EDEBIYAT

İyi ki doğdun Edip Cansever!

Author

Edebiyatımız da bir çok yazar ve şair vardır, ama Cemal Süreya'nın da dediği gibi "Dokunulmasa da,Görülmese de;Kalpte yer verilir bazısına, nedensiz." sanırım benim kalbimde şair ve yazar seçimini Edip Canseverden yana kullandı. Onu doğduğu yılı ya da öğrenim hayatını anlatarak değil de kendini anlattığı şiirleriyle tanımak daha doğru olur çünkü insanın en güzel tarifi bazen dilinde bazen kalemindedir. Edip Cansever her ikisini de içinde barındırırdı.

İyi ki doğdun Edip Cansever!

Bazen "Unutulmuş gibiyim ben. Ve bir insan bir bakıma unutulmuş gibidir. Bilmem ki nasıl anlatmalı? Yalnız bile değilim." diyerek bazen de "Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış sözler ve şarkılar içerisindeyim" diyerek  kendini anlatsa da biz onunla öğrendik mavinin bir huy olduğunu...

Çoğu zaman yabancılaşmayı konu edinse de yaşamı irdelemekten de geri kalmamış.

"Var mıydık?
Belki, biraz..."

"Kuş olsun,
İnsan olsun
Yalnızlık sevmesini bilmeyenlerin icadı..."

İyi ki doğdun Edip Cansever!

Onu bunca zaman söyleten derdi ne dünya ne de yalnızlık onun en büyük derdi kavuşamamak. Bir kadına aşık üç adamdan biri olmaktan çok, o kadına aşık olabilme şansına erişmiş bir adam olmakla bile yetinen, küçücük gönlüne büyük bir sevda sığdırır Cansever. 

"Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
Bir kıyıya bakarken, bakarken ki ağlayan yüzünle
Ve yarışırsa ancak Monet'nin
Kadınlarına yaraşan giysilerinle
Gördüm de
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
Bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
Bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında

Öyle kısaydı ki adımların
Şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
Ölçülür ve denk düşerdi ancak
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Yok bir yanıtın "nereye" diyenlere
Bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
Ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler'den Hisar'a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
Mutfağın mutfak olalı böyle
Bir adın vardı senin, Tomris Uyar'dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç."

İyi ki doğdun Edip Cansever!

Bu kadar severken ve bu kadar yokken tıklım tıklım kalabalıklar içinde kendini sırılsıklam yalnız hissetmesinin en büyük nedeni aşkmış ve o herkese "insan sevdi miydi buna bir çare düşünmeli" dese de hiçbir çaresini bulamadığı sevdaya gönlü ve kalemi yenik düştü.

"Oysa Allah sevdiğine kavuştursun diyen hiçbir dilenciyi boş geçmemiştim ben."

4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
100%
7B587242-9C0F-4807-98F1-1C0F280C4C49
0:00 / 0:00

Romalılar insan ne zaman ölür sorusuna onu en son anan insan öldüğü zaman yanıtını vermişler öyleyse Edip Cansever de daha uzun yıllar şiirleri dilimizden düşmedikçe bizimle yaşamaya devam edecek.