SEYAHAT

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?

Author

Çocukken karne tatilli olsun diye gün sayardık, öyle 15 tatille de avunmazdık, illa ki gözümüz hep 3 ay tatilinde kalırdı. Onun sınırsız uyku ve geç saatlere kadar oyun oynama vaatleri, hepimizin yıl boyu hayallerini süsler ardından gün saymaya başlardık. Bizde her yıl malum 3 ay tatilinde ana baba nereyi uygun gördüyse (her zaman memlekete gitme seçeneği sunulur) oraya gittik. Çoğunlukla tren yolculuğu yaparak Kırklareli'ne giderdik ama kondüktör geldiği sırada kaçak yolcu olan ben, odalı trenlere binenler bilir üst tarafında bir yatak olurdu, işte oraya beni saklarlardı bilet kontrolü geçene kadar çıkmazdım. Birde bunun fazla bilet almamak için uzun yolculuklarda kucakta giden ya da iki koltuk arasına sıkışan versiyonu da var onuda söylemeden geçemeyeceğim. Ne kadar konforsuz bir yolculuk olsa da, ben her yıl macera dolu bu tren yolculuklarını dört gözle beklerdim. Sabah erkenden ilk trene biletler alınır, Halkalı tren istasyonunda kalış saati beklenirdi. Biz böyle anlarda trenin sesini duyduğumuz zaman tatilin başladığına inanırdık. Odalı trenlerde seyahat etmek çok konforlu olmasa da, otobüs ya da uçak yolculuğundan bana daha cazip geliyor. Sanırım tren yolculuğu yaşım kaç olursa olsun en güzel çocukluk mirasım olarak kalacak.

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?

Avrupa seyahatlerinde de sık sık rastladığımız tren yolculukları ve o seyahatler sırasında çekilen fotoğrafları artık bir çoğumuz ezberledik. İnsanların birçok alternatif seyahat avantajlarının yerine tren yolculuklarına sıcak bakmasının ardından birçok ülke bu tren yolculuklarını daha konforlu hale getirmeye karar vermekle kalmayarak uygulamaya geçmiş. Tabi ki konforu arttırırken fiyatı arttırmamak olmaz diyerek ellerini korkak alıştırmamışlar

The Golden Eagle Trans-Siberian Express

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?

Moskova’dan Pekin ve Vladivostok’a kadar konforlu bir yolculuk yapmanızı sağlayan bu tren, dünyanın en uzun demir yolu hattı sayılan Trans-Siberian üzerinden yapılan bu yolculuk sayesinde dünyayı gezmiş hissine kapılmanızı sağlıyor. 1 hafta ya da 2 hafta süren alternatiflerinin yanı sıra Rus mutfağını tanımanız için sundukları yemek ziyafetiyle seyahatinizi keyifli hale getiriyorlar.

The Blue Train

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?

Tekerlekli Beş Yıldızlı otel olarak bilenen The Blue Train, Cape Town ile Pretoria arasında sefer yapmakta. Yolculuk iki günlük Afrika keşfinin yanında kompartımanlarda bulunan sanat eserleri ve kütüphane sayesinde keyifli bir yolculuk sunmakta. 

Shiki-Shimu

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?

Dünya'nın ilk yedi yıldızlı treni olarak bilenen Japon yapımı Shiki-Shima, bu ünvanı fazlasıyla hak ediyor. Tren Tokyo'dan en kuzeydeki Hokkaido adasına kadar gidiyor. Tren sadece 34 kişi taşıyor zaten fiyatını duyunca otuz dört kişinin arasında olmak için o kadar para vermezdim diyeceksiniz. Tren biletleri 2 bin 800 dolar ile 10 bin dolar arasında değişiyor. Bu kadar pahalı olmasının yanında tabi ki fazlasıyla lüks. Trenin restoran vagonu o bizim Haydarpaşa'dan kalkıp Konya'ya giden trenlerimizin içindeki restoranlar gibi değil, yemekler ünlü şefler tarafından yapılıyor. Bu kadar pahalı olan bir tren, ultra lüks bir yolculuk sağlayacağını hepimiz tahmin ettik ama bileti satın alma konusuna gelince "sonuçta o trene binmemize de çokta gerek yok" hissine kapılmadan edemiyor insan. Biz yine eski ama bir o kadarda samimi içten konforu bu kadar yüksek olmayan odalı trenlerimizle seyahat etmeye devam edelim.

Eski odalı trenlerde yolculuk yapmak mı yoksa lüks trenlere para harcamak mı?