar. 1975'de Ali Sarpkan'la evlenip Bursa'ya yerleşirler. Düğüne tüm Bursa katılır. Yıl 1975 o zamanlar Bursa, Heykel, Altıparmak,Setbaşı,Namazgah Mahalleleri’nden oluşan şehirdi. Herkes birbirini tanırdı. Hatta "Beyaz Kelebek"lerden anneme bahsedince o yıllarda İstanbul'dan annemle beraber yolculuk ettiklerini anlattı. Bursalı zengin ailenin yakışıklı oğluyla evlenen Ülkü Üst Sarpkan soyadını alır, artık hayat zorlaşmıştır. Artık "İstenmeyen gelin" kendini aileye kabul ettirmek için çok uğraşır. Yurt dışı konserleri,geceleri Taksim Aile gazinosunda konserlerin ardından Bursa'da öğrendiğim kadarı ile Kamil Koç ailesinin evine yakın bir yerde otururlar.Ülkü'nün kayınvalidesi prensip sahibi bir kadındır, ama dizideki karakterle alakası yoktur. Sonuçta bu dizi biraz abartılar eklenmiş. Biraz da,Ülkü Hanıma Kulak verelim ; "Onu sevdim ve seviyorum.Kocama bağlandım, uzun yıllardır evliyiz,çocuklarım oldu. Müziği bıraktım ama içim ağladı..."Ülkü Hanım, evlendikten bir süre sonra eski mesleği terziliğe döner, modaevi açar, adını "Kelebek Modaevi" koyar. " Evde ufak tefek işer yapmaya başlamıştım, kayınvalidem bir dükkan verdi bana, bir iki makine ile profesyonelce başladım dikmeye. Bu arada yardım dernekleri toplantılarında şarkı söylemeye başladım. Zamanla profesyonelce olmaya başladı." Bursalılar daha doğrusu o zaman ki seçkin aileler diyelim, önceleri şarkı söylediği için ayıplamışlar, Ülkü hanım anlatamamış kendini "Efendim bu bir sanat, Allah bunu belli kişilere vermiş, herkese vermiyor ki." diye açıklamış.

Ülkü Üst Sarpkan, Ünal Özbey'le sohbetinde "Dizinin bitmesini bekliyorum, Benim verdiğim bilgilerle İstanbullu Gelin-2'yi çekerler." demiş. (26 Nisan2017)